Siyasetin bir numaralı tartışma gündemine bakılacak olursa, Türkiye şu günlerde Honduras benzeri bir Latin Amerika ülkesi görüntüsü veriyor.
Her gün darbe tehditleri ile yatılıp kalkılıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalandığı, en üst rütbe ve makamları ele geçirdiği iddia edilen cunta yapılanmaları ile ilgili haberler her gün gazetelerin birinci sayfalarını işgal ediyor. Aylardan beri iktidarın da muhalefetin de başlıca gündemi bu konu...
Özetle askerde hem hükümete karşı derin bir güvensizlik atmosferi hakim, hem de belge soruşturmasını yürüten makamlara karşı. Çünkü bu soruşturmanın en azından yürütülüş biçimi itibariyle kurum olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmayı hedef aldığına inanılıyor. Diğer yandan hükümet de askere güvenmiyor. Ordu içinde darbe hazırlığındaki cunta yapılaşmalarının olduğundan ciddi biçimde kuşku duyuyor. Askeri yargıya güvenmiyor. Hatta Genelkurmay Başkanı'nın şüphelileri koruyup kolladığından şüpheleniyor.
Ergenekon savcıları, askeri yargıya, askeri savcılara güvenmiyor. O nedenle ellerindeki belgeleri askeri yargı ile paylaşmaktan imtina ediyor. İşte bu karşılıklı güvensizlik ortamı, kaygı ve kafa karışıklıklarını daha da arttırıyor.
(BİLAL ÇETİN / VATAN)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



