Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, demokrasi standardı yükselmedikçe refah standardının yükselemeyeceğini belirtti.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, demokrasi standardı yükselmedikçe refah standardının yükselemeyeceğini belirterek, ‘‘Önümüzde seçimler için 6 ayımız var. Ancak, Türkiye‘nin üç böleni olarak nitelediğimiz ‘din ve vicdan özgürlüğü‘, ‘kimlik sorunu‘ ve ‘kuvvetler ayrılığı‘nı üç birleştiren haline getirmek için gerekli adımların atılması için de kaybedecek zamanımız yok. Bu bağlamda, seçimlere kadar olan süreyi, bu yeni dönemi karşılayacak atmosferi oluşturma amacıyla çok iyi kullanmamız gerekiyor. Siyasilerimizin de bu gerçeğin bilincinde olduklarını ummak istiyoruz‘‘ dedi.
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonunun (TÜRKONFED) Diyarbakır Organize Sanayi İşadamları Derneği (DOSİAD) ev sahipliğinde düzenlediği ‘‘14. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi‘‘nin açılışında konuşan Boyner, yatırım ortamı için altyapı dediklerini, insan kaynağına yatırım dediklerini ama en önemli ihtiyaç olan demokrasi açığını da unutamayacaklarını dile getirerek, ‘‘Demokrasi açığının olduğu ortamda huzur ve barışın sürekli olmasını bekleyemeyiz‘‘ dedi.
Diyarbakır‘da KOBİ‘lerin, ekonomik gelişim ve bölgesel farklılıkların giderilmesinin yanında bu konuyu da etraflıca ele almak istediğini ifade eden Boyner, şöyle devam etti: ‘‘Çünkü burada koca bir sorunun, Türkiye‘nin en yakıcı sorununun merkezindeyiz. Demokrasi açığını kapatmadıkça, toplumsal barışı sağlamadıkça enerjimizi, kaynaklarımızı 21. yüzyılın ekonomik, siyasal ve sosyal anlamda gelişmiş bir toplumu olmak için harcayamayız. Demokrasi standardı yükselmedikçe refah standardı yükselemez. Önümüzde seçimler için 6 ayımız var. Ancak, Türkiye‘nin üç böleni olarak nitelediğimiz ‘din ve vicdan özgürlüğü‘, ‘kimlik sorunu‘ ve ‘kuvvetler ayrılığı‘nı üç birleştiren haline getirmek için gerekli adımların atılması için de kaybedecek zamanımız yok.
Bu bağlamda, seçimlere kadar olan süreyi, bu yeni dönemi karşılayacak atmosferi oluşturma amacıyla çok iyi kullanmamız gerekiyor. Siyasilerimizin de bu gerçeğin bilincinde olduklarını ummak istiyoruz. Devlet ve kimlik ilişkisi yeni anayasa çerçevesinde mutabakata varılarak çözülmesi gereken önemli bir demokratikleşme eksenidir. Devlet-kimlik meselesinde de Türkiye‘nin en önemli konusunu elbette Kürt meselesi olarak görüyoruz.‘‘
"Siyasi partilerin Türkiye vizyonlarını duymak istiyoruz"
Ümit Boyner, yeni anayasa vizyonlarının Türkiye‘de yaşayan tüm vatandaşları ve onların hak ve özgürlüklerini odağına alan, sivil ve demokratik ruha sahip bir anayasa olduğunu vurgulayarak, ‘‘Tüm siyasi partilerin ve toplumu temsil niteliğine sahip kurumların bu arayışa ve düşünce alışverişine destek vermek ve katkıda bulunmak yükümlülüğü taşıdıkları kanısındayız. Bu bağlamda tüm siyasi partilerimizden seçim sürecinde yeni anayasa ile ilgili vaatlerinin ne olduğunu, Türkiye vizyonlarının hangi unsurlardan oluştuğunu duymak istiyoruz. Yani açıkçası Türkiye halkı olarak artık her seçim döneminde rastladığımız ve bizi ilerleme yolunda bir adım öteye götürmeyen atışmaları değil; halkın gerçek kaygılarına cevap verecek vizyonları duymayı ve tartışmayı hak ediyoruz. En azından, demin belirttiğim konularda, siyasi partilerimizin vaatleri açısından bazı ortak noktalarda buluşabileceğine inanmak istiyoruz.‘‘





