Ortadoğu Uzmanı Doç. Dr. M. Sıtkı Bilgin, Ortadoğu‘da diktatörlük rejimlerini başta destekleyen ABD ve Avrupalı bazı ülkelerin bugün diktatörlüğe karşı tavır aldıklarını belirterek; "Diktatörleri bugüne kadar yaşatan, destekleyen batıdır" dedi.
Ortadoğu Uzmanı Doç. Dr. M. Sıtkı Bilgin, Ortadoğu‘da diktatörlük rejimlerini başta destekleyen ABD ve Avrupalı bazı ülkelerin bugün diktatörlüğe karşı tavır aldıklarını belirterek; "Diktatörleri bugüne kadar yaşatan, destekleyen batıdır" dedi. "Yaklaşık iki asırdır yöneticilerinin baskısı altında ezilen Ortadoğu halkı bugün o geçmişten gelen birikimle özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veriyor" diyen Doç. Dr. Bilgin, "Ortadoğu‘daki Müslümanların; sosyolojik, tarihi ve kültürel derinliklerinden ortaya çıkan bu devrim hareketlerini halk mı, batılı devletler mi yönlendirecek bu çok önemli" diye konuştu.
Özgürlük arıyorlar
Arapların, 1950‘li yıllarda milliyetçilik ekseninde kendilerini sömüren Fransız ve İngilizlerle mücadele ettiğini söyleyen Doç. Dr. Bilgin, "Araplar, bugün de özgürlük, hak ve adalet arıyor" dedi. Doç. Dr. Bilgin; "1950‘li yıllarda Ortadoğu‘daki İngiliz ve Fransız kolonyalizmine karşı mücadele eden Araplar, bugün de özgürlük, hak ve adalet arıyor. 1956‘daki Süveyş Krizi‘nden sonra Ortadoğu‘da İngiliz ve Fransızların etkisi azalırken dönemin süper iki gücü Sovyet Rusya ile ABD Ortadoğu‘da üstünlük mücadelesine girdi. Ancak ikisi de kontrole hakim olamadı. Bu ikili mücadele Sovyet bloğunun yıkılmasıyla birlikte ABD‘nin bu bölgedeki etkisi arttı. Bu bölgeyi kendi isteğine göre şekillendirmek isteyen ABD Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile yeni stratejiler geliştirdi. Nitekim İkinci Dünya Savaşı sonrasında da Avrupa‘ya da NATO, Marshall Planı gibi düzenlemelerle son şeklini vermişti" diye konuştu.
Yıkılan Diktatörler
Tunus‘ta Yasemin devrimiyle başlayan ‘Arap Uyanışı‘, geniş halk kitlelerini dikta yönetimlerine karşı ayaklandırdı. Darbe ile gelen diktatörlerden kimi halkın darbesi karşısında duramayıp ülkeyi terk etti. Kimi de koltuklarını bırakamayıp direnmeyi seçti.
İşte düşüşe geçen diktatör rejimlerden kısa tarihi notlar
Tunus
Osmanlı toprağı olan Tunus 1881‘de Fransızlar tarafından işgal edildi. 1956‘da bağımsızlığına kazanan ülke de son 23 yıldır başta olan diktatör Zeynel Abidin Bin Ali‘ye karşı halk ayaklandı. Halkın fiyat pahalılığa karşı gösterdiği tepki Yasemin devrimiyle sonuçlandı. Bin Ali,14 Ocak 2011‘de ülkeyi terk ederek canını zor kurtarabildi.
Mısır
1878‘de İngilizler tarafından işgal edilen Mısır Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere‘nin kolonisi haline geldi. 1922‘de yarı bağımsız olan Mısır krallıkla yönetilmeye başlandı. Hür Subaylar Hareketi darbe girişimi ile 1952‘de Cemal Abdulnasır başa geçti. 1970‘te ölmesiyle birlikte yerine Enver Sedat geçti. 1981‘deki suikastta 72 kurşun isabet eden Sedat‘ın yerine Hüsnü Mübarek Mısır‘ın başına geçti. 11 Şubat 2011‘de Halkın protestoları karşısında istifa ederek yönetimden çekildi.
Libya
1911‘e kadar Osmanlı İmparatorluğu‘na bağlı iken İtalya tarafından işgal edildi. İkinci dünya savaşından sonra bölgeye Fransız ve İngilizler hakim oldu. Birleşmiş Milletler 1949‘da Libya‘nın bağımsız bir ülke olması kararı aldı. 1951‘de bağımsızlığını ilan eden ülkenin başına Kral İdris geçti. Ordunun genç subaylarından Kaddafi bir grup subayla birlikte Kral İdris‘e karşı darbe yaparak 1969‘da ülkenin başına geçti. Şimdi de koltuğunu bırakmamak için son demlerini oynuyor.
Suriye
1963‘ten beri ülke Baas Partisi tarafından yönetiliyor. Devletin başında 1970‘ten beri Esed ailesinden biri oldu. Son nefesini verene kadar devletin başında duran Hafız Esed‘in 2000 yılında ölmesiyle birlikte oğlu Beşşar Esad da hala devletin başında ve muhaliflerine karşı direnmekte.


