Her 43 saniyede muhtemelen sakatlanmalı iş kazası ve her 110 saniyede bir ölümlü iş kazasının yaşandığı ülkenin ekonomisi büyürken, vicdanı küçülüyor. Zonguldak'ta göçük altında kalan iki işçinin ölüsüne bile ulaşmak, bir haftada mümkün olmadı. Bu arada cenazeleri karışan sekiz madencinin naaşları mezarlarından çıkartılıp teşhis edilirken, ölümlerin arkasındaki sermayenin parmak izleri silinmeye başlandı.
İşçiyi işverenden kiralayarak çalıştıran devlet, o işçilerin sürekli cenazelerine katılırken ne 'işçi' adını çıkartıp attığı 'iş güvenlik yasasını' ne de daha fazla 'esneteceği iş koşullarından' bahis açtı. Kaza metafiziğine sığınan 'kutsal piyasacılar' teslimiyetçi, boyun eğen yani 'kaderci' işçi ordusu tasarımını toz kondurmadan savundular. Ama rekabet gücünü, ucuz kan bedeline ödünleyen düzenin 'kader' değil insan yapımı 'kar hırsı'olduğu yine bir piyasa rasyonalitesiydi. Neoliberalizmin çok kollu, çok boyutlu 'insan kıran' sistemi 'emek karşıtlığını' yükseltirken işçi konfederasyonlarının Tekel direnişi sürecinde 22 Şubat'ta alınan, 26 Mayıs'taki tam günlük grev kararını, 'yeterli koşullar oluşmadığı' gerekçesiyle çıkmaza soktular..
Kaderci ideoloji üretiminde pay sahibi sendikal anlayış köhne ve mücadele güdüsünü kaybetmiş yapısıyla sahnedeki yerini kaybetti. Son otuz yıldır kademe kademe alınan sosyal haklara, dayatılan 'iş modellerine' karşı düşük soluklu sendikal tepkilerle örgütlü mücadeleye büyük darbe indirmişti. Çalışma yasalarının ILO normlarına uygun hale getirilmesinden, işçi hayatının yasal teminat altına alınmasına kadar bir dolu başlık bekletilirken; sendikalar, 'emekçiyi' yeni ekonomik düzene uyumlandırma mercii oldu. Hak ve hukukun süpürülüp temizlendiği ülkede başlarında siyah bantlarıyla Türk-İş temsilciliklerini işgal eden Tekel işçileri kendilerine buyrulan 'kaderlerine razı gelmeyeceklerini' eylemleriyle gösteriyorlar...
Büyük söylem; kadercilik, genel grevin gerekli koşullarının oluşmaması, dün çıkan Madencilik Kanunu'yla zeytinliklerin de maden işletmelerine açılması ama iş güvenliğiyle ilgili en küçük düzenlememe içermemesi, itfaiyeden sağlık hizmetlerine bütün uzmanlık gerektiren hizmetlerin 'kiralık işçiliğe' bırakılması, daha da esnek çalışmanın yaygınlaştıracak istihdam çözümleriyle kendini genişletiyor. Emekçilerin başı çektiği 'emek karşıtlığı' mücadelesinde, sendikalar bayağı geriden gelerek 'emek karşıtlığı' operasyonunun parçası oluyorlar.
(Nihal Kemaloğlu / AKŞAM)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



