milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

Din insanı korur

21 ARALIK 2011
ÇAR 01:10

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Son yıllarda, suça eğilim gösteren kişilerin arttığı ve bu kimselerin toplumu tehdit eder hale geldiği ifade ediliyor. Bu konuda yapılan araştırmalar ise olayın ne kadar vahim sonuçlara yol açtığını gösteriyor.

  • Din insanı korur -

Konuyla ilgili çeşitli çalışmalar yapılıyor, aile eğitimleri veriliyor,  ekonomik sorunlar değerlendiriliyor. Ancak bugüne kadar sorunun çözümü konusunda köklü bir değişime gidilmiş değil. İnsanlar, ekonomik olarak her şeye sahip olabiliyorlar, rahat ortamlarda yaşıyorlar, para kazanıyorlar ancak bunların hiç biri ortaya çıkan suç faktörünü ortadan kaldıramıyor. Çünkü, sorunun temelinde insanların maneviyat açlığı, cahaleti ve manevi yoksulluğu  var. fakat nedense olayın bu   boyutuna pek değinilmiyor.

Bilinmelidir ki, din birey  ve toplumları iyileştiren, güven veren, koruyan ve onlara insanca yaşama zenginliği kazandıran   bir dinamiktir. Din insanın duygu düşünce, davranış ve eğilimlerini etkiler ve yönlendirir. Suç işlemeyi ise  haram olarak telakki eder ve insanın yaptığı her  şeyin, ceza ya da mükafat olarak  karşısına çıkacağını ifade eder. Ahirete inanan kişi ise suç işlemekten kaçınır, kendini korur ve dürtülerini kontrol eder.  Çünkü, dinimize göre  suç sadece suç olarak değerlendirilmez aynı zamanda günah olarak ta telakki edilir ve kişi bu şekilde davrandığı takdirde iyi ya da kötü eyleminin ahrette karşılığını bulacağı bilir.

Maneviyat eksenli eğitim şart

Hayatımızın, biri maddi diğeri manevi olmak üzere iki veçhesi var. İnsan olarak her iki tarafımızı da dengede tutmak ve itidal üzere yaşamak zorundayız. Ancak, günümüz insanı,  maddi tarafını sürekli beslerken, manevi tarafını zayıf bırakmakta, bunun sonucunda da ahlaki yozlaşma ve envai çeşit suç unsurları  ortaya çıkmaktadır. Cünkü bu durumda denge ortadan kalkmakta ve insan sadece nefsi isteklerini beslemektedir. Bilinmelidir ki,  dini yaşamı, ceza ve mükafatı ortadan kaldırdığınızda, kişi suç işlemekte bir sakınca görmeyecek, insanlara eziyet etmekten kaçınmayacaktır. Toplumumuzda " İçinde Allah korkusu varsa, o kişiye güvenirim" diye bir söz vardır. Bu söz, halkımızın inanan insanlara ne kadar itibar ettiğini göstermeye yetmez mi?  Allaha ve ahret gününe inanan kişi, nerede ve ya hangi toplumda yaşıyor olursa olsun kendisini gören, denetleyen ve koruyan bir varlığın himayesinde olduğunu bilir,  tutum ve davranışlarını kontrol altında tutar. Bu gün, insanlarımızın ulaşmaya çalıştığı batı toplumunda, aile kurumunun çökmesiyle birlikte, ahlaki yozlaşmalar ve suça eğilim artmıştır. Bu toplumlarda ferdi ve ictimai krizler hat safhaya ulaşıyor ve  aile içi sorunların, gençlerin içine düştüğü hastalıkların önüne geçilemiyor . Ancak ne yazık ki bu sorun yavaş yavaş bizim toplumumuza da bulaşmaya başladı. Sorunu ortadan kaldırmak için ise, sorumluluk sahibi herkese görev düşüyor.

Din bir kontrol mekanizmasıdır

Din, kişinin hayatında önemli bir kontrol mekanizmasıdır. Bu sayede, sosyal değerler korunur ve  değerlerin  sürekliliği sağlanır. Böyle bir ortamda suç eğilimi yok denecek kadar azdır. Dinimiz bu konuda önlem almayı, çocuklara irade eğitimi vermeyi   ve suça giden yolları tıkamayı tavsiye eder. Bunun için, çocuklara küçük yaştan itibaren maneviyat eğitimi verilir ve iradesini kullanma, haramlardan kaçınma bilinci aktarılır. Dini hassasiyeti zayıf kişi ya da toplumlarda ise, çocuklara  haram helal kavramı tam olarak  öğretilmediği için bu çocuklar büyüdüklerinde suç unsurlarına daha rahat bulaşabiliyorlar. İnanıyorsanız zenginsiniz

En büyük zenginlik kişinin iman etmesi ve bu minval üzere bir hayat sürmesidir. Çünkü inanan insan, her durumda kazançtadır. Unutmayalım İslam hayatımıza pek çok zenginlikler katar:

Yardımlaşmaya teşvik eder: Dinimiz kim olursa olsun muhtaç insanlara yardımcı olmayı ve onların sıkıntılarını paylaşmayı  tavsiye eder. Müslüman toplumlarda yaşayan kişiler, yardımlaşmanın sadece para ile olmadığını bilirler, ellerinde ve gönüllerinde ne varsa paylaşmaya ve insanlara yardımcı olmaya çalışırlar.

Sorumluluk bilinci verir: Kişi sadece kendisi için değil aynı zamanda yaşadığı topluma ve insanlara karşı da sorumlu olduğunu bilir ve bu bilinçle hareket eder.

Allaha karşı sorumluluklarını yerine getirir: Müslüman, sadece dünya saadeti için çalışmaz bununla beraber ahreti için de çaba gösterir ve Allahın razı olacağı bir kul olmaya çalışır.

Ruhsal sıkıntılara daha az yakalanır: Dünyanın bir imtihan diyarı olduğunu bilen kişi, acının da neşenin de  bu imtihan çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini  bilir. Bu da onu daha sabırlı ve kanaatkar kılar.

Yalnızlık ve karamsarlıktan kurtarır: Modern anlayış, kişiye sürekli yarış pompaladığından insan, kendini rekabetin bir parçası olarak görür ve yalnızlaşır. Bunun sonucunda da güvenebileceği kişilerden yoksun kalır. Çünkü ona göre herkes rakibidir ve alt edilmelidir. Din ise kişiye kardeşlik ve dayanışma ruhu verir ve ona kendini gören gözeten bir varlığın himayesinde olduğunu öğretir.

İnsanın hedeflerini, arzu ve isteklerini Allahın istediği yöne kanalize etmesini sağlar.

Suç unsurlarına bulaşmaktan, başkalarına haksızlık yapmaktan korur.

İnsanı manevi hastalıklardan korur.

Dinine bağlı kimseler hayatın sıkıntı ve meşakkatlerine karşı daha sabırlı ve dayanıklıdır. Bu yönüyle din, kişinin ahlaki yönden yetişmesini ve güçlü bir kişilik sahibi olmasını sağlar. Burada kişi hem yaşadığı toplumda hem de kendi içinde tutarlı ve huzurlu olur.

Önemsenmeyen unutkanlıklara dikkat!

Uzman Dr. Bilge Çetin, 65 yaş üstü 100 kişiden 8'inde görülen Alzheimer hastalığının beyin hücrelerinin hızlı ve erken ölmesi olduğunu belirtti.

Uzmanlar, unutkanlığın önemli bir rahatsızlık olduğunu belirterek Alzheimer hastalığının habercisi olabileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, 'Eyvah, yemeği ocakta unuttum', 'Marketten başka ne alacaktım?', 'Randevum saat kaçtaydı' gibi soruların sık tekrarlanmasının Alzheimer hastalığının habercisi olabileceğini bildirdi.

Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümünden Uzman Dr. Bilge Çetin, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde 65 yaş üstü 100 kişiden 8'inde görülen Alzheimer hastalığının beyin hücrelerinin hızlı ve erken ölmesi olduğunu belirtti. Zihin işlevleri normal olan bir kişinin bu işlevini kaybetmesi 'bunama' olarak isimlendirilirken, bunama (demans) yapan hastalıklar içinde en sık görülenin Alzheimer hastalığı olduğunu belirten Dr. Çetin, hastalık ile ilgili en önemli risk faktörünün yaş olduğunu söyledi.

Yaşla beraber her kişi de beyin hücre ölümü olsa da, Alzheimer hastalarında bu sürecin çok hızlı ve erken olduğunu anlatan Dr. Çetin, şöyle konuştu: "Yaş faktörünün yanı sıra; düşük eğitim düzeyi, geçmişte depresyon yaşanması, damar hastalıkları, geçmişte ciddi kafa yaralanması, ailede bu hastalığın varlığı hastalığın görülme riskini artırır"

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 21.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: zihin, din, beyin,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Çocuklarda okul fobisi
    2. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    5. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    6. Gençlerde çatışma
    7. Çalışan kadınlar
    8. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    9. Cinselliği tetikliyor
    10. Abdurrahman Bin Avf
  • Diğer

    1. Fetih namazı
    2. Fethimiz mübarek olsun!
    3. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    4. Milli Görüş barışın dilidir
    5. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    6. Ayasofya'yla Konuşmak..
    7. Çatışmada şehit olmuş
    8. Toplu sınav sistemi için hedefi 2015
    9. Yakalanmamak için uyuşturucu yüklü aracı ateşe verdiler
    10. Sezaryene neşter
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Regaip Geceniz mübarek olsun
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek