Türkiye‘nin günlerdir konuştuğu sivil Anayasa tartışmalarına Danıştay Başkanı Mustafa Birden de katıldı.
Yeni Anayasa‘nın toplumun bütün kesimlerini kucaklaması gerektiğini dile getiren Mustafa Birden, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen Anayasa‘ların er ya da geç değiştirileceğini söyledi. Anayasa tartışması sırasında öne çıkan konularla ilgili görüşünü de açıklayan Birden, sivil Anayasa konusunda uzlaşı çağrısı yaptı.
Danıştay Başkanı Birden, AKP‘nin anayasa çalışmalarına vurgu yaparak, "Anayasalarda devletin hukuki yapısı, temel organlarının kuruluşu, görev ve yetkileri ile bu organlar karşısında kişilerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ve iktidarın gücünü sınırlayan kural ve ilkelere yer verilir" dedi.
Diğer yasalar karşısında da üstün konumları bulunan anayasaların, siyasal, sosyal ve ekonomik yaşama ilişkin getirdikleri temel ilkeler ile o ülkenin rejimini belirlediğine dikkat çeken Birden, Anayasaların sadece bugünün değil, sonraki nesillerin de geleceğini düzenleyen toplumsal sözleşmeler olduğunu vurguladı.
Anayasaların, hazırlanış yöntemlerinin önemli olduğuna işaret eden birden "anayasal metinlerin oluşum sürecine toplumun tüm kesimlerinin iradelerinin yansıtılması, çalışmalarının her evresinin kamuoyuna açık olması ve herkesin bundan yararlanmasına imkan tanıyacak şekilde yürütülmesi; demokrat, çoğulcu bir anayasa için ön koşuldur" dedi.
Anayasa çalışmalarında başta siyasi partiler olmak üzere tüm çevrelerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Birden, " Başka bir anlatımla, ortak konsensüsle hareket edilmelidir. Çeşitli kurum veya kuruluşlarca ileri sürülen değişiklik önerileri, peşin ve siyasi önyargılarla reddedilmemeli" dedi.
Danıştay Başkanı Mustafa Birden, AKP‘nin anayasa değişikliği çalışmalarına vurgu yaparak, "Anayasalarda devletin hukuki yapısı, temel organlarının kuruluşu, görev ve yetkileri ile bu organlar karşısında kişilerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ve iktidarın gücünü sınırlayan kural ve ilkelere yer verilir" dedi. Birden, Danıştay‘ın kuruluşunun 141‘inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, sözlerine 17 Mayıs 2006‘da yaşanan silahlı saldırıya dikkat çekerek başladı. Silahlı saldırıda hayatını kaybeden Danıştay Üyesi Yücel Özbilgin‘e rahmet dileyen Birden, "Danıştay mensuplarımızdan ebediyete intikal edenlere Tanrıdan rahmet; yasal çalışma sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılanlara, sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum" dedi. Birden, AKP‘nin anayasa değişikliği çalışmalarını değerlendirirken de, "Anayasalarda devletin hukuki yapısı, temel organlarının kuruluşu, görev ve yetkileri ile bu organlar karşısında kişilerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan ve iktidarın gücünü sınırlayan kural ve ilkelere yer verilir" dedi.
Diğer yasalar karşısında da üstün konumları bulunan anayasaların, siyasal, sosyal ve ekonomik yaşama ilişkin getirdikleri temel ilkeler ile o ülkenin rejimini belirlediğine dikkat çeken Birden, Anayasaların sadece bugünün değil, sonraki nesillerin de geleceğini düzenleyen toplumsal sözleşmeler olduğunu vurguladı.
Anayasa değişikliği çalışmaları
Anayasaların, içeriği gibi, hazırlanış yöntemlerin de önemli olduğuna işaret eden Birden şöyle dedi: "Anayasal metinlerin oluşum sürecine toplumun tüm kesimlerinin iradelerinin yansıtılması, değişiklik çalışmalarının her evresinin kamuoyuna açık olması ve herkesin bundan yararlanmasına olanak tanıyacak şekilde yürütülmesi; demokrat, çağdaş ve çoğulcu bir anayasa için ön koşuldur. Anayasaların kalıcılığı, istikrarı, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını, beklentilerini dengeli bir şekilde karşılamasına bağlıdır. Bu temel ilkeyi karşılamayan, ülke ve dünya koşullarında yaşanan gelişime ayak uyduramayan anayasaların, er veya geç değişikliğe uğraması kaçınılmazdır."
Cumhurbaşkanın görev süresi
AKP‘nin, anayasa değişikliği hazırlığı çerçevesinde önce metne koyduğu ardından da geri çektiği cumhurbaşkanının görev süresini 7 yıla çıkaran düzenlemeyi de gündeme getiren Birden, " Halk oylaması süreci devam ederken metin değişikliği yapma yoluna gidilmesi; değişikliklerin bir kısmının Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması; anayasa değişikliğinin, görevdeki cumhurbaşkanı ve meclisin görev süresi bakımından etkisi ile yeniden cumhur
başkanı seçilebilme imkanı ve sayısına ilişkin hususların hukuki tartışmalara açık bulunması, gündemdeki anayasa değişikliği çalışmaları konusundaki eleştiri ve kaygıların ne derece haklı olduğunun en bariz göstergeleridir" dedi.
Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuru hakkı
Birden, AKP‘nin anayasa hazırlığı metninde yer alan ve Anayasa‘ya ilk kez girecek maddeler arasında yer alan, "Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuru hakkı"nı getiren düzenlemeyi doğru bulmadıklarını dile getirerek, "Temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda hukuk sistemimizde ciddi bir boşluk varmış gibi gösterilmesi, üstelik bunun da kapsamı, içeriği ve gerekliliği ortaya konulmamış anayasa şikayeti yöntemi ile karşılanması önerisini doğru bulmuyoruz" diye konuştu.
Uzlaşı çağrısı!
Anayasa hazırlık çalışmalarında başta siyasi partiler olmak üzere tüm çevrelerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Birden, " Başka bir anlatımla, ortak konsensüsle hareket edilmelidir" dedi. Birden, "Çeşitli kurum veya kuruluşlarca ileri sürülen anayasa değişikliği önerileri, peşin ve siyasi önyargılarla reddedilmemeli, toplumun beklentileri, kamu yararı, anayasanın bugüne kadar uygulanan kurallarının ortaya koyduğu olumlu-olumsuz sonuçları gözetilerek değerlendirilmelidir" diye konuştu.
"Anayasa değiştirme keyfi değildir"
Anayasayı değiştirme yetkisinin, keyfi ve sınırsız bir yetki olmadığını ifade eden Birden, "Yasama organı, kendisine hukukilik veren temel çerçevenin dışına taşmamalıdır. Bir anayasa değişikliğinin hukuki çerçeve içinde cereyan etmesi, anayasada öngörülen usul ve şekil şartlarını taşımasının yanında, anayasanın ruhuna ve hukukun evrensel ilkelerine uygun olması ile mümkündür" dedi. Birden, halen yürürlükte olan 1982 Anayasası‘nın değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddeleri ile bu maddelerin göndermede bulunduğu, başlangıçta belirtilen temel ilkelere riayet etmek, Devletin kuruluş felsefesine aykırı olmamak kaydıyla Anayasada değişiklik yapılmasının da mümkün olabileceğini kaydetti.
"Laiklik korunmalı"
Birden, anayasa değişikliklerinde laiklik ilkesinin korunması gerektiğini savunarak, şöyle dedi: "İnsan hak ve özgürlüklerinin temelini oluşturan; devletin, farklı inanç ve yaşam felsefelerine eşit mesafede durmasını sağlayan; egemenliğin kaynağını millet iradesine bağlayan laiklik ilkesi, anayasa değişikliği çalışmalarında özenle korunması gereken temel kazanımlarımızın başında gelmektedir.Türkiye, laiklik ilkesine sıkı sıkıya bağlılıktan uzaklaşarak, ne insan hak ve özgürlüklerini daha da ileriye götüren bir anayasa değişikliğini yaşama geçirebilir; ne de, yaklaşık elli yıllık bir geçmişe sahip Avrupa Birliğine tam üye olma hedefine ulaşabilir."
Birden, Anayasa değişikliğinin yoğunlukla gündemde olduğu ve bu değişiklik çalışmalarında Anayasanın yargı ile ilgili kurallarının ağırlıklı olarak yer alacağı yolundaki açıklamaları, "Anayasa değişikliği çalışmalarının yargıya ilişkin kısmının, Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasında, Birliğe katılım yolunda yürütülen müzakere süreci kapsamında hazırlanan, ‘Yargı Reformu Stratejisi Taslağı‘ ile birlikte düşünülmesi gerekmektedir" sözleriyle ifade etti.





