milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Cevat Akkanat ile yeni kitabı “Edebiyat Hayat Memat” üzerine konuştuk
Hakikate yöneliş edebiyatla ivme kazanacak

1 22 HAZİRAN 2010
SAL 03:30

[-] Normal [+]
  • Röportaj
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Okuyucunun yüksek ilgisini çeken bu eser, edebiyat dünyamıza  yeni tartışmalar getireceğe benziyor. Akkanat, "Kitabım, edebiyat ile hayat arasında mühim bir bağ olduğunu işaret ediyor en başta. Bu bakımdan, mevcut egemen "yazın" pratiğine yapılmış bir hücum niteliği taşıyor. Hayat sahnesinden çekilmiş, masa başında imal edilmiş, tek tip bir görünüm arz eden bu egemen "yazın" anlayışı pek tabii olarak "edeb"e de mugayirdir" değerlendirmesinde bulunuyor.

  • Hakikate yöneliş edebiyatla ivme kazanacak -

"Edebiyat Hayat Memat" isimli eseriniz yayımlandı. Öncelikle hayırlı olsun, bereketli olsun. Günümüzde hayat ile edebiyat arasındaki bağların zayıf olduğu bir gerçek. Hayat ile edebiyat arasındaki ilginin yeniden sağlanması, kurulması hususundaki düşünceleriniz nelerdir?

Kitabım, edebiyat ile hayat arasında mühim bir bağ olduğunu işaret ediyor en başta. Bu bakımdan, mevcut egemen "yazın" pratiğine yapılmış bir hücum niteliği taşıyor. Hayat sahnesinden çekilmiş, masa başında imal edilmiş, tek tip bir görünüm arz eden bu egemen "yazın" anlayışı pek tabii olarak "edeb"e de mugayirdir. İktidar kılınmış bu yapıya dâhil değiliz çok şükür. İnsan, eşya ve eşhas karşıtı bu tutumun aksine, hakikatin dilini kullanmayı tercih etmişiz. Bu çerçevede, hayat ile edebiyat arasındaki bağın kitabımızdaki yansımasına temas edebilirim: Edebiyat Hayat Memat, bu bağı iki kategori içinde ele alıyor. İlki, edebiyatın "hayatî" bir önem taşıdığına dairdir. Kişi yahut toplum için, bu böyledir. Kişi nasıl amel ediyorsa yansıması edebiyatta yer alır. Toplumsal imalat da aynı şekilde, edebiyata sirayet eder.  İmal ediş biçimlerimizden birisi de edebiyattır. Amellerimiz bilinçli tercihlerimizdir. Kimileri tercihini kötüden yana kullanabilir. Türkiye'de egemen "yazın" anlayışına mensup olanlar genellikle menfilik yolundadır. "Yazın"sal bir yolsuzluk! Bunlara, yani "Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenlere şiddetli bir azap vardır." Edebiyat Hayat Memat'ın yazarı, bu bilinç içerisinde, kendi hayatını da ortaya sererek, bir edebiyatçının hayatı algılama ve yaşama biçimini teklif ediyor. Böylesi bir mükellefiyetin bilincinde olanlar, hayat ile edebiyat arasındaki doğru çizgiye mensup olanlardır ve onların kalemiyle hakikate yöneliş ivme kazanacaktır.

Düşünce ve edebiyat alanında etkin bir çabanın varlığı gelecek adına önemlidir. Ümitvâr olmak için "umut var" diyenlerin içtenliği gerek. Bu bağlamda yazarların, şairlerin daha yaşanılır bir ortamın oluşmasına, daha sahih bir iletişimin gerçekleşmesine katkıları neler olabilir?

Hayatı parçalara ayıran ve her birini diğerinden ayrı değerlendiren bir zihniyete bağlanmam mümkün değil. Bu itibarla, öncelikle şunu belirteyim: Hayat memat (ölüm kalım) meselesi bizim için sadece fikir ve edebiyat dünyamızla sınırlı olamaz. Mevcut ortamda, belli bir birikim oluşturacak bir geçmişe de yaslanmış olarak,  hemen her hayat alanında bir kirlilikle karşı karşıyayız. Şu halde, bir bütüne bağlı fakat bol parçalı negatif bir kütle var önümüzde, "öte"mizde. Buna rağmen ne yapılır? Daha en başta, münferit birisi olarak, bir insan teki olarak bu soruyu düşünmek, bir çözüm yolu aramak durumundayız, bırakalım şairliği yazarlığı. Ha, evet, işimiz buysa, yani yazar yahut şair isek, şunu söylemeliyim: Yazarlık bir inşa vazifesi, şairlik ise bir şuur sahipliğidir, bunu kabul ediyor muyuz? Ediyorsak, yani yazar ve şair olarak varlık sebebimizin temeline bu bilinci yerleştirmişsek, bir hayli yol almışız demektir. Böylece, bu sağlıklı sanatçı şahsiyetimiz mucibince, türlü halleri bulunan "sürü"den, sürülerden uzak durmaya, "takva"nın dilini geliştirmeye, sahih müfredatın ferdi ve neferi olmaya başlamışız demektir. Böylece iletişim içinde olmamız gerekenlerle aramızdaki Reyyan kapısı açılmaya başlayacaktır...

"Tenkidin nüktesi, ibadete nakit olmasıdır."

"Edebiyat Hayat Memat" isimli eserinizde yer alan yazılarda eleştirel bir yaklaşımın belirgin olduğu görülüyor. Hayatı, edebiyatı, sanatı; olayları, eserleri, kişileri somut veriler ile ele alıp sorgulayan bir tavır. Eleştiri (tenkid) türü hakkındaki yaklaşımlarınız, düşünceleriniz nelerdir?

Edebiyat Hayat Memat'taki yazıların ağırlığı "deneme" formunda değerlendirilmelidir. Tespit ettiğiniz gibi, bunlar tenkidî bir niteliği de bağrında barındıran yazılardır. Deneme ile tenkidin bir arada bulunması alışılmış bir şey değildir. Genellikle deneme yazarlığı bizde yanlış bir algıyla, suya sabuna dokunmayan konularda hoş sohbet metinler yazmak şeklinde kabul görmüştür. Biz ise tenkidin nükteyle bir göbek bağı olduğunu bilerek, hemen her edebiyat ve sanat eserinde yeri olduğunu ileri sürüyoruz. Tenkidin nüktesi, ibadete nakit olmasıdır. Bunu, tenkitsiz, hatta tenkit düşmanı pek çok kişi anlamakta zorlanmakta, bir kısmı karşıt bir tutumla saldırıya geçmekte, bir kısmı ise körlük sağırlık köşesine çekilmektedir. Oysa, kimisi ıstırapsız ve sancısız, kimisi de arızasından habersiz olan bu kesimler, bizim tenkide yüklediğimiz "nükte"ye dikkat kesilseler, perçemlerinden tutulma ihtimalini nihayete erdirmiş olacaklardır. Bu noktada sözü şöyle bağlayayım, tenkid anlayışım, sadece ele aldığım eserin unsurlarıyla sınırlı değildir. Kriterlerim arasında eser sahibinin "aslolan" karşısındaki adamlık mensubiyeti de beni ilgilendirir.

Denemelerim teyakkuz halinde olan metinler

Okumaların, gözlemlerin, anıların yer aldığı yazılarınızda teyakkuz halini görüyoruz. Tetikte bir dikkat. Yazılara bütüncül olarak baktığımızda "eleştirel denemeler" de diyebiliriz.  Eleştiri (tenkid) günümüz edebiyat ortamında yok denecek kadar az. Oysa ki bir okuma-inceleme-değerlendirme çabası olarak eleştiri (tenkid) mutlaka olmalı. Edebiyatımızda yeni eleştirel (tenkidî) bir çabanın kökleşmesi için neler yapılabilir?

Hayatı teyakkuz halinde yaşayan birisiyim. Huzurum yok. Dolayısıyla, kalemimden çıkan bu denemeler de teyakkuz halinde olan metinlerdir. Fikir içerikli yazılar evet, fakat eyleme dönük hemen her biri. Bakın bu tezatta bile bir hareketlilik, bir tetiklik var. Niçin böyle? Ortamı başka şekilde uyandırmak, uyarmak mümkün mü? Bazıları bu konuda benim üslubumu gözden çıkarmış olmalı ki, yumuşak bir tekellüm ile de aynı etkiyi oluşturabileceğimi iddia ediyorlar. Mümkün olsaydı yapardım. Mümkün değildi, yapmadım. Birilerine yaranmak için "eleştirel" metinler yazmam, yahut elimdeki (dilimdeki) nakdi kendi istifadem için kullanmam düşünülemez. Tenkitle sırt kaşımacılık arasında benzerlik kuranların vay haline. Şu halde, tenkit gücünün iptal edilmiş olduğu bir vasatsızlıktan bahsediyoruz. Böyle toplumlarda idrak kabiliyetinin de yitip gittiğini biliriz. Taklit ise zirve yapar. Taklit yani tenkidin zıddı. Hayatı taklide dayalı olanlar, kendi yeteneklerini kilitleyip, başkalarının -genellikle- bozuk düzenlerini takip ederler. Bunlardan ise ancak "kıdik"ler türer. Kitabım, bu anlamda bir uyarıcıdır. Soru cümlenize cevap olur mu bilmem, şöyle diyeceğim: Taklidî olandan tahkiki olana çıkmak isteyenler, Edebiyat Hayat Memat'ı okumaya katlanmalıdır. Bu bir ilk adım olsun onlar için.  Umarım bir sonraki aşamaya geçip devamını da getireceklerdir...

"Edebiyat Hayat Memat" isimli eserinizdeki yazılar nasıl oluştu, kitabın serencâmı hakkında neler söylersiniz? Ayrıca, başka kitaplar da bekleyelim mi?

Bunun için özel bir gayretim olmadı. Bu kitaptaki metinler de dahil, yazdıklarımın ortak bir noktası vardır bilirsin. Yıllardır benzeri metinler kaleme alıyorum. Bunlar arasında daha özel bir ortaklık gösterenleri Edebiyat Hayat Memat'ta araya getirdim. Kendi aralarında benzeri şekilde irtibatlar bulunan başka metinlerim de inşallah iki kapak arasında hakikatli okuyucunun dikkatine arz edilecek. Okur Kitaplığı'nın atılımları bakalım sizi bundan sonra hangi kitabımla tanıştıracak, bekleyelim görelim...

Bu mülakat için teşekkür ederim.

Kitabımın ilk okurlarından birisi olduğun, tenkitlerinle bana yardımda bulunduğun ve tabii ki beni bu mülakata zorladığın için ben de sana teşekkür ediyorum.

Cevat Akkanat ile yeni kitabı “Edebiyat Hayat Memat” üzerine konuştuk yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Hakikate yöneliş edebiyatla ivme kazanacak22-06-2010
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Röportaj bölümü’nde 22.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Murat Soyak / Türkiye
  • tags Etiketler: cevat akkanat, edebiyat, şiir, bursa, kitap,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • neyse!

    Hayatı teyakkuz halinde yaşamak...dünyaya dair kaç noktayla temas halindeysek o kadar canlıyız demektir. biz yaşattıklarımız kadar yaşıyoruz aslında. ve deyilmi ki bu soluğu bize vahiy teklif etmekte. evet, insicamsız birden bire döküldü parmaklarımdan bu cümleler! müştekiyim! bunca kırılmanın, dönüşümün yaşandığı, kanın aktığı şu zamanda bazı müslüman kalemler geriye çakiliyor ve filozofluğunu ilan ediyor ya! neyse!

    ehremen | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 28 Haziran 2010 11:45

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    3. Kıbrıslı Türkler'in sabrı taşıyor
    4. Görsel Yönetmenimiz Bilal Ay ile Milli Gazete'nin yeni yüzüne dair
    5. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    6. Çözüm konfederasyondur
    7. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    8. Avrupa'nın krizi, hak edilmeyen refahın faturası
    9. Noel’e değil Fethe koşuyoruz
    10. Müslümanlar uyanıyor
    1. Ölülerimiz bile mağdur oldu
    2. Büyükelçiliğe müdahale Türkiye'ye meydan okumaydı
    3. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    4. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    5. PKK profesyonel yardım alıyor
    6. Avrupa batışın eşiğinde
    7. Korsanların o kadar gücü yok
    8. 1.5 milyarlık dev uyanmalı
    9. Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak
    10. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    1. Korsanların o kadar gücü yok
    2. Kapitalizm, kendi krallığını yok ediyor
    3. Batı'da ahlak Doğu'da terör sorunu var
    4. PKK profesyonel yardım alıyor
    5. Dünya müslümanları birleşirse Keşmir kurtulur
    6. Sultanların sohbete katıldığı dergah
    7. "Yine Yeniden Milli Görüş"
    8. İmece sistemiyle tüm krizleri yenebiliriz
    9. 'Sultan baba' rahmetle anılıyor
    10. Avrupa batışın eşiğinde
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    4. Nijer'de hayat yine de güzel
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. Para içinde yüzen bir adam
    2. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    5. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    2. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    3. Panorama 2011
    4. Panorama 2011
    5. Panorama 2011
    6. Panorama 2011
    7. Panorama 2011
    8. Umut olmak güzel bir duygu
    9. İşte Libya gerçeği!
    10. Nijer günleri
    1. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    2. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    3. Umut olmak güzel bir duygu
    4. Panorama 2011
    5. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    6. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    7. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    8. İşte Libya gerçeği!
    9. Nijer günleri
    10. Panorama 2011
    1. Arap baharı günlerinde Beyrut (1)
    2. Arap Baharı günlerinde Beyrut (2)
    3. Irak ve Libya'daki hatalar Suriye'de yapılmasın
    4. Nijer günleri
    5. İşte Libya gerçeği!
    6. Umut olmak güzel bir duygu
    7. Panorama 2011
    8. Panorama 2011
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek