Özürlüler İdaresi Başkanı Bekir Köksal, yerel yönetimlerle kamu kurumlarının hizmet ve binalarını engellilere uygun hale getirmesi için tanınan sürenin 2012 Temmuzda sona erdiğini belirterek, ‘‘Ondan sonra sivil toplum kuruluşları ve özürlüler devlet aleyhine, belediyeler aleyhine tazminat davaları açabilecekler. Yani engelliler gelecek yıl zengin olacak‘‘ dedi.
Özürlüler İdaresi Başkanı Bekir Köksal, yerel yönetimlerle kamu kurumlarının hizmet ve binalarını engellilere uygun hale getirmesi için tanınan sürenin 2012 Temmuzda sona erdiğini belirterek, ‘‘Ondan sonra sivil toplum kuruluşları ve özürlüler devlet aleyhine, belediyeler aleyhine tazminat davaları açabilecekler. Yani engelliler gelecek yıl zengin olacak‘‘ dedi.
Köksal AA muhabirine yaptığı açıklamada, engellilerin de sağlıklı insanlar gibi kendilerine sunulan hizmetlerden yararlanabilmesi ve evlerinden çıkabilmesi için 2005 yılında özürlüler yasasının yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Yerel yönetimler ve kamu kurumlarının konuyla ilgili çalışma yapmadığını, gerçekleştirilen birtakım çalışmaların da yetersiz kaldığını vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:
‘‘Kurumlar, belediyeler sanki zamanın geçtiğinin farkında değiller. Hala bu konuyu ele almalarında sıkıntılar yaşıyoruz. Halbuki bu süre 2012 Temmuz‘da bitiyor. Ondan sonra sivil toplum kuruluşları ve özürlüler devlet aleyhine, belediyeler aleyhine tazminat davaları açabilecekler. ‘‘
Lütuf değil görev
Engellilerin de sağlıklı vatandaşlar gibi bu toplumun insanları olduğuna dikkati çeken Köksal, yapılan ve yapılması gereken hizmetleri ‘‘engellilere bir lütufmuş‘‘ gibi görmediklerini, kimsenin de bunu böyle algılamaması gerektiğini belirtti. Köksal, ‘‘Bütün hizmetlerden yararlanmak her vatandaşın olduğu kadar engellilerin de hakkı. Devlet olarak bizim bir görevimiz bu‘‘ dedi.
"Durumun bilincinde değiller"
Bazı belediyelerin engellilere yönelik düzenlemeler yapmasına rağmen standartlara uymadığını ifade eden Köksal, ‘‘Yaptığınız rampanın eğiminin bir standardı var. Eğim oranının en fazla yüzde 10 olması gerekiyor. Ama bir bakıyorsunuz yüzde 30, yüzde 40 eğimle, standarda uymayan bir şekilde rampalar yapılıyor. Ya da asansör yapıyorsunuz, ama tekerlekli sandalyeli bir insan giremiyor. Standartları olmayan bu tür hizmetlerin yapılmasının da hiçbir anlamı yok‘‘ diye konuştu.





