Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı, kirli eylem planında ıslak imzası bulunan Kurmay Albay Dursun Çiçek‘in tutuklanmasından sonra soruşturmanın generaller seviyesine çıktığını söyledi.

Ergenekon soruşturmasını yöneten savcıların, bundan sonraki dönemde Türk Ceza Kanunu (TCK)‘nun 314/1. maddesine göre hareket edeceğini belirten Avcı, "Savcılar bundan sonra  ‘örgütsel yapıyı kuranlar, yönlendiren ve yönetenler‘ olarak albayın altında ve üstündeki aktörleri arayacaktır. Soruşturma generaller kademesine geçmiştir diyebiliriz." diye konuştu. Bu tür bir çalışmanın emrini kimin verdiği, kimlerin denetlediği ve kimlere bilgi sunulduğunun tek tek incelenmesi gerektiğini vurgulayan Avcı, "Şu durumda ortada bir zanlı sözkonusu. Tahminime göre 15-16 kişilik zanlı sıralamasında hiyerarşi ve mesuliyet açısından Albay Dursun Çiçek‘in 7 veya 8. sırada, yani orta mesuliyetli olduğunu görüyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri içinde örgütsel bir yapı gereği fevkalade hassas bir hiyerarşi ve disiplin söz konusudur. Üst, astın yaptıklarından ve çoğu zaman yapmadıklarından da sorumludur. Bir albayın böyle fevkalade netameli, kendi haddi, boyu ve statüsünü aşan işlere, sadece kendi inisiyatifiyle girmesini beklemek safdillik olur." görüşünü savundu.

Bu konuda TCK‘nin 314/2. maddesine göre Albay Çiçek‘in tutuklanmasına sebep olan "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçunun yanında 314/1. maddenin de devreye girdiğine işaret eden Gültekin Avcı, "Burada ise ‘silahlı terör örgütünü kuranlar ve yönetenler‘ maddesi karşımıza çıkıyor. Tırnak içinde söylüyorum, savcılara göre silahlı terör örgütünü kuranlar ve yönetenler nerededir?  Bundan sonraki aşama, 314. madde çerçevesinde 312‘ye bağlantılı olarak, yani Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti‘ni kısmen veya tamamen görev yapamaz hale getirmeye teşebbüs suçuyla bağlantılı bir silahlı terör örgütü kurma gerçeğiyle bağlantılı olarak, kimler bu örgütü kurmuş ve talimat vermektedir?" şeklinde konuştu.

TCK‘nin 312 ve 314. maddelerinin müebbet hapis talebiyle son bulması gerektiğinin altını çizen Avcı, "İdari açıdan bu soruşturmaya fevkalade vahimdir, çünkü 312 ve 314‘ü beraber düşündüğünüzde, ağırlaştırılmış müebbet hapsi gerektiren suçlardır. Bir asker bürokratın, TCK‘ye göre işleyebileceği en ağır ve vahim suçtur." dedi.

Yargıtay‘dan sert uyarı

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, telefon dinleme iddiaları ile ilgili olarak, ‘‘İlgililer kimse, buradan bir kez daha uyarıyorum: Hukuka aykırı işlemlerden, yargının bağımsızlığını zedeleyecek, kuvvetler ayrılığına aykırı düşecek faaliyetlerden, davranışlardan vazgeçsinler‘‘ dedi. Gerçeker, Yargıtay Konferans Salonu‘nda düzenlenen ‘‘Ceza Yasasına Göre Alkollü Araç Kullanmanın Güvenli Sürüş Yeteneğine Etkileri‘‘ konulu çalıştayda konuştu. Yargının sorunlarının büyüyerek devam ettiğini ifade eden Gerçeker, son günlerde ‘‘Çok büyük oranda yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyecek olayların ortaya çıktığını‘‘ söyledi.

Gerçeker, sorunların çözümüne yönelik açıklamalarda bulunmaya devam edeceklerini ve ilgililerin seslerini duyması için her platformda sorunları dile getireceklerini belirterek, şöyle konuştu: ‘‘Dün, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek arkadaşımız çok önemli şeyler söyledi. Söylediği sözlerin hepsine katılıyorum. Noktasına, virgülüne kadar... Söylenen şeyler çok acı şeyler. Bugün yargının hedef tahtası olması, yargının savunma konumunda olması kabul edilebilir, hazmedilebilir bir konu değildir. Bu sorunun takipçisi olacağız. Biz bütünün parçalarıyız. Bugün üç başlı bir sistemde yargı bağımsızlığı olduğunu, kuvvetler ayrılığı olduğunu hiç kimse iddia edemez. Yüksek mahkemelerin yargısal denetim yapmaktan başka hiçbir yetkileri yok. Bir tarafta HSYK, belli yetkileri, görevleri var. Diğer tarafta Adalet Bakanlığı, hakim ve savcıların üzerinde idari vesayeti var. Bu sistem içerisinde yargı bağımsızlığından, kuvvetler ayrılığından bahsetmek mümkün değildir. Bunların mutlaka düzelmesi gerekir. Yargı reformu bunları düzeltmek için yapılmalı. Bugün  Yargıtay‘ın telefonları dinleniyor. Bu telefonlar kime ait olursa olsun sonuçta Yargıtay‘ın telefonları, Yargıtay‘ın tüzel kişiliğinin telefonlarıdır. Yargıtay bağımsız bir kurumdur. Birinci Başkanlık Kurulu‘nun bilgisi olmadan böyle bir dinleme yapmak nasıl mümkün oluyor? Bir ilin Cumhuriyet savcısı dinleniyor. Çok önemli bir soruşturmanın başında olan insan dinleniyor. Olayın vahameti için hiçbir şey söylemeye gerek yok. Bunlar olayın vahametini zaten gösteriyor. Bütün bunların çaresini bulmak lazım. İlgililer kimse, buradan bir kez daha uyarıyorum: Hukuka aykırı işlemlerden, yargının bağımsızlığını zedeleyecek, kuvvetler ayrılığına aykırı düşecek faaliyetlerden, davranışlardan vazgeçsinler.‘‘ Gerçeker, adaletin en üstün değer olduğunun kabul edilebilmesi için yargının sorunlarının bir an önce çözülmesi gerektiğine işaret ederek, yapılacak çalışmaların çok önemli olduğunu vurguladı.

Muhabir: Haber Merkezi