Hemen başlıktaki sorunun cevabını verelim: Hiç iyi şeyler olmuyor, kötü şeyler oluyor ve böyle devam ederse durum daha da kötüleşecek. Karamsarlık yapıyor, pompalıyor değilim.
Yaptığım, "Güneydoğu'da neler oluyor?" sorusunun cevabını aramak ve güvenilir kaynaklardan edindiğim bilgilerden hareketle vardığım sonucu eğip bükmeden, çarpıtmadan, olduğu gibi aktarmak. Bu değerlendirmenin çoğu kişiyi rahatsız edeceğinin farkındayım, ama biz gazetecilerin görevi okuyucu/izleyiciye duymak istediğini söylemek/görmek istediğini göstermek değil sahiden olup biteni göstermek ve söylemektir. Ne var ki Kürt meselesi gibi bazı "tabu" konular söz konusu olunca medya sahip, yönetici ve çalışanlarının hatırı sayılır bir bölümü hemen otosansür mekanizmalarını işletir, gerçeklerin gizlenmesine, örtülmesine, çarpıtılmasına ve hatta yalanlar üretilmesine pek fazla itiraz etmezler. Fakat bu "görmedim, duymadım, söylemedim" stratejisi, hele söz konusu olan Kürt meselesiyse artık yürümüyor. Çünkü büyük medya dışında, bir yığın kanaldan, internetten, sosyal medyadan sürekli bilgi, görüntü, görüş ve tanıklık akıyor. Dolayısıyla medyanın çoğunluğunun yaptığına, bir bakıma "kendi kendini kandırma" diyebiliriz. Medya kendi kendini kandırıyor olabilir ama yok saymakla Kürt sorunu çözülmüyor, tam tersine her geçen gün daha da çözülmez bir hal alıyor... (RUŞEN ÇAKIR / VATAN)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



