milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

İhtiyaçlarımız davranışlarımızı yönlendirir

12 EYLÜL 2011
PZT 01:55

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İhtiyaçlarımız davranışlarımızı yönlendirir Her davranışın ardında üç önemli faktör vardır:

  • İhtiyaçlarımız davranışlarımızı yönlendirir -

A- İhtiyaç

B- Hareket, motiv

C- Eylem

Şimdi bu üç faktörü bir örnekle açıklayalım: Diyelim ki,  karnınız çok acıktı, fakat bulunduğunuz yerde yiyecek hiçbir şey yok. Ama açlıktan bitap düşmektesiniz, ayaklarınızda derman bulamıyorsunuz. Bu durumda açlık içgüdüsel bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor. Yani açlık, durumunuzu haber veren ortaya çıkaran bir gizil bir ses işlevi görüyor. Sonra bu ihtiyacınızı gidermek için yoğun bir istek yaşıyorsunuz yani ihtiyacınızı bulma konusunda motive oluyorsunuz. Ardından, ekmek arama eylemine girişiyorsunuz. Etrafınıza bakıyorsunuz, yiyecek bir şeyler arıyorsunuz, karşılaştığınız birinden yardım istiyorsunuz. Ekmeği elde edinceye kadar mücadelenizi sürdürüyorsunuz.

Sonuç olarak, içgüdü-motiv-eylem kombinazyonuyla ihtiyacınız olan şeye ulaşıyorsunuz.

İçgüdüler iki durumda ortaya çıkarlar.

A- Fiziksel ihtiyaçlar

B- Duygusal ihtiyaçlar

Bütün canlılar doğduklarında acizdirler, varoluşunu sürdürebilmek için birinin yardımına ihtiyaç duyarlar. İşte bu acizlik durumlarında iki uçlu bir içgüdüsel yaklaşım sözkonusudur. Bir yanda açlık çeken yavrunun doyma içgüdüsü, öte yanda çaresiz bir bebeği gören kişinin onu doyurma içgüdüsü... Aynı kaynaktan beslenen iki duygu. Genellikle ihtiyaç halindeki bir yavrunun içgüdüsel durumu dikkati çeker, "Kedi köpek yavrusu ve taydan insana kadar hemen hemen her türlü memelinin yavrusu insanda besleme içgüdüsünü uyandırır..." (İrvin Yalom, Varoluşçuluk, s, 137)

Acizlik hallerinde, içgüdü ön planda  bir davranış olarak ortaya çıkar. Mesela, bebek acıktığında yiyecek elde edecek güce sahip değildir, konuşamaz, isteğini dile getiremez. Fakat kendisine bahşedilmiş olan içgüdüsel hareketlerle ağlama davranışı gösterir, başını sallar, yüzüne dokunduğunuzda parmağınızı emmek ister.

İçgüdüler ve dürtüler organizmanın ihtiyaçlarından kendiliğinden doğan daha önceden öğrenilmemiş ancak sinir sisteminde hazır bulunan davranışları göstermede etkili olan güç kaynağıdır. İçgüdüler veya dürtüler organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bedensel ihtiyaçları ortaya çıkarır.

İhtiyaçlarımızın iki ayağı vardır

İnsan yaşamı için zaruri olan içgüdüsel ihtiyaçlar karşılanmadığında vehim sonuçlar ortaya çıkabilir, fakat kimi ihtiyaçlar karşılanmasa da organizmanın işleyişinde bir aksama olmaz. Yani güdüleri de ihtiyaçlar bağlamında iki kategoride düşünebiliriz. Yaşamın sürdürülmesi için mutlaka gerekli olan vital-tabii güdüler, açlık, susuzluk, nefes alıp verme, uyku, idrarı dışarı atma... gibi. Bir de, vital olmayan dürtüler, cinsellik, analık, araştırmacı olmak... gibi isteğe bağlı olarak ortaya çıkan durumlardır.

Ancak içgüdü motiv hareketinden önce gelir ve Allah'ın insanın içsel devinimlerine kodladığı gizli bir güç  gibidir. Yavru, dünyaya adapte oluncaya kadar, içgüdülerinden yardım alır, bu gizil dille konuşur  hayata öyle devam eder. Uzmanlar insanların duygu ve düşüncelerinin büyük bir kısmını beden diliyle yansıttığını söylüyorlar, sanırım bu içimizdeki o gizil dilin geçerliliğini koruduğunu ve hangi yaşta hangi ortamda, hani şartlarda olursa olsun ihtiyaç olduğunda ortaya çıktığını gösteren bir delildir. Biz insanlar, varlığımızı çeşitli ihtiyaçlar dahilinde sürdürürüz ve bu ihtiyaçlar içimizde bir istek ya da arzu şeklinde ortaya çıkarak bizi arama davranışına götürür.

Abraham Maslow, insan davranışlarının oluşumunda temel faktörün ihtiyaçlar olduğunu belirtir. Konuyla ilgili klinik gözlemlerinden yararlanarak, insan ihtiyaçlarının beş katagoride toplanabileceğini ifade eder. Maslow'a göre kişilerin ihtiyaçları, davranışlarını belirler, dolayısıyla, davranışları tanımak, ihtiyaçları tanımakla mümkün olur.

Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi

Fizyolojik ihtiyaçlar: Organizmanın hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan ihtiyaçlardır. Hayatta kalabilmek, yaşamını sürdürmek için, açlık, susuzluk, uyumak, barınmak, dinlenmek...gibi ihtiyaçların giderilmesi gereklidir.

İnsan türü doğarken düzenli bir sistem ve işleyiş içinde dünyaya gelier. Bu düzen sözkonusu ihtiyaçlar vasıtasıyla korunmakta ve varlığını sürdürmektedir. İnsanın  varlığını sürdürebilmesi için, içsel donelerine bu yeterliliğin, olgunluğun, kemaletin tohumları atılmıştır. Yani, size hayatınız için hem fiziksel gereksinimler, hem ruhsal duygusal ihtiyaçlarınız, bir tür istek olarak verilmiştir ve bu istek varlığın tezahürüne götüren davranışların ayağıdır.

Fizyolojik ihtiyaçlar organizmanın temel ihtiyaçlarıdır, giderilmediğinde üst seviyede diğer ihtiyaçlar ortaya çıkmaz. Örneğin açlıktan ölmek üzere olan bir insan, hürriyet, sevgi, felsefe, sanat gibi konularda konuşmaz.

Güvenlik ihtiyacı: Yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek ve hayatta kalmak bütün canlıların ortak eylemidir. Ancak insan bunun ötesinde bir de var olma, ihtiyacı içindedir, insandan başka hiçbir canlı, ölümden sonraki hayatına hazırlanma, yaşadığı dünyada sonsuzluğu özleme ve ahiret  hazırlığı yapma iradesine ve gücüne sahip değildir. Ama insan aynı zamanda hem fiziksel hem duygusal olarak kendini güvende hissetmek istiyor. Fiziksel varlığını korumak için, sağlığını tehdit edecek ortamlardan, sosyal, ekonomik travmalardan uzak kalmaya özen gösterirken, duygusal varlığını güvence altına almak için de kendisini huzurlu hissettiği ortamlarda bulunmaya çalışıyor.

Ait olma sevgi ihtiyacı: İnsanoğlunun sırf yiyip içen, soluyan, hareket eden, hasta olan, yaşlanan, konuşan, yürüyen bir varlık olmadığını bu gün bilim adamlarından, akademisyenlerden tutun da, potisivist, kapitalist zihniyetler ve bütün disiplinler kabul ediyor. Zira insan, fiziksel varlığının ötesinde, seven, sevilmeyi isteyen, güvenen, hüzünlenen, acı çeken, inanan, neşelenen oldukça kompleks bir yapıya sahip. Fizyolojik ihtiyaçlar onun bedensel gereksinimlerinin bir sonucu olduğu gibi, ait olma sevilme ihtiyacı da benliğini kuşatan içsel açlığının  bir ihtiyacı olarak ortaya çıkıyor.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu aynı zamanda, insanın fiziksel olarak yaşama isteğinin yanında varolma arzularının bir sonucudur.

Takdir ve saygı ihtiyaçları: Kişi önce, beklentilerine erişmek, hayallerini gerçekleştirmek ve buna dayalı bir özsaygı elde etmek ister. Fakat insan biyo-psiko-sosyal bir varlık olduğundan bu kazanımlarını, beklentilerini, başarısını kendi türüyle yani insanlarla  paylaşmak, onların onayını almak, takdir görmek istemektedir. Hayatta kazandığımız her davranış, bir başkası tarafından iletilen aferin ya da hayırın sonucudur. Bazen takdir görürüz, bizi takdire götüren davranışı kanıksar ve hayatımızın bir parçası yaparız, bazen hiç beklemediğimiz bir  öfkeyle karşılaşırız, yaptığımız şey hayatımız boyunca kaçındığımız bir davranış haline gelir. Bütün bunlar, bir başkasına olan ihtiyaçlarımızın sonucudur. Çünkü yalnız yaşayamayız, başka insanlara ihtiyaçlıyız.

Kendini tamamlama ihtiyacı: Büyük başarıların, güçlü fikirlerin doğuşunda bir arayış ve çabanın ayak sesleri vardır. Hayatta her şeye sahip olduğunu düşünen o kimseler neden içimde bir boşluk var diye çıkarlar ortaya. İnsan, "ben bir şeyler yapmalıyım, üretmeliyim, insanlık için faydalı eserler bırakmalıyım" der ve yeteneklerini işler, uzunca bir emeğin ardından, ortaya bir eser çıkarır. Bu insanlardan öyleleri vardır ki,  eylemleriyle düşünceleriyle, eserleriyle, örnek yaşamlarıyla mevcut tarihi yerinden sarsar ve kendi düşünceleriyle yeni bir çığır açarlar. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı belki de insanlığa hizmet için verilmiş bir kuvvettir.

Ancak, kendini tamamlama ihtiyacını herkes hissetmez, sıradan nisanlar hayatlarını fiziksel olarak sürdürmeyi ön planda tutarken, insanlığın kurtuluşu için çalışanlar aynı zamanda değer üretmeyi de görev addederler.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 12.09.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: insan, ihtiyac, maneviyat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Çocuklarda okul fobisi
    2. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    5. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    6. Gençlerde çatışma
    7. Çalışan kadınlar
    8. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    9. Cinselliği tetikliyor
    10. Abdurrahman Bin Avf
  • Diğer

    1. Prof. Dr. Saraç: "Üniversiteler, bulunmamaları gereken bir yarışta"
    2. "Türkiye'de doğum yapan iki kadından biri sezaryen yaptırıyor"
    3. Niyâzî-i Mısrî'nin Limni'deki mezarını ve tekkesini kurtarma umudu
    4. Sudan, Güney Sudan'ı BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet etti
    5. Şam yönetimi, katliamla ilgili her türlü sorumluluğu reddetti
    6. Burhan Apaydın: "27 Mayıs, bir eşkıya hareketidir"
    7. Görsel kirlilik, resimlerle kapatılacak
    8. İran'da 9. Dönem Meclis'i göreve başladı
    9. Terör örgütü, kaçırdığı 10 köylü serbest bıraktı
    10. Börek festivaline büyük ilgi
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Fetih namazı
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    8. İktidarda figüran çatlağı
    9. Şok Detay
    10. Fethimiz mübarek olsun!
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek