Hak-İş, hükümetten, temel sosyal haklar, sendika özgürlüğü, asgari gelir ve vergilendirmenin iyileştirilmesi, sağlık, güvenlik, tam istihdam konularında ülke gerçeklerine dayanan bir "sosyal model" geliştirmesini istedi.

Hak-İş, Türkiye‘nin, dünyadaki gelişmelerin bir uzantısı olarak ekonomisine yansıyan kriz etkisi karşısında temel sosyal haklar, sendika özgürlüğü, asgari gelir ve vergilendirmenin iyileştirilmesi, sağlık, güvenlik, tam istihdam konularında ülke gerçeklerine dayanan bir ‘‘sosyal model‘‘ geliştirmesi gerektiğini bildirdi. Alınan bilgiye göre, konfederasyon, yarın toplanacak Üçlü Danışma Kurulu‘na ‘‘Çalışma Hayatına İlişkin Öneriler‘‘ başlıklı bir rapor sunacak. Çalışma hayatına ilişkin sorunların çözümü, eksikliklerin giderilmesi için bütüncül bir yaklaşımla etkin politika ve araçların hayata geçirilmesinin önemi vurgulanan raporda, Türkiye‘nin, ‘‘temel sosyal haklar, sendika özgürlüğü, grev hakkı, insan onuruna yakışır düzgün işlerin artırılması, asgari gelir ve vergilendirmenin iyileştirilmesi, sosyal diyaloğun kurumsallaştırılması, sağlık, güvenlik, tam istihdam, ekonomik ve sosyal çıkarları korumakta kamunun sorumluluğunun artırılması ve sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi‘‘ konularında ülke gerçeklerine dayanan bir ‘‘sosyal model‘‘ geliştirmesi gerektiği kaydedildi.

İstihdam ve işgücü piyasası

Raporda, 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu, 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu olmak üzere, iş gücü piyasası ve endüstri ilişkiler sistemi ile ilgili düzenlemelerin, uluslararası norm ve standartlar doğrultusunda, bütünsel bir anlayışla ekonomik gelişme ve sosyal gelişme hedefleri ile istihdam bağı gözetilerek, sosyal koruma konseptleri ve Anayasa‘da yerini bulan sosyal devletin gereği dikkate alınarak bir bütün olarak ele alınmasının önemine işaret edildi.

Raporda, Türkiye‘yi, AB ve ILO‘da zor durumda bırakan sendikal mevzuatla ilgili değişikliklerin ertelemeden yerine getirilmesinin, sendikalar ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağına, bunun da Türkiye‘nin çeşitli fırsatları değerlendirmesine imkan sağlayacağına dikkat çekildi.

Sendikaların sosyal adaletin sağlanması, sosyal dengenin kurulması, sosyal güvenlik, sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesinde, kayıt dışı istihdamla mücadelede önemli bir işleve sahip olduğu ifade edilen raporda, ayrıca sendikaların sadece çalışma hayatı açısından değil, toplumsal denge açısından da son derece hayati öneme sahip olduğu belirtildi. Raporda, ‘‘Sendikaların güçlü olması toplumsal istikrarın sigortasıdır‘‘ denildi.

Genç nüfus avantajı kaybediliyor

İşsizlik sorununun rutin politikalar çerçevesinde çözülemeyeceği vurgulanan raporda, Türkiye‘nin bir an önce üçlü diyalog ve işbirliği yöntemiyle AB İstihdam Stratejisi ile uyumlu ‘‘Ulusal İstihdam Stratejisi‘‘ belirlemesi ve uygulaması gerektiği kaydedildi. Türkiye‘nin genç ve dinamik insan kaynağı yönünden oldukça avantajlı bir konumda bulunduğuna yer verilen raporda ancak bu avantajın, tedbir alınmadığı takdirde büyük bir tehdide dönüşme riskini de taşıdığı uyarısında bulunuldu. Bu nedenle kapsamlı ve bütüncül bir gençlik politikası oluşturulmasına ihtiyaç olduğu ifade edilen raporda, gençlerin istihdam imkanlarının geliştirilmesi gerektiği belirtildi. İşten çıkarılan işçilerin kıdem tazminatları konusunun önemli bir sıkıntı yarattığına işaret edilen raporda, ‘‘Hak kayıplarına yol açmadan, kazanılmış hakları güvence altına alacak şekilde Kıdem Tazminatı Fonu‘na ilişkin çalışmalar acilen başlatılmalıdır‘‘ denildi. Raporda, Avrupa‘da işsiz kalma sadece gelirden mahrum kalmak gibi çok teknik bir anlam taşırken Türkiye‘de, ‘‘işsiz kalmanın, aç kalmak anlamına geldiği‘‘ ifade edildi.

Çalışma hayatına ilişkin öneriler

*Kayıt dışı sorunu ile mücadelede her türlü imkan seferber edilmeli.

*Mesleki eğitime olan talep artırılmalı, katsayı sorunu çözülmeli.

*İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları iyileştirilmeli, işsizlik sigortası amacı dışında kullanılmamalı.

*Asgari ücret yeni bir konseptle belirlenmeli.

*Kadınların iş gücü piyasasına girişini kolaylaştıracak çalışmalar yapılmalı.

*Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasası, konseyin etkin ve verimli şekilde çalışmasını sağlayacak şekilde değiştirilmeli.

*Sektörel sosyal diyalog komiteleri kurulmalı.

*İş yeri bilgilendirme ve danışma konseyleri çalışma hayatına kazandırılmalı.

*İş hayatında karşılaşılan fırsat eşitsizliği ve ayrımcılığa karşı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurumu kurulmalı.

*İş sağlığı ve güvenliği konusu yasal mevzuatına kavuşturulmalı.

*İstihdam paketindeki prim indirimi ve teşviklerin uygulama süresi uzatılmalı.

*Türkiye İş Kurumunun personel sayısı artırılmalı.

*Müfettiş sayısı artırılmalı, İş Teftiş Kurulunun kapasitesi geliştirilmeli.

Muhabir: Haber Merkezi