Dival sanatçısı Fatma Sema Tekerek‘in el emeği, göz nuru ile hazırladığı, Esma-ül Hüsna‘nın nakışla buluştuğu, ‘Sonsuz Evrende Bir Vav ile Bütünleşmek‘ adlı sergisi Türk İslam Eserleri Müzesi‘nde sanatseverlerle buluşuyor.
Geleneksel sim sırma sanatını 4 yılda, sabırlı bir emekle Esma-ül Hüsna‘ya nakşeden Fatma Sema Tekerek‘in koleksiyonu 27 Temmuz Salı günü Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY‘ın katılacağı açılışla sergilenmeye başlayacak. Osmanlı Sarayından günümüze kadar gelen, aynı zamanda ismi Kahramanmaraş‘la özdeşleşerek Maraş işi olarak anılan sim sırma sanatını, Kız Meslek Lisesi‘nde açılan kursta öğrenerek geliştiren Kahramanmaraşlı Fatma Sema Tekerek, bu sanatı 19 yıldır ustalıkla icra ediyor. 4 yıldır 8 kişilik ekiple, Ünlü hattat İsmet Gülnihal‘in 99 Esma-ül Hüsna‘sını dival tekniğiyle, nakış nakış işleyen Fatma Sema Hanım‘ın sergisinde birbirinden değerli yaklaşık 200 eser yer alacak. Aynı zaman da sergilenen eserler Esma-ül Hüsna‘ya yönelik çok sayıda çalışması bulunan Senai Demirci‘nin yazdığı metinlerle kitaplaştırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın desteklediği, Yapı Kredi‘nin sponsorluğunu üstlendiği sergi, Sultanahmet‘te bulunan Türk İslam Eserleri Müzesi‘nde 27 Temmuz- 10 Ağustos tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.
Unutulmaya yüz tutmuş dival sanatının bu sergi ile canlandırılması ve gelecek kuşaklara ışık tutması bekleniyor.
Fatma Sema Tekerek‘e göre dival
Dival, çift dikişle gider yoluna, önünü arkasına, arkasını önüne alır, sağlam, sabırlı ve vakur adımlarla. Her iğne girişi ‘hayırlı ve helal yol‘a bir yürüyüştür. Daha sonra kartona gerilerek cülde adı verilen özel tezgahta üstten çok katlı sim ya da sırma ile alttan mumlanmış iplikle karşılıklı tutturularak yapılan dostane bir birliktelik oluşturur yine sevgiyle.... Cüz kesesi olur bazen, kahve ibriği torbası, nihale, terlik, pabuç, yatak örtüsü sevgiliye, bindallı, perde, bazen hasreti anlatır mendille, inancı anlatır seccadeyle...





