milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Gençlerde korkular

30 AĞUSTOS 2011
SAL 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Korku doğuştan getirdiğimiz insani bir durum... Normal sınırları aştığında patalojik bir sorun olarak ortaya çıkarken çoğu zaman bizi koruyan ve tehlike sinyalleri veren bir duygudur.

  • Gençlerde korkular -

Korku doğuştan getirdiğimiz insani bir durum...Normal sınırları aştığında patalojik bir sorun olarak ortaya çıkarken çoğu zaman bizi koruyan ve tehlike sinyalleri veren bir duygudur. Korkularımız kaybetme endişelerimizle birlikte gelir ve bizi tedbir almaya çağırır. Sağlığımıza ya da varlığımıza zarar geleceğini sezdiğimizde irkilir ve kendimizi korumaya çalışırız. Korkularımızın müşterek gerekçeleri olsa da renkleri vardır. Çocuklukta yaşlılıkta, gençlik döneminde korkumuzun ya da endişemizin renkleri değişebilir.

Ergenlik döneminde genç daha çok toplum tarafından dışlanmaktan arkadaşları arasında saygın bir yer edinememekten ve değersizlik duygusuna kapılmaktan korkar. Bunun için genç çeşitli gruplara girebilir, markalı giysi takıntısına kapılabilir toplumun kabul etmediği kesimlere kayabilir...

Gençlerin korkuları başlıca şu nedenlere bağlıdır:

Karşılaştığı olaylardan ya da yılan köpek, kaza, yangın gibi doğal afetlerden korkmak: Genç yaşadığı toplumda olup biten olaylardan ve kendisine gelebilecek zarardan korkmaktadır. Gencin korkuları, kedi köpek ya da başka bir nesneye yöneldiğinde, yardım almayı gerekli kılabilir...

Hastalıktan, yoksulluktan, okulda başarısız olmaktan korkmak: Genç hastalıklardan ve yoksulluktan korkar ve bu anlamda kendisine gelebilecek zarardan kaçınmaya çalışır. Ancak daha ziyade okulda başarısız olmaktan ve buna bağlı olarak arkadaşları arasında saygınlığını kaybetmekten korkar. Cünkü onun için arkadaşları arasında önemli bir yere sahip olmak, değerli biri olarak tanımlanmak önemlidir. Arkadaşları tarafından dışlanan ve değersizlik duygusuna kapılan genç yalnızlığa çekilir ve güven kırılmasına uğrar.

Bağımsızlaşmaktan korkmak:

Ergen bağımsızlaşmak ve bazı kararlarını kendisi vermek istemektedir. Ancak yanlış aile tutumlarına maruz kalan ya da buna bağlı olarak düşük benlik saygısına sahip olan gençler bağımsızlaşma sürecinde çeşitli zorluklar yaşayabilirler. Genç tek başına hareket etmekten korkmaktadır ve korkuları onu çevresindeki insanlara bağımlı kılmaktadır.

Fırtınalı bir dönemdir gençlik dönemi... Korku ve heyecan duygularının, zihinsel aktivasyonun, güç ve enerji motivasyonunun hat safhada olduğu bir süreçtir. Bu süreçte aileler genci doğru kanallara yönlendirmeli ve onu enerjisini faydalı işlere harcaması yönünde teşvik etmelidirler. Unutmayalım Efendimiz, "hepiniz çobansınız ve maiyetinizdeki kişilerden sorumlusun" diyor ve bizleri çocuklarımızı ailemizi korumaya teşvik ediyor.

Çevresiyle ilişkilerinde başarısız olmaktan korkmak:

Genç çevresindeki insanlarla tanışmaktan yeni gruplara açılmaktan korkabilir. Böyle durumlarda insanlardan uzak kalmaya çalışır ve hata yapmaktan korkar. Ona göre hata yapmak arkadaşları arasında küçük düşürülmek bir başarısızlık sebebidir...

Kent tutsağında çocuklar

Büyüklerimiz anlatır, onlar çocukluk yıllarını köylerinde, yemyeşil bahçelerde geçirmişler. Tahta parçalarından bebekler, çamurdan evler, yaban çiçeklerinden süs eşyaları yaparlarmış. Korkuları yokmuş onların. Umutları varmış, tabiatın bozulmamış ahenkli çehresi korkuyu silip ümit ve sevgi verirmiş minicik beyinlerine. Büyük annelerle büyük babalar peygamber kıssalarıyla büyütürlermiş çocukları.

O zamanlar, çocuklar oynarken, bir tekerin altında can vermek korkusu nedir bilmezlermiş. Ya da güpegündüz kaçırılma kabusları görmezlermiş. O zamanlar çocukların duygularını kirletecek televizyon da yokmuş. Onlar çocukluk çağının en güzel döneminde, oyun meydanlarından koparılıp ağıır iş ortamlarına itilerek, geleceğin sisli buğulu belirsizliğini omuzlarında hissetmezlermiş. Hatta o zamanlar iş bulma, barınma sağlık problemleri genç dimağları henüz hayatın başında karamsarlığa sürüklemezmiş.

Büyüklerimiz anlatırlar:

O dönemler enflasyon belası doğmamış, trafik canavarı ise bugün olduğu gibi acımasız ve korkunç boyutlarda cinayetlerini işlemiyormuş .

Dindar insanlar her yerde saygı görür saygıyla anılırlarmış. Bütün anlatılan bu hayat öyküleri, şimdi bizlere masallarda yaşanmış bir efsane gibi geliyor öyle değil mi? Çünkü artık kentlerden etkilenen köyler, kasabalar, doğal dokusunu yavaş yavaş kaybediyor.

Büyüklerimiz anlatırlar: Onların zamanında insana değer verilirmiş, sevgi ve dostluk dağların ardına sürgün edilmemiş. İnsanların yüzündeki tebessüm toprağa sarılıp kaybolmış...

Oysa bizler bu gün onların öykülerinden özlemle söz ediyoruz.

Hele, çöplerden beslenen çocukları gördüğümüzde ya da yoksul bir ailenin göçüne şahit olduğumuzda başımızı arkamıza çevirip utançla bakınıyoruz...!

Bugün, bozulmamış saf ve duygulu insanlara, kirlenmemiş sevgiye, umuda hatta bozulmamış tabiata, suya havaya büyük bir özlemle bakıyor ve anıyoruz. Her şeyden önemlisi çocuklarımız güçlü bir kişiliğin temelini atacak modellerden ve bizatihi hayatın kendisini tanımaktan uzak yaşamaktalar bu içimizi buruyor.

Hangimiz çocuğumuzu çağın kirlerinden koruyabiliyoruz?

Hangimiz bu, zorlu hayat şartlarını çocuklarımıza yansıtmadan yaşayabiliyoruz? Ve hangimiz çağın hayatımıza akseden yalnızlık bencillik ve çıkarcılığından etkilenmeden yaşayabiliyoruz?

Hangi çocuk ufuklardaki hayallerine ulaşabiliyor?

Çocuk..!

Henüz hayatın başında boyundan büyük yükün altına itiliyor artık.

Umut: Çocuğun gelecekle varoluş süreci arasındaki belirsizlik.

Sevgi: İnsan türüyle bütünleşen yoğrulan bir unsur. Sevgi ve umut bir çocuğun ruhunu ve kalbini kapsayan önemli bir ihtiyaç. Ama şimdilerde, çağın karanlığında mahsur kalan bir yetim sevgi...

Bütün bu özlem ve hayallerini kaybedip, hasretini buğulu gözlerle pencereden seyreden bu çocuklar, artık hayalleriyle yeniden buluşmalı. Şu gerçek ki, bu karamsarlığın içinde düşlerin gerçekleşmesi günler hatta yıllar boyu sürebiliyor. Ama buna ulaşmak için umut gibi değerli bir hazinemiz var.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 30.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: çocuk, genç, korku,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Çocuklarda okul fobisi
    2. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    5. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    6. Gençlerde çatışma
    7. Çalışan kadınlar
    8. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    9. Cinselliği tetikliyor
    10. Abdurrahman Bin Avf
  • Diğer

    1. Fetih namazı
    2. Fethimiz mübarek olsun!
    3. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    4. Milli Görüş barışın dilidir
    5. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    6. Ayasofya'yla Konuşmak..
    7. Çatışmada şehit olmuş
    8. Toplu sınav sistemi için hedefi 2015
    9. Yakalanmamak için uyuşturucu yüklü aracı ateşe verdiler
    10. Sezaryene neşter
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek