milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

04 ŞUB 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • CİNAYET ŞEBEKESİ
  • ZİNA SERBESTKEN NASIL DİNDAR NESİL YETİŞTİRİLECEK?
  • ONLAR ALLAH'A GÜVENİYORLARDI
  • KILIÇDAROĞLU, GERÇEKLERİ BİLEREK ÇARPITIYOR
  • 'SINIR' TANIMAYAN DOSTLUK
  • DÜNYADAKİ EN BÜYÜK SORUNU TÜRKLER ÇÖZDÜ!
  • HAKKIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İÇİN DUA EDELİM
  • 'ÖLÜMÜNDE İHMAL VAR'
  • 'ASLINDA BİR YIL ÖNCE ÖLECEKTİ'
  • KÜRECİK-TEL AVİV HATTI

Alman Akademisyen Dr. Esther Debus Millî Gazete’yi yazdı
Etkisi tirajından çok daha fazla

05 NİSAN 2010
PZT 00:25

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ünlü Alman Şarkiyatçı Dr. Esther Debus, Millî Gazete'yi konun alan Yüksek Lisans tezini kitaplaştırdı. 

  • Etkisi tirajından çok daha fazla -

Alman Akademisyen Debus, Millî Gazete'yi anlatırken, "Tirajı, onun pek de yaygın olmayan bir gazete olduğunu düşündürse de, yarattığı etki, satış rakamlarının ortaya koyduğundan çok daha güçlüdür" ifadelerine yer veriyor. Debus, gazeteyle ilgili "İslam'ın Türkiye ve yurtdışında kaydettiği ilerlemeleri ve "emperyalizm tarafından ezilen Müslümanların" mücadelesini takip eder" değerlendirmesinde de bulunuyor.

2001 yılıydı. Askerde bir subay sivilde ne iş yaptığımı sormuştu.. "Gazeteciyim" dedikten sonra, peşinden "hangi gazete?" sorusu gelmişti. Bir çok meslektaşımın aksine hiç komplekse girmeden, tavrını da tahmin ederek, Millî Gazete demiştim. Subay bir süre durakladıktan sonra, "Haa, şu bizim sakıncalı gördüğümüz gazete dimi?" dedi. Ben, "anlamadım neden sakıncalı dediniz" diye sorunca, "o gazete dinci, dini yayın  yapmıyor mu" diyerek inanılmaz bir karşılık vermişti. Hemen gecikmeden, "İyi de, dinden bahseden bir gazete neden sakıncalı olur ki" diyerek soruyla cevap vermiştim kendisine. Merdivenlerde ayak üstü durumdaydık ve kendisi "bu mevzu uzun, sonra tartışırız" diyerek yanımdan uzaklaşmıştı..

Evet, bazılarına göre Millî Gazete sakıncalı, bazılarına göre tehdit... Millî Gazete bugün Genelkurmay'ın akredite etmediği yayın kuruluşları arasında da yer alıyor. Diyeceğim o ki; Türkiye'de birilerinin sakıncalı gördüğü Millî Gazete, bugüne  kadar çok sayıda araştırmaya, makaleye konu edindi. Hakkında yazılar yazıldı, müspet ya da menfi eleştirilerde bulunuldu.

Hatırlar mısınız bilmem; geçtiğimiz yıllarda Fransa'nın ünlü kanalı TV5, 24 Saat İstanbul'u konu alan bir canlı yayın yapmıştı. Daha çok tarihi yarımada ve sur içi İstanbul'unda geçen çekimlerde, kamera bir an gazete bayiine 'zoom'landı ve iki gazeteyi ekrana getirdi. Millî Gazete ve Hürriyet. Her iki gazeteyi de Türkiye'nin 'etkili iki gazetesi' olarak ifade etti Fransız televizyonu. Haksız da sayılmazdı. Biri Aydın Doğan'ın ifadesiyle "Devletin gazetesi", diğeri ise, Milletin gazetesi idi.. (Burada 'millet'ten kasdımız elbette anasır-ı İslam)

Bu kaçınılmazdı da. Zira şu tartışmasız ki; Milli Gazete 38 yıldır bu ülkede, bu milletin değerlerini referans edinerek yine bu milletin hizmetinde olmaya devam ediyor..

Bugün var olan bir çok refikinin olmadığı yıllarda, çarpık sisteme en ciddi eleştirileri, muhalefeti tek başına yürüten, İslami düşüncenin bugünlere gelmesinde emeği geçenlere yer açarak, hem ekol, hem de okul vazifesi gördü. Bugün muhafazakar/İslamcı camiada söz söyleyebilen, yazıp çizen pek çok ismin eğitim yeri oldu Millî Gazete..

Yüksek lisans tezi: Millî Gazete

Millî Gazete'yle ilgili son çıkan eserlerden birini Almanya'dan Dr. Esther Debus kaleme almış. Debus bu çalışmayı Almanya'nın Freiburg, Münih ve Bamberg Üniversiteleri'nde Şarkiyat (Türkoloji ve İslam Bilimi) Öğrenimi gördüğü yıllarda Yüksek Lisans tezi olarak hazırlamış. "Türkiye Cumhuriyeti'nde "Fetva Müessesesi" Çerçevesinde Millî Gazete'de Yayınlanan Fetvalar" çalışması geçtiğimiz günlerde Libra Yayınları arasından çıktı. Kitapta özellikle, 12 Eylül Darbesinin ardından Milli Selamet Partisi (MSP)'nin kapatıldığı dönemde, 1981 yılında gazetenin duruşu ve yayınlanmış onlarca fetvaya yer verilmiş.

İslam Hukukunda fetvaların tarihi ve işlevi, Laik Türkiye'de Fetvalar, Millî Gazete ile Milli Selamet Partisi ilişkisinin bölümler halinde ele alındığı kitapta, Millî Gazete "Fıkıh Köşesi"nde yayınlanmış, Namaz'dan evlenmeye, mirastan, faize, vergilerden resimlere, devlet düzeninden gayr-ı müslimlerle ilişkilere kadar, pek çok konuda sorulan sorulara verilen cevaplar irdeleniyor. Soru sahiplerinin dağılımı, soru tiplerinin de sunulduğu kitapta, Millî Gazete'nin etkisi konusunda da hayli çarpıcı tespitler yer alıyor. Yazar kitapta, sadece fetvalar ve cevaplarına eğilmemiş elbette. Seküler/laik bir devlette yaşayan Müslüman toplumun ruh hali, verilen fetva veya dini görüşlerin o toplum üzerindeki etkilerini de ele almış. Esther Debus'a göre, Millî Gazete, hem verdiği haber, yayınladığı yorum ve içerikle, hem de İslamî noktada duruşuyla seküler sisteme ciddi anlamda tavır almaktadır.

Alman akademisyen Debus'a göre, 1928 yılında Anayasa'dan "devletin dini İslam'dır" ifadesinin çıkarılmasıyla birlikte, Cumhuriyeti yönetenlerin, İslam hukukuna dayanan Osmanlı İmparatorluğu geleneğine yüz çevirdiği, dinin siyasetten tamamen ayrıldığı hatırlatılıyor.

Millî Gazete, 'Resmi Fetvalar'a karşı güvence oldu

Dr. Esther Debus'un yaptığı en çarpıcı analizlerden birini de "fetvaların devlet tarafından kullanılması" ve devletin dine bakışındaki paradoks oluşturuyor. Debus, 11 Nisan 1920 tarihinde Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin verdiği fetvayla, Cumhuriyet'in  ilan edildiğini, Ankara Müftüsü Rifat Börekçi'nin fetvasıyla da Cumhuriyet ve devrimlerinin desteklendiğini hatırlatarak, "Cumhuriyet fetvayla kurulmuştur ama Laik devlet, Müslüman halkı kontrol, için denetim altına aldığı din görevlilerini istediği gibi konuşturmuştur" diyor.

Millî Gazete'nin duruşu ve yayınlanan fetvaların bu noktada önemli bir boşluğu doldurduğu, kontrollü dine karşı gerçek ve özgün bir yapı ortaya koyduğunun belirtildiği kitapta, "Millî Gazete'nin fetva köşesinde her türlü konunun hiçbir yaptırımdan çekinmeden, ele alınacağına dair taahhüt, verildiği" hatırlatılıyor.

Aslında kitapta 1 Ocak -31 Aralık 1981 tarihleri arasında konu edilen 410 fetvada ve analizlerde, Millî Gazete'nin Ehl-i Sünnet çizgisinden asla sapmadığı, öte yandan,  devletin talebi üzerine Diyanet görevlilerinin verdiği bazı yorumları düzelttikleri de ifade ediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, 19 Aralık 1960 tarihli CHP'nin talebi üzerine çıkardığı "Nüfus Planlaması ve doğum kontrolü"ne verdiği desteğe, Milli Gazete'nin "fetva aktarıcısı" Yusuf Kerimoğlu'nun, "gebeliğin her türlü önlenmesi haramdır. Tek istisnası kadının onayıyla yapılabilecek "azl"dır" görüşü örnek veriliyor.

Alman Akademisyen Dr. Esther Debus, kitabında sadece fetvalara yer vermiyor. Millî Gazete'nin yüklendiği misyon, Türkiye'de ve İslam dünyasındaki karşılığını da ele alıyor. Debus, Millî Gazete'yi anlatırken, "Tirajı, onun pek de yaygın olmayan bir gazete olduğunu düşündürse de, yarattığı etki, satış rakamlarının ortaya koyduğundan çok daha güçlüdür" ifadelerine yer veriyor. Debus, Millî Gazete'nin iç, dış siyasete, ekonomik, kültürel sorunlara ve olaylara dair yapılan yorumlarda dobra dobra davrandığını belirttikten sonra ekliyor; "Hak geldi, batıl zail oldu" sloganına (ayet) uygun olarak gazete, İslam'ın Türkiye ve yurtdışında (İran Pakistan, Sudan vs.) kaydettiği ilerlemeleri ve "emperyalizm tarafından ezilen Müslümanların" mücadelesini (Afganistan, Sovyet Cumhuriyetleri, Filistin) takip eder."

Türkiye'de, yaşadığı toplumun değerlerine karşı kullandığı aşağılayıcı ifade ve yorumlarda bulunan bazı aydınların aksine, Yazar Esther Debus'un, bu tarz üsluptan kaçındığı, objektif bir dil kullandığı da dikkatlerden kaçmıyor. Yayınevinden, Tarihçi Rıfat Bali'ye Dr. Esther Debus'un Türkiye'ye gelip gelmediğini sordum. "Gelmez" dedi ve ekledi. "Biz o çalışmayı Almanca'dan çevirerek okurumuza kazandırdık." Bu arada, Debus'un doktora çalışmasını da İslamcı düşüncenin ilk yayın organı Sebilürreşad üzerine yaptığını, bu çalışmanın da yine Libra Yayınları'ndan çıktığını ekleyelim.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 05.04.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: MUHARREM COŞKUN / Türkiye
  • tags Etiketler: milli gazete, almanya, televizyon, fransa, milli görüş, din, islam, türkiye, laiklik, fetva,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • nicelik-nitelik

    Gönül ister ki 1 milyon satsın gazetemiz...

    Lakin, önemli olan sayının çok olması değil güçlü olmak... Fikirlerin güçlü olması... Söylemlerin "milli" olması... Dik duruşlu olmak, kimsenin önünde eğilmemek mesele...

    arslanyhy | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 06 Nisan 2010 15:59

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Kültür

    1. Hat sanatı üstadının 800 yıllık şaheseri
    2. AKM restore edilecek
    3. Vakıf müzelerine ziyaretçi akını
    4. Kuşbakışı Muğla Fotoğrafları sergisi
    5. Tıp tarihinin hazineleri bu kütüphanede
    6. Naşit Özcan anılıyor
    7. İstanbul'un kültür havzası
    8. Senaryo Yazarları Derneği yönetimi belirlendi
    9. Kubbealtı kurslarında yeni dönem
    10. İstanbul'un kış tarihi
  • Diğer

    1. Ali Emiri de Kandil'de coşkusu
    2. Vatandaşlığa geçince babamı öldürenleri araştıracağım
    3. "Ulaşılmadık tek bir genç kalmayacak"
    4. Hukukta arabuluculuk, yargılamalardan hızlı olacak
    5. Mevlid Kandili coşkuyla idrak edildi
    6. Siber tehditlere karşı düzenleme şart
    7. Sandık, gurbetçilerin ayağına gidecek
    8. Şehidin ailesine Devlet Övünç Madalyası verildi
    9. Hakkâri'deki patlamaya ilişkin bir kişi tutuklandı
    10. Kılıçdaroğlu, Auster'i Türkiye'ye davet etti
  • Çok Okunanlar

    1. 'Sınır' tanımayan dostluk
    2. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    3. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    4. PKK, Baas'la kol kola
    5. Kürecik-Tel Aviv hattı
    6. Ömrünü özgürlüğe adadı
    7. 'Aslında bir yıl önce ölecekti'
    8. Başoğlu dualarla uğurlandı
    9. İslam Coğrafyası Sömürge Eğitimi altında
    10. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
  • Çok Yorumlanan

    1. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    2. Katledilen Türklerin yakınlarına 10 bin Euro 'sus payı'
    3. 40'ıncı yıl anısına 101 abone
    4. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    5. Hâile-i Osmaniye
    6. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
    7. Suriyeli öğrenciler de kaçtı
    8. Ömrünü özgürlüğe adadı
    9. İYİ-DER 4. Gençlik Şurası
    10. Guguk Kuşu'nun galası
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek