Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, serbest bırakılan Türk gazeteciler Adem Özköse ile Hamit Coşkun‘un özgürlüklerine kavuşmasına ilişkin, ‘‘65 günlük bir mahrumiyette insanlık dramının yaşandığı Suriye‘de birçok olaya da tanıklık ettiler. Dileğimiz, Suriye‘de şiddetin bitmesi, bütün insanların huzura kavuşmasıdır. Ama biz, iki gazetecimiz burada olduğu için şükrediyoruz‘‘ dedi. Tahran‘dan İstanbul‘a getirilen Gerçek Hayat Dergisi Orta Doğu Temsilcisi ve Milat Gazetesi yazarı Adem Özköse ile kameraman Hamit Coşkun‘u, Atatürk Havalimanı‘nda, Başbakan Yardımcısı Atalay ile Özköse ve Coşkun‘un aileleri ve yakınları, İHH Başkanı Bülent Yıldırım ve vakıf yetkilileri karşıladı. Özköse ve Coşkun, kendilerini karşılamaya gelen yakınlarına sarılarak hasret giderdi.

Adem Özköse

Gazeteci Adem Özköse Türkiye‘den haber alamadıkları için neler olup bittiğini bilmediklerini belirterek, Suriye‘ye hem belgesel çekmek hem de haber yapmak için gittiklerini hatırlattı. ‘‘Tahran‘a indik, gelişmeleri takip ettik, konuştuk. Hayatımızın belgeselini çekmişiz, onu fark ettik‘‘ şeklinde konuştu. Türkiye halkının böyle insani şeylerde vatandaşına sahip çıktığını dile getiren Özköse, ‘‘Tabi çok enteresan şeylere tanıklık ettik. 55 gün tek kişilik hücrelerde kaldık. Hamit başka bir hücrede, ben başka bir hücredeydim. İnşallah orada sıkıntı çeken insanlar da bir an önce bu sıkıntılardan kurtulurlar‘‘ dedi.

-‘‘Özgürlük, dünyanın gerçekten en güzel şeyiymiş‘‘-

Özköse, içerde kafalarında bir sürü senaryoların dolaştığını ifade ederek, ‘‘Sizin de haber alamadığınız için çeşitli senaryolar oluşmuştur kafanızda. Çıkarken şunu düşündüm, ‘En güzel senaryoyu Allah yazıyor‘. Bu senaryo, bizim için çok güzel sonuçlandı. Hepinizden Allah razı olsun. Herkesi, tüm arkadaşlarımızı ve ailemizi çok özledik. Allah kimseye bu tür şeyleri yaşatmasın‘‘ diye konuştu.

Hamit Coşkun da zor günler yaşadıklarını, hücreye ilk alındıklarında Adem Özköse‘nin yaşayıp yaşamadığını bilmediğini vurgulayarak, 6 gün boyunca yemek yiyemediğini söyledi. 6‘ncı günün sonunda Özköse‘nin sesini duyduğunu anlatan Coşkun, ‘‘Kur‘an okuyordu. Ondan sonra rahatladım ve yemek yemeye başladım. Bizim için emek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Biz kurtulduk, özgürlük dünyanın gerçekten en güzel şeyiymiş. Allah bütün mazlumlara ve masumlara özgürlüğü nasip etsin‘‘ dedi.

"Özel bir işkenceye maruz kalmadık"

Serbest bırakılan Türk gazetecilerden Adem Özköse, özel bir işkenceye maruz kalmadıklarını belirterek, ‘‘Küçücük bir hücrede günlerce yalnız kalıyorsunuz. Kaçırıldık. Kaçırıldığımız zaman 11 gün boyunca ölüm kokusuyla karşı karşıyaydık. Başımıza silah dayadılar. Bu başlı başına bir işkence, ama özel fiziksel bir işkenceye maruz kalmadık, çok tehdit edildik‘‘ dedi.  Tahran‘dan İstanbul‘a getirilen Hamit Coşkun ve Adem Özköse, Atatürk Havalimanı‘nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin, ‘‘Özel bir işkenceye maruz kaldınız mı, sağlık durumunuz nasıl?‘‘ şeklindeki sorusuna Özköse, ‘‘Bir sağlık sorunumuz yok. Özel bir işkenceye maruz kalmadık. Küçücük bir hücrede günlerce yalnız kalıyorsunuz. Kaçırıldık. Kaçırıldığımız zaman 11 gün boyunca ölüm kokusuyla karşı karşıyaydık. Başımıza silah dayadılar. Bu başlı başına bir işkence, ama özel fiziksel bir işkenceye maruz kalmadık, çok tehdit edildik. Ama sanırım bu dualar, Türkiye‘deki bu kamuoyu, Türkiye devletinin baskısı ve İHH‘nın yürüttüğü diplomasi bizim orada işkence görmemizi engelledi diye düşünüyorum‘‘ yanıtını verdi. Özköse, ‘‘Casus olmanızdan şüphelendiler mi?‘‘ sorusuna karşılık, ‘‘Birtakım pazarlıklar, yani bizi birtakım şeylerin karşılığında vermek istiyorlardı. Bizi bilgilendirmiyorlardı. O müzakereler, görüşmelerden dolayı süreç uzadı. Gerçi biz, daha da uzar diye düşünemiyorduk. Çok şükür iki ay içinde çıktık. Özgürlüğün kıymetini bilmek lazım. Özgürlük gerçekten çok güzel bir şey‘‘ diye konuştu.

Sevinç gösterileriyle karşılandı

İstanbul‘a getirildikten sonra, babası Ali Coşkun ve ağabeyi Yahya ile Karamürsel‘e gelen Hamit Coşkun‘u, Hacımehmet Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı‘ndaki evlerinde annesi Nazmiye Coşkun ve yakınları, sevinç gösterileriyle karşıladı.  Karşılama sırasında Coşkun, annesine uzun süre sarılarak, hasret giderdi.  Burada, açıklama yapan Coşkun, hücredeyken ailesini çok özlediğini belirterek, aklına sürekli annesi, babası ve yeğeninin geldiğini söyledi.

Muhabir: Haber Merkezi