Murat Yetkin dünkü Radikal‘de köşesine taşıdığı "eski arkadaşından Erdoğan tallili" başlıklı yazısında  ülkenin önemli  iki şahsiyeti ile ilgili yol haritasından bahsediyor. Ve son günlerde tartışma konusu olan "Yeni Anayasa" hususunda Kurtulmuş‘un ortaya koyduğu tavrın analizini yapıyor. İşte o analizden satırbaşları:

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş yeni politikalar üretme peşinde. Örneğin yeni Anayasa çalışmaları konusunda fikir geliştiriyorlar. Kurtulmuş‘a göre, "Yeni bir Anayasa gerekiyor. Ama yeni Anayasa‘nın bir partinin önerileri üzerinde değil, kurucu mantık içinde her kesimin talepleri dikkate alınarak hazırlanması gerekiyor. Bir kurucu komisyon oluşturulabilir. Bu komisyonun  çalışması daha sonra referanduma sunulabilir."

Kurtulmuş, Anayasa‘nın yenilenmesi çalışmalarını 2011 seçimlerine dek uzanan önümüzdeki dönemde yapılacak siyasetin merkezine  yerleştiriyor.

Burada bir uyarısı var. Aslında bir başka açıdan bakıldığında eski bir yol arkadaşının ağzından Erdoğan‘ın önümüzdeki dönem için muhtemel siyaset tarzının tahlili de sayılabilir. Şöyle:

"Erdoğan kabinesinde yaptığı son değişikliklerle ‘As takımını‘ sahaya sürdü. Diyebiliriz ki, elinde sahaya sürecek güçlü oyuncu kalmadı. Dolayısıyla ne yapmak istiyorsa, içinde Bülent Arınç, kendisiyle neredeyse çocukluk yıllarından tanıştığımız dostum Ahmet Davutoğlu, Ömer Dinçer, Nihat Ergün gibi isimlerle yapacak.

Diğer yandan ekonomik zorluklar var. Önünde IMF ile anlaşma ihtimali var. Ama bana göre Erdoğan IMF ile anlaşmaktan kaçınacak. Çünkü böyle bir anlaşmanın oy tabanını zayıflatacağını düşünür. Bence bu çelişkiyi aşmak için son bir hamleyle Anayasa konusunu referanduma götürerek yeniden gücünü artırmayı deneyebilir."

Başbakan Erdoğan, önceki gece TRT Türk‘ün açılış yayınında Anayasa konusunda gerilimden kaçınacağını söyledi. Eski arkadaşı Kurtulmuş ise Anayasa‘yı referanduma taşıma ihtimalini öne sürüyor.

Laiklik tartışmasının yapılmadığı son seçimlerden Erdoğan oy kaybıyla çıktı. Acaba muhalefete, özellikle CHP‘ye açacağı bir laiklik tartışması tuzağıyla Anayasa‘yı, üstelik de ‘özgürlükler‘ tartışması şeklinde referandum konusu yapma yoluna gerçekten gider mi?

Kurtulmuş aslında siyasetin yönünü belirleyici bir tahlil yapmış sayılmalı.

Muhabir: Haber Merkezi