Yardım kuruluşları, insanların, yoksulluğuna çare olan ve yaşanan haksızlığa karşı duran sosyal oluşumlardır. Haksızlığa uğrayan ya da maddi yoksunluk içinde yaşayan kimseler bu kuruluşlardan destek alabilirler.İslamiyet gelmeden önce Mekke‘de gönüllü kişiler tarafından kurulan Hılfül Fudul, o dönem haksızlığa uğrayanların haklarını onlara iade etmek ve onlara yardımcı olmak için çalışmaktaydı. Bu çalışma kapsamına dahil edilen üyeler, özenle seçiliyor ve seçilen kişiler, bu kurum aracılığıyla haksızlığa uğrayanın hakkını iade ediyorlardı. O dönem, Resulullah hiç düşünmeden, bu çalışmanın içinde yer almış ve haksızlığa uğrayan kimselere destek vermişti.İslam toplumlarında , bu kuruluşlar, en küçük birimlerden başlayarak daha geniş kitlelere ulaşmakta ve çalışmalarını tesirli bir şekilde sürdürmektedir.Osmanlı‘da, kimsesiz yaşlıları korumak ve ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş vakıflar vardı, yaşlı ve yoksul hanımlar burada destekleniyor ve bu kimselerin ihtiyaçları karşılanıyordu.

Osmanlı‘da Vakıf ve Derneklerin hizmet alanıMisafirhanelerHayratlar, su kemerleri, sebillerAşevleri, çocuk yuvalarıYoksullara yakacak ve yiyecek temin etmekYetimlerin evlendirilmesi için yapılan yardımlarBorçlulara yardımcı olmakEşinden ayrılmış hanımlara yardımcı olmakOkul çocuklarına yapılan yardımlarYoksulların cenazeleri için gerekli yardımların yapılmasıYaşlı ve kimsesiz hanımlara yardımcı olmakVererek yükselmek

İbn Arabiye göre, vererek yükseliş insanın huzur bulmasının zaruri koşuludur" ( Mustafa Merter, Dokuzyüz Katlı, İnsan )İnsanoğlu yaşadığı dünyada, bir parça huzur elde edebilmek için akılalmaz çarelere başvurmakta, hayatının sonuna kadar da bu arayışını sürdürmektedir. Huzur, insanın en elzem ihtiyaçlarından biridir fakat, kişi çoğu zaman bu ihtiyacını doğru olmayan kanallarda aramaya koyulur. Günümüz insanı, sıkıntıya düştüğünde, sigara ya da içki içerek, eğlence merkezlerinde eğlenerek, israfa varacak kadar para harcayarak... sıkıntısını giderebileceğini düşünüyor. Ama sorunlarını daha da büyütüyor ve insan arayışlarını sürdürüyor. İnsan huzurunu kaybediyor, huzurun kaynağını dışarıda arıyor. Ama içindeki o büyük çekirdeği göremiyor.

Seviyorsanız emek vermelisiniz

Eğer bir çiçeği seviyorsanız, onunla ilgilenmeli, suyunu vermeli, toprağını temizlemeli, sabahları güneşle kucaklaşmasına yardımcı olmalısınız. Çiçek sevgisi ilgi ve ihtimamı, bakımı gerektiriyor ve siz bu bakımı gösterdiğinizde sevgiyle dokunduğunuz çiçeğin büyüdüğünü, geliştiğini görürsünüz. Sevgi insanın kendi türüne yönelik olduğunda ise, alanı çok daha genişlemekte ve bunun tesiri daha üst noktalara ulaşmaktadır.

İnsansınız ve sevginiz de insan renginde bunu unutmayın.Yüce Yaratıcıya karşı sevginizPeygambere karşı sevginizTanıdığımız kişilere karşı sevgimizAile efradına karşı sevgimizGenel olarak insanlara karşı sevgimizDoğaya karşı sevgimizHayvanlara karşı sevgimizİlme karşı sevginizEşyaya karşı sevgimizBütün sevgi alanlarımız ilgi ve emekle beslenmeyi gerekli kılar. Mesela, aile bireyleriyle aramızdaki ilişkiler sevgi boyutunda başlayıp, ilgi ve alaka boyutuyla devam ederken siz farkında olmadan sevginizi her daim beslemektesinizdir. Çocuğunuzla, eşinizle, aile büyüklerinizle ilişkilerinizi saygı ve sevgiye dayalı bir çerçeve içersinde yaşarsınız. Zira onlara karşı beslediğiniz sevgi, sevecenliği , yeterli ilgiyi ve emeği gerekli kılar.

Melanomda erken tanı önemli

Bütün kanser türlerinde olduğu gibi tehlikeli kanserlerinden biri olan cilt kanseri melanomda da erken tanı büyük önem taşıyor.Ege Üniversitesi (EÜ) Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sibel Alper, sıradan benlerle, içinde farklı ve olağan dışı bazı hücrelerin bulunduğu displastik nevüsün (displastik benler) farklı olduğunu söyledi. Sıradan benlerin ‘‘melasonit‘‘ adı verilen deri hücrelerinin gruplar halinde büyümesinden ibaret bir deri oluşumu özelliğini taşıdığını ve erişkinlerde ortalama 10-40 arasında sıradan benlerden bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Alper, bu benlerin ortalama 5 milimetre çapında, net sınırlı, oval-yuvarlak, kubbemsi, tek renkli lezyonlar olduğunu söyledi. Prof. Dr. Alper, displastik benlerin ise sıradan benlerden farklı görünümde ve genellikle 5 milimetreden daha büyük olduklarını, pembeden koyu kahverengiye değişen birkaç renk içerdiklerini anlattı. Sınırları düzensiz olan bu benlerin çoğunlukla güneş gören bölgeler ve sırt gibi bölgelerin yanında, saçlı deri, kalça gibi güneş görmeyen yerlerde de ortaya çıkabildiklerini ifade eden Prof. Dr. Alper, ‘‘Bir kişide 10‘dan fazla displastik ben bulunabilir. Displastik benleri bulunanlarda genellikle sıradan benler de çok sayıdadır. Displastik benlerde melanom gelişebilir. Hiç displastik beni olmayanlara kıyasla 5‘ten fazla displastik beni olanlarda melanom riski 10 kat fazladır. Ben sayısı arttıkça, risk de artar‘‘ dedi.

Muhabir: Haber Merkezi