Belki de dünya tarihinin en büyük üçkâğıdı belgelendi. Bir bankanın 6 milyar dolar boşaltıldığı anlaşıldı. Telsim‘de milyarlarca liralık vergi kaçakları belirlendi. ÇEAŞ ve Kepez‘de küçük ortakların nasıl aldatıldığı, yurtdışına off-shore şirketler aracılığıyla kârların nasıl transfer edildiği belgelendi. Ve aile yurtdışına kaçtı. Geride sadece Cem Uzan‘ı bırakarak.
Ve şimdi o da kaçtı. Hapis korkusuyla. Uzanlar‘ın öyküsü, Türkiye‘de iş yapan ve zengin olan herkes için ibret doludur. Haksızlıklarla edinilen servetlerin bile bir gün hukuksal hale getirilmesinin şart olduğunu gösteren, açgözlülükle her yere saldırmanın sonunda insanın başına patlayacağını anlatan bir ibret belgeseli. Büyük oyuncu oldukları üç sektörün ikisinde duopol, birisinde monopol olan bir ailenin, daha fazla kazanç hırsıyla yasaları hiçe saymasının bedelinin ne olacağını gösteren bir öykü.
Türkiye medenileşinceye, açgözlü kasaba tüccarı kılıklı adamların gözü doyuncaya kadar daha pek çoğunu göreceğimiz bir hikâye. Uzan Ailesi‘nin hâlâ birkaç milyar doları vardır. Ama insan vatanında, yatağında yatamadığı zaman o birkaç milyar doların değeri nedir ki!





