milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Her insana değerli olduğunu hissettirmek ister

21 NİSAN 2011
PER 01:02

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Çocuk arkadaşının yüzüne sert bir ifadeyle bakıyor ve " biliyor musun babam beni çok seviyor" diyerek duygularını ifade ediyor.

Arkadaşı ise onunla nispetleşircesine " olsun benim babam da beni çok seviyor" diye karşılık veriyor. Dünya dönüyor, insanlar  hayat serüvenlerinin  peşinde yavaş yavaş ölüme doğru koşuyor. Kendi aralarında tartışan bu iki çocuk ise, bütün insanların kendilerini izlediklerini  ve onların meseleleriyle meşgul olduklarını düşünüyorlar. Dünya dönüyor ama çocukların duyguları sadece kendi yörüngelerinde dönüyor...

Her çocuk gibi onlar da  değerli olduklarını  bilmek  istiyorlar. Annenin babanın nezdinde bütün insanlık ailesi tarafından  sevildiklerini ve değerli biri olarak görüldüklerini  hissediyorlar. Ve iki çocuğun  bu duygusu, aslında  bir insanın hayat boyu peşinde koşturduğu şeyi ifade ediyor. Yani değerli olmak, sevilmek, onaylanmak, takdir edilmek...

Yoldan geçenleri taşlayan çocuk

Yaşı atmışın üstünde...Kendi çocuklarından tutun da, yakın akrabalara komşulara kadar herkesle kavgalı. Anlaştığı tek kişi yaptığı fecaatleri örten ve onu sürekli onaylayan biricik torunu Ayşe.  Bazen onunla bile anlaşamıyor. Komşularla haftada bir rutin kavgaları var, dört gelinin dördüyle de küs, büyük kızıyla şöyle böyle anlaşıyor ama küçük kızıyla oldu olası sorunları var. Kırk beş yıllık evlilik süresince eşiyle bir kere sofraya oturmamış, eşine karşı tatlı bir söz çıkmamış ağzından. Onunla ilk tanıştığınızda içinizden acımak geliyor. Bana herkes çok çile çektirdi diye başlıyor söze. Kızları, gelinleri, komşuları, eşi hatta torunlarından dahi çok çile çektiğini ve kendisini hiçbir zaman sevmediklerini, iyiliklerine karşı nankörlük yaptıklarını anlatıyor. Ama yaşlı kadını biraz dinlediğinizde sorunun kaynağını görüyorsunuz ve hiç yorum yapmadan onu dinlemeye devam ediyorsunuz.

Onunla bir   hafta sonu karşılaştık ve uzun  süre konuştuk. Bana laf arasında çocukluğunu anlattı: "Benim çocukluğumu, gençliğimi bilseydin çok saygı duyardın. Evimiz köyün tam ortasındaydı, hemen altından yol geçerdi. Annem git yoldan geçenleri taşla derdi. Yolun üstüne oturur eteğimi taşlarla doldurur gelip geçenleri taşlardım. Çok kişinin kafasını yarmışımdır ben. İnsanlar yoldan geçmeye korkarlardı. Genç kızken de abimin hanımıyla  çok savaştım. Evlendiği hafta ona, " sakın annemi ezmeye kalkma bunun hesabını vermek zorunda kalırsın" dedim. Annemi hiçbir zaman ezdirmedim, gelin benden çok korkardı...Ben böyle güçlü biriydim. Evlendim kocam da çocuklarım da kıymetimi bilmediler.." Yaşlı kadını dinlediğimde, çevresindeki insanlarla yaşadığı sorunları anlamam hiç de zor olmadı. Her şeyden önce insanlara eziyet vermeyi bir güç olarak tanımlıyordu. Çocukluğu yoldan geçenlerin başına taş atmakla geçmişti. Şimdi de yakınlarına sözden taşlar atıyor ve evde huzur bırakmıyordu. Şu bir gerçek ki, küçükken insanların başına taş atan büyüdüğünde de sözden bombalar yağdırır. Bazı anneler bize ulaşarak,  çocuklarının filistindeki kardeşleri için kumbaralarında para biriktirdiklerini ve yardım dernekleri aracılığıyla gönderdiklerini  ifade ediyorlar. Çocuklarını iyilikseverliğe teşvik eden annelerin bu davranışları takdir edilmelidir. Çünkü onlar,  kültürümüzün temelinde şefkat ve merhamet duygusunun önemli bir yerinin olduğunu  idrak ederek çocuklarını iyilikseverliğe yönlendiriyorlar.

Büyüklerin ideal çocuk tipi

Büyüklerin beklentileri hiç bitmez. Çocuk dediğin, yaramazlık yapmaz, çocuk dediğin oyuncaklarını kırmaz, çocuk dediğin koşturmaz, çocuk dediğin ne söylersen yapar, çocuk dediğin uslu olur, çocuk dediğin büyükler ne derse kabul eder...gibi beklentiler çocuğun umutlarını kırar ve onları kendi hayallerinden uzaklaştırarak kurgulanmış bir hayatın içine sürükler. Oysa çocuk, yaramazlık yaparak hayatı tanıyacaktır, neyi yapıp neyi yapmayacağını, nerede durup nerede hareket edeceğini öğrenecektir. Ama büyükler buna fırsat vermezler, çocuk dediğin uslu olur, yaramazlık yapmaz derler ve onun kendini geliştirmesine fırsat vermezler. Çocuk, bitmeyen enerjisini koşarak etrafındaki eşyalara dokunarak, arkadaşlarıyla oynayarak atacaktır. Ama büyükler izin vermezler, çocuk dediğin koşturmaz, uslu uslu oturur derler ve çocuğun enerjisini atmasına izin vermezler.

Çocuk sofraya oturduğunda sevdiği yemeklerden yemek ister ve hangi yemeklerden istediğini anneye söyler. Ama anne baba  hemen araya girer, çocuk dediğin önüne koyulanı yer, itiraz etmez, anne baba ne verirse yiyeceksin" derler ve çocuğu istemediği şeyleri yemeye zorlarlar. Anne çocuğa  üstünü niye kirlettin diye çıkışmaktadır. Çocuk, o gün arkadaşıyla kavga etmiştir ve arkadaşı üstüne su dökmüştür. Anne çocuğu hiç  dinlemeden, üstünü niye kirlettin diye kızmaktadır. Çocuk o gün yaşadıklarını anneyle paylaşmak ister ama anne kendisini dinlemez çocuk dediğin üstünü kirletmez ve anne ne derse onu yapar, soru sormaz der ve çocuğu susturur.

Çocuk okulun resim kulübüne katılmıştır ve resim yapmayı sevmektedir. Ama ebeveyni, " sen edebiyata katıl, hiç olmazsa yazma yeteneğini geliştirirsin" derler. Oysa çocuk yazmayı değil resim yapmayı sevmektedir. Ama çocuk dediğin büyükler ne derse onu yapar, dolayısıyla çocuk hiçbir zaman kendisi olamaz ve büyüklerin istediği biri olmaya gayret eder. Çocuk hiçbir şekilde  kendini yaşayamaz ve kim olduğunu tanımlayamaz. Çünkü kendisi olmaya fırsat vermemişlerdir ve çocuk hala kendisi aramaktadır. Ama büyükler burada da devreye girer,ÇOCUK  DEDİĞİN KENDİNİ ARAMAZ, NE DERLERSE ONU YAPAR!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 21.04.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aile içi eğitim, güven, sevgi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Çocuklarda okul fobisi
    2. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    5. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    6. Gençlerde çatışma
    7. Çalışan kadınlar
    8. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    9. Cinselliği tetikliyor
    10. Abdurrahman Bin Avf
  • Diğer

    1. Fetih namazı
    2. Fethimiz mübarek olsun!
    3. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    4. Milli Görüş barışın dilidir
    5. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    6. Ayasofya'yla Konuşmak..
    7. Çatışmada şehit olmuş
    8. Toplu sınav sistemi için hedefi 2015
    9. Yakalanmamak için uyuşturucu yüklü aracı ateşe verdiler
    10. Sezaryene neşter
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek