Devlet dairelerindeki kimi dolaplarda ‘‘Yangında ilk kurtarılacak‘‘ yazar.  Hürriyet‘teki değişiklik, beklendiği üzere Ertuğrul Özkök‘ün ‘‘Yangında ilk kurtarılacak‘‘lar listesinde olmadığını gösterdi.

Hürriyet, Kanal D, Posta, kızlar ve milyar dolarlık vergi cezaları ağır bastı, Özkök 20 yıllık rekor görev süresinin ardından bayrağı Enis Berberoğlu‘na devretti.  Özkök, sitcom gazetecilik anlayışıyla Hürriyet‘i kendi alanında en çok satan, en çok konuşulan, en çok para kazanan bir marka haline getirdi.  Gazetecilik anlayışıyla mutabık olmadığım bir isim olmasına rağmen, kitle gazeteciliğinde çok başarılı olduğunu kabul etmemiz gerekir.  Günahları ve sevaplarıyla medya tarihindeki yerini aldı, almaya devam edecek...

Gelelim Doğan Grubu‘na.  Hürriyet‘le özdeşleşmiş bir isimle neden yollar ayrıldı?  Son 10 yıl doğru okunamadığı için.  Ben Hürriyet‘le ilgili tüm kusurun Özkök‘te olduğu, patronajın bunun dışında olduğu yorumlarına katılmıyorum.  Genel yayın yönetmeni gazetenin çizgisini  elbette etkiler ama belirleyemez. Belirleyici olan patrondur.  Patronajın medya gücünü gazetecilik dışı işler için kullanması Türkiye‘de basını bu noktaya getirmiştir.  Karton fabrikasından Hilton Oteli‘ne, rafineriden benzinciliğe uzanan bir yelpazede, zayıf iktidarlarla ilişki açısından Özkök ideal bir isimdi.  Tek parti iktidarı bu düzeni bozdu.  Hala eski alışkanlıklarını sürdüren medya grubu, manşetler, ana haber bültenleriyle iktidarı terbiye edeceğini düşündü.  Bayrak mitingleri bunun için manşete taşındı, ‘‘411 el kaosa kalktı‘‘ manşetleri, ortaklaşa bir biçimde bunun için atıldı.  Mesaj netti: Benim dediğimi yapmazsan ben de senin partini kapattırtırım.  AK Parti kapatılmaktan kıl payı kurtuldu...

Siyasetçilerin medyanın yanlışları kadar kendi yanlışlarını da gözden geçirmesi ve bu alanda bağımsız, temiz ve özgür medyanın önünü açacak düzenlemeleri yapması gerekir.

Muhabir: Haber Merkezi