İstanbul Esenyurt‘taki Marmara AVM inşaatında çalışan işçilerin kaldığı çadırda çıkan yangında, 11 işçinin yanarak can vermesi gözleri yine iş kazalarına çevirdi. "Ekonominin lokomotifi" olarak gösterilen inşaat sektöründe, kazaların ardı arkası kesilmiyor. Her gün yeni bir proje, tüketicilerin beğenisine sunulurken, o ihtişamlı binaların harcında onlarca işçinin kanı olduğu gerçeği ise yürekleri sızlatıyor.
Cihat Arpacık
Esenyurt‘taki Marmara AVM inşaatının şantiyesinde akşam saatlerinde çıkan yangında 11 işçinin yanarak hayatını kaybetmesi gözleri yeniden iş kazalarına çevirdi. İşçilerin şantiye, tersane gibi mahallerde hayatını kaybetmesi sadece ölü sayısının fazlalığıyla gündeme geliyor ancak Türkiye‘de iş kazaları ve buna bağlı sebeplerle ölen işçilerin sayısı bir hayli yüksek. İş Güvenliği Meclisi‘nin verilerine göre sadece Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında 167 işçi iş yerlerinde meydana gelen kazalarla öldü!
5 İŞÇİ DE OCAK‘TA YANMIŞTI
Geçtiğimiz Ocak ayında da Diyarbakır‘dan İstanbul‘a çalışmak için gelen 5 işçi Fatih‘te kaldıkları bekar odasında meydana gelen yangın yüzünden hayatını kaybetmişti. Şubat ayında da Sultangazi‘deki bir metal fabrikasında çıkan yangınla iki işçi yaşamını yitirmişti.
MİLYON DOLARLIK AVM YAPAN İŞÇİLER ÇADIRDA YANDI
Tuzla Tersaneleri‘nde, baraj inşaatlarında, madenlerde zaten yüzlerce işçi iş kazası adı verilen cinayetler sonucu aramızdan ayrıldı. Son olarak Esenyurt‘ta eski Tatilya arazisi üzerinde yükselen Marmara AVM şantiyesinde çalışan 11 işçi çıkan yangınla vefat etti. Milyon dolarlık AVM‘nin inşaatında çalışan işçiler çok soğuk bir kış geçiren İstanbul‘da çadırda kalmaya reva görülmüş ve elektrikli ısıtıcılarla ısınmak zorunda bırakılmıştı.
İş Güvenliği Meclisi, her ay yayımladığı raporda değindiği işçi ölümlerinin ardından şu ifadeyi de kullanıyor: "Barınma sorunu, çalışma hayatının bir parçasıdır." Aslında bu durum Bakanlar Kurulu kararıyla çıkan tüzükle de koruma altına alınmıştı. Ancak kar hırsıyla hareket eden patron ve taşeronlar bu tüzüğü de işçi haklarını da görmezden geliyor.
BAKANLAR KURULU TÜZÜĞÜ AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ
4 Aralık 1973‘te çıkan ve hala yürürlükte olan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü‘nde "İşçilere ait yatıp kalkma yerlerinde ve diğer müştemilatında bulunması gereken sağlık şartları ve güvenlik tedbirleri" ile "işçilerin barınma koşullarının nasıl olması gerektiğini" açıklıyor.
Tüzüğün 47. maddesine göre "İşçi konutları; bekar işçiler için müşterek koğuşları bulunan binalar halinde, aileleri ile birlikte oturan işçiler için ayrı evler veya apartmanlar şeklinde olacak ve bir konut için gerekli tesisat tertibat ve müştemilatı bulunacak, güneş ve hava alacak ve dış etkilere karşı korunmuş olacak, sağlık ve teknik şartlara uygun bir şekilde inşa edilecek ve bunlar, işyerlerinin gürültüsü, pisliği ve hava kirletici etkilerinden korunmuş olacaktır"
Aynı tüzüğün 48. ve 54. maddesine göre de Bekar işçilere özgü binalardaki koğuşların tabanı, her gün kolaylıkla temizlenecek ve gerektiğinde yıkanacak nitelikte, duvar ve tavanların yüzleri de kolayca sıvanıp boyanacak veya badana edilecek şekilde yapılmış ve açık renk bir boya ile boyanmış veya badana edilmiş olacak ve her yıl badana yapılacaktır (...) Koğuşların, soğuk mevsimlerde sağlığa uygun bir şekilde ısıtılması gerekir. Isıtmak için soba kullanıldığında, duman, gaz ve yangın tehlikesine karşı gerekli tedbirler alınacaktır. (...) İşyerlerinde işçilerin, içinde çalıştıkları yerler ile depo ve ambar gibi yerlerin, aynı zamanda işçi konutu olarak kullanılması ve buralarda işçi yatırılması yasaktır.



