milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ın 50. Akademik yılı
‘Dinimizi daha iyi yaşayabilirdik’

05 ARALIK 2009
CMT 00:40

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İslam hukuku dalındaki çalışmalarıyla yarım asrı geride bırakan Prof. Dr. Hayrettin Karaman, dini ilimlerle ilgili 50 yıl önce birkaç kaynak kitap olduğunu belirterek, ''Böyle bir zamandan, 2009 yılında İslam Ansiklopedisi'ni telif edecek hale geldik. Bugün İslam dünyasında bu eserin ikincisi yok. Arapça'ya, İngilizce'ye tercüme etmek için ansiklopedinin yazılmasının bitmesini bekliyorlar'' dedi.

  • ‘Dinimizi daha iyi yaşayabilirdik’ -

50. akademik yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından düzenlenecek programla akademik hayatı incelenecek olan Karaman, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Halen emekli olarak akademik çalışmalarını sürdüren Karaman, İslam hukuku alınında çalışmaya başladığı ilk yıllarda tek parti ve çift parti dönemi olduğunu ifade ederek, ''o dönemde din alanında konuşan, ehliyetli olarak fetva veren, bir vaaz tertip edecek kadar bilgili insanların az olduğunu'' söyledi.

''O dönemlerde Arapça ve fıkıh gibi dersleri okutmanın yasak olduğunu'' anlatan Karaman, şöyle konuştu:

''Kaçak okutanlar vardı, eski medreselerden mezun olanlardan... Bir kısmı hayatını kazanmak için başka işler kurmuş kişilerdi. Onlar kendilerine 'metruk' derlerdi. 'İlim bizi terk etti' manasında... Bunlar da iki sebeple gençlerle fazla ilişki kuramıyorlardı. Biri dil farkıydı, biri de yasak... Yasak olduğu için cezai müeyyidesi vardı. Evinizde insanları toplayıp konuşamazdınız. Camide vaaz edecekseniz konu sınırlıydı. Ancak ibadet ve ahlak konularında konuşabilirdiniz. 1961-1963 yılları arasında Kadıköy merkez vaizliği yaptım. 'Vaaz vesikası' diye bir şey vardı. Onun arka sayfasında talimat yazıyordu. 'Vaazlarınızda iman, ibadet, ahlak konularının dışına çıkmayacaksınız' diyordu. Ders okutmak yasak, Arapça, fıkıh gibi... Hem dil farkı vardı hem de yasaklar yüzünden halkla irtibat kurmak zor oluyordu. O zaman ortada Sebil'ür-Reşat ve Bediüzzaman'ın risaleleri vardı. Başladığımızda bu alanın fakir olduğu bir dönemdi. 1948-1949'da Türkiye'nin çoğu yerinde 2 yıllık imam hatip yetiştirmek için okullar açıldı. 1951'de 7 sınıflı imam hatipler açıldı.''

"O an okumaya karar verdim"

''Kur'an-ı Kerim okumaya geç sayılabilecek bir yaşta başladığını'' anlatan Karaman, şunları söyledi:

''Daha evvel bu tezgahta bezim yoktu. Ortaokuldayken doktor olmak istiyordum. Sonra bu işi götüremedik, esnaf olmaya karar verdik. Onu da beceremedik. Daha kalbin açılma zamanı gelmemiş demek ki. Bir gün anneannem, evde fısıltı halinde Kur'an-ı Kerim okuyordu. Birden tabir edilmez bir şekilde cazip geldi ve o an okumaya karar verdim. Sonra Kur'an-ı Kerim okudum. Sonra bir hocaya gittim. Bir gün, hoca beni dinlerken söylediğimi Türkçe'ye çevirdi. Ben önce bunu okumaya aşık olmuştum. 'Siz' dedim, 'şimdi öyle bir şey yapıyorsunuz ki şimdi ben buna aşık oldum.' Hoca, 'Kur'an-ı Kerim'i anlamak için Arabiyyat okuman lazım' dedi. 'Okutun' dedim. 'Yasak ben okutamam' dedi. O zaman Ahıskalı Server Efendi isimli bir zat vardı, ilim öğretmek yasaklandığı için bakkallık yapıyordu. Ona müracaat ettim. O gizli olarak birkaç kişiyi okutuyordu. Orada başladık. Yaklaşık 8 ay orada okudum. Sonra 1951 yılında Çorum'da imam hatip mektepleri açıldığı ilan edildi.''

Karaman, ilk hocalarının, ''Darülfünun ilahiyat mezunları Tahir Elliiki ve Fatih Dörttay ile Mevlüd Efendi, Tahir Büyükkörükçü ve Hakkı Özçimi'' olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Konya'da okuduğunu da dile getirerek, ''Konya'da okumamın özel bir sebebi yoktu. Benim yaş durumum müsait olmadığı için çok uğraştım. Birinci dönem kapanmak üzereydi. Yedi okula da 'beni alın' diye mektup yazdım. İlk cevap Konya'dan geldiği için oraya gittim'' dedi.

Karaman, İslam enstitüsündeki ilk hocalarının ise Üsküdarlı Hafız Ali Efendi, neyzen Halil Can, Ahmet Davudoğlu, Bekir Sadak, Ali Özek, Zekai Konrapa ve Kemal Edip Kürkçüoğlu olduğunu kaydetti.

Fıkıh ilminin 50 yıllık gelişimi

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Türkiye'de son 50 yılda fıkıh ilminin nereden nereye geldiği konusunda da şunları kaydetti: ''O zamanlarda birkaç kaynak vardı. Fıkıh alanında bir ilmihal... Bir de ilmihalin devamı olan İslam hukuku adına buluşabildiğimiz bu iki konuda ses veren bir insan vardı, o da Ömer Nasuhi Bilmen'di. Bir de imam hatiplerde okunan Ahmet Hamdi Akseki'nin 'İslam Dini' diye bir kitabı vardı. Bu eserlerde de fıkıh ilmi üretilmiyordu. Malumatın toplanması vardı. Akseki'nin, 'İslam Dini' kitabında biraz hareketlilik vardır. Böyle bir zamandan, 2009 yılında İslam ansiklopedisini telif edecek hale geldik. Bugün İslam dünyasında bu eserin bir ikincisi yok. Arapça'ya, İngilizce'ye tercüme etmek için ansiklopedinin yazılmasının bitmesini bekliyorlar.''

''Fıkıhta muallakta kalmış soruların bugün cevapları var mı?'' sorusuna Karaman şu karşılığı verdi:

''Birçok muallakta kalmış soru vardı. O gün insanlar Hanefi mezhebinin kitaplarında yazanların dışında fetva vermiyorlardı. Bunu iyi bilmek lazım. Hiç olmazsa, gerektiği yerlerde Hanefi mezhebinin içtihatları yeterli değilse muhatabın sıkıntısını gidermiyorsa bir başka hak mezhebin içtihadıyla fetva verebilirsiniz ya da onu nakledersiniz. Ebu Hanefi'nin içtihadını naklediyorsunuz, Şafi'nin de Maliki'nin de içtihadını nakledersiniz. Sizi bundan alıkoyan bir şey yok. Şer'i bakımdan, ilmi bakımdan yok, adet bakımından var. Varsa oralarda nakli veriyor. İnsan soru soramıyor, verdiğiniz cevap onun hayatına bir çözüm getirmiyorsa onun dini hayatına cevabı da hocayı ilgilendirmiyordu. Adam ya asi oluyor ya da fetvayı uygulamıyor, hayatında devam ediyor. Haram işlemiş oluyor ya da ehliyetsiz bir adama gidiyor. Onlar da İslami bir temele dayanmadan çözüm söylüyordu.''

"Ortak işler yapmak lazım"

Başörtüsü tartışmalarına da değinen Karaman, şunları söyledi:

''Burada iki noktada arıza var. Örtünmeyenlerin örtünmeleri için, onların gönül kilitlerini açabilecek anahtarlara sahip olamadık. Kapalılarda da bu kapalılığın suretten öze intikalini sağlayamadık. Yapılan tecrübeler var. Bir de bu konularda mutlaka ortak işler yapmak lazım. Herkes bir köşeye çekiliyor. Kendi düşüncesi, algılama kapasitesi ile bu işi yürütüyor. Daha düzgün ne yapılabilir, nerede kusurumuz var, bunu izah edebilmek için konunun ciddi yönlerinden bakabilecek uzmanlık alanları farklı insanlarla sürekli münazaraya ihtiyaç var. Bunun tam yapıldığını söyleyemem.''

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, ''Ben bir Müslüman'ın, 'acaba dindarlığımdan bir şey kaybettim diye' düşünmesini müspet karşılıyorum. Bu kadar imkan, hürriyet, özgürlük var. Biz bunu daha iyi kullanabilir miydik? Bu imkanlar içinde daha iyi dindar olabilir miydik? Dinin şeklini değil de özünü, nefsimize daha az pay vererek, kıyılarda fazla dolaşmadan, tökezlemeden dini bir hayatımız olabilirdi. O noktada gerideyiz.'' dedi.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 05.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hayrettin karaman, fıkıh, islam, arapça, ders,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Kültür

    1. Tekkeler niye kapatıldı?
    2. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    6. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    7. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    8. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    9. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    10. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
  • Diğer

    1. Fetih namazı
    2. Fethimiz mübarek olsun!
    3. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    4. Milli Görüş barışın dilidir
    5. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    6. Ayasofya'yla Konuşmak..
    7. Çatışmada şehit olmuş
    8. Toplu sınav sistemi için hedefi 2015
    9. Yakalanmamak için uyuşturucu yüklü aracı ateşe verdiler
    10. Sezaryene neşter
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek