Mısır‘ın El Ezher Üniversitesi öğrencilerinin mağduriyetlerini ve Türkiye‘nin eğitim politikalarını gazetemize değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhittin Hamdi Yıldırım, Türkiye‘de eğitim politikalarının yanlış olduğunu ve hükümetin kendinden önceki eğitim politikasını takip ettiğini söyledi.
Fatih Yedier/İstanbul
Hocamız, Ecevit‘e şart koşmuştu
Yıldırım, "El Ezher Üniversitesi, bin yıllık geçmişe sahip büyük bir İslam üniversitesidir. Bu üniversiteyle bütün İslam âlemindeki İslami üniversitelerinin diploma denklikleri vaktiyle 28 Şubat‘tan sonra iptal edilmiştir. Bu denklikler zaten Erbakan hocamız 1974‘de Ecevit‘le kurduğu hükümete kadar da yoktu. Erbakan hocamız, Ecevit‘le kurduğu koalisyonda, koalisyonun ana şartlarından birisi olarak Milli Eğitim politikası içerisinde İslam ülkelerinde okuyan, İslam üniversitelerinde okuyan öğrencilere denklik vermekti. Ve bu gerçekleşti. 1996-97‘ye kadar da bu devam etti" dedi.
Mısır‘ın El Ezher Üniversitesi öğrencilerinin mağduriyetlerini ve Türkiye‘nin eğitim politikalarını gazetemize değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhittin Hamdi Yıldırım, hükümetin kendinden önce eğitim politikasını takip ettiğinin söyledi. Yıldırım, "Erbakan hocamız, Ecevit‘le kurduğu koalisyonda, koalisyonun ana şartlarından birisi olarak Milli Eğitim politikası içerisinde İslam ülkelerinde okuyan, İslam üniversitelerinde okuyan öğrencilere denklik vermekti. Ve bu gerçekleşti. 1996-97‘ye kadarda bu devam etti. 1980 ihtilalinde bile bunlar kesilmedi" dedi.
Milli Eğitimin ‘Milli‘si törpülenmiştir
Mevcut Milli Eğitim politikasının liberal bir Milli Eğitim politikası olduğunu belirten Yıldırım, "Türkiye‘deki Eğitim politikaları dediğimiz zaman Milli Eğitim politikalarını kastediyorsunuz. Türkiye‘de aslında milletin temel değerlerine uygun bir Milli Eğitim politikası yoktur. Mevcut Milli Eğitim politikası liberal bir Milli Eğitim politikasıdır. Maalesef millisi de biraz törpülenmiştir. Bugün milletimizin ana değerlerine, geleneklerine, tarihine, inancına, kültürel mirasına uygun bir eğitim yapılmıyor" diye konuştu.
Hükümet, önceki eğitim politikalarını takip ediyor
Hükümetin 10 yıldır kendinden önceki eğitim politikalarının yapmışlarını takip ettiğini söyleyen Yıldırım, "Batılı değerler eğitim adı altında Türkiye‘ye transfer ediliyor. Eğitimde bir ıslah, bir düzelme gözükmüyor. Bu bakımdan biran evvel tedbir alınmalı, eğitimde hakikaten milli olan eğitim çalışmaların hızlandırılmalıdır. Milli olan eğitim demek milletimizin inancına, tarihine, kültürüne, geleneklerine ve kendi harsına uygun bir politika geliştirmek demektir. Bunlarla ilgili ne yapıldı şimdiye kadar? Hiçbir şey yapılmadı" sözleriyle hükümeti eleştirdi.
Kur‘an-ı Kerim neden zorunlu ders olmadı?
Eğitimde sadece 4 4 4 uygulandığını belirten Yıldırım, "4 4 4‘de sadece Kur‘an-ı Kerim seçmeli ders oldu. Neden Kur‘an-ı Kerim seçmeli ders oluyor da zorunlu ders olmuyor. Bu milletin evlatları yüzde 99‘u Müslüman değil mi? Evet. Neyi kimden kaçırıyoruz. Ne için milletimizin inancına uygun eğitim politikaları geliştirilmiyor. Çok geç kalınmıştır. Bu bakımdan da 10 yılımız eğitim bakımından heba olmuştur. Bugün gençlerimizin halini görüyoruz. İlkokul, ortaokul, liseye giden gençlerimizin sayısı 16-17 milyon civarında. Üniversitelilerin hali ortadadır. Ne için gençliğimiz milli, manevi değerlerine bağlı olarak yetiştirilmiyor. Eğer bir Milli Eğitim politikası uygulanacaksa buna göre uygulanması esastır" ifadelerini kullandı.
Denklik, Erbakan‘ın öncelikli şartıydı
El Ezher mezunlarının denklik sorununu çözülmediğini söyleyerek eleştiride bulunan Yıldırım, "El Ezher Üniversitesi, bin yıllık geçmişe sahip büyük bir İslam üniversitesidir. Bu üniversiteye bütün İslam âlemindeki İslami üniversitelerinin diploma denklikleri vaktiyle 28 Şubattan sonra iptal edilmiştir. Bu denklikler zaten Erbakan hocamız 1974‘de Ecevit‘le kurduğu hükümete kadar da yoktu. Erbakan hocamız, Ecevit‘le kurduğu koalisyonda, koalisyonun ana şartlarından birisi olarak Milli Eğitim politikası içerisinde İslam ülkelerinde okuyan, İslam üniversitelerinde okuyan öğrencilere denklik vermekti. Ve bu gerçekleşti. 1996-97‘ye kadarda bu devam etti" dedi.
İktidar YÖK bakımında sınıfta kalmıştır
El Ezher Üniversitesi mezunlarının denklik sorununun hala çözülmediğini söyleyen Yıldırım, "Ben yurt dışında okumuş bir kimseyim, Medine İslam Üniversitesinde okumuş bir kimseyim, 1987‘de YÖK‘ten gelip denklik almış bir kimseyim. Oysa bugün 10 yıldır bu hükümet iktidarda. Bugün en az 5 yıldır da YÖK başkanını hükümetin etkisiyle Cumhurbaşkanı atıyor. Dolayısıyla bugün iktidar YÖK bakımından sınıfta kalmıştır. Neden? El Ezher Üniversitesi mezunlarının denklik sorununu halledememiştir" diye konuştu.
Bu denklik uygulaması yanlıştır, acilen düzeltilmelidir
TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Sakarya Milletvekili Sefer Üstün, öğrencilere denkliklerinin yanında ‘Efendim bugün ilahiyat fakültelerine gitsinler orada dersler alsınlar‘ şeklindeki sözlerini eleştiren Yıldırım, şöyle tepki gösterdi: "O derslerin fazla olanlarını nereye koyacağız. Onun için El Ezher‘de okuyan İslami ilimler, ilahiyat fakültesinde okunan ilimlerden daha fazladır.
Orada sadece Felsefe derslerden bir kısmı yoktur, onlara da zaten ihtiyaç yoktur. Onun için biran evvel El Ezher‘in ve diğer İslam ülkelerindeki İslam üniversitelerinin ve hatta diğer Türkiye Cumhuriyetlerindeki birçok üniversitelerin denkliği kabul edilmelidir. Hep bunlar birçok bahane ileriye sürülerek 1 yıl 2 yıl daha öğrenciler mezun olduktan sonra geliyor. Türkiye‘de ya ilahiyat fakültesinde ya da bir başka fakültelerde yeniden ek dersler alıyorlar ve bir sürü zorlukla karşılaşıp denklik almaya çalışıyorlar. Bu bir haksızlıktır, bunun biran evvel hükümet tarafından acilen düzeltilmesi lazım."





