Çocuklar sözel ifadelerden daha çok, gördüklerinden etkilenirler. Anne baba çocuk için ayna gibidir. Bu nedenle ebeyvenlerin çocuklarına örnek olmaları ve yaşantılarıyla da onlara yol göstermeleri gerekir. Günümüz ebeveynleri çocuğa ödel bir yaşam alanı tahsis ederek onların paylaşım alanını daraltıyorlar. Çocuk odasını eşyalarını, sahip olduğu araçları kardeşleri ile dahi paylaşmak istemiyor. Oysa paylaşmayı aile içinde öğrenen çocuklar ileriki yaşlarında da, sahip olduğu şeyleri paylaşabililiyorlar ve bu kimseler iç huzurunu daha rahat yakalayabiliyorlar.
Bu konuda ebeveynlere bazı sorumluluklar düşüyor:
Anne çocuğa oyuncaklarını arkadaşlarının oynaması için izin verebileceğini izah etmelidir.
Aile çocuğa kontrol duygusunu hissettirmeli ve verdiği eşyaları geri alabileceğini belirtmelidir.
Paylaşımın olumlu etkilerini ifade etmeli ve bu sayede karşılıklı güven ve işbirliğinin gelişebileceğini belirtmelidirler.
Ebeveynler çocuğa, bazı temel davranışları oyun içinde öğretmelidirler.
Ebeveynler çocuğa paylaşmayı öğretirken, neleri nasıl paylaşılabileceğini de ifade etmelidirler.
Çocuğa gerektiği yerde eşyalarını paylaşabileceğini ama bu konuda hayır deme hakkının da olduğunu da belirtmelidirler.
Kardeşler arasında sorun olabiliyor
Çocuklar oyuncaklarının ya da eşyalarının paylaşılması konusunda kardeşleriyle sorun yaşayabiliyorlar. Burada çoğu zaman anne küçük kardeş üzerine yoğunlaştığından büyük çocuk sınırlarını koruyamayabiliyor. Bu durum iki kardeş arasında bazı sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor. Çocuk kardeşi ağlamasın diye defterini veriyor fakat ertesi gün hazırladığı ödevlerin yırtılmış olduğunu görüyor. Burada anne her iki çocuğa durması gereken noktayı göstermelidir. Küçük çocuğun gönlünü yapayım diye büyük çocuğa haksızlık yapmamalıdır. Eğer anne sürekli ailenin küçüğünü kayırır ve büyük çocuğa haksızlık yaparsa bu çocuk anneye karşı öfke besleyebilir. Özellikle oynarken sürekli oyunu bölünen ve oyuncağı alınan çocuk aileye karşı öfke besleyebilir. Çocuk anne babanın kendisini önemsemediğini düşünerek güven duygusunu kaybedebilir. Bu nedenle anne gerektiğinde oyuncaklarını kardeşiyle paylaşabileceğini ama kendi haklarını da koruması gerektiğini ifade etmelidir.
Çocuğun arkadaşıyla ya da kardeşiyle paylaşabileceği pek çok şey var. Oyuncaklarını bir süreliğine oynaması için arkadaşına verebilir, elindeki çikolatadan bir miktar kardeşine ikram edebilir. Ya da oyun saatlerinde kardeşini ya da arkadaşını çağırarak birlikte oynamayı arzu edebilir. Burada çocuk anne tarafından yönlendirilmeli ve paylaşmanın güzel bir davranış olduğu vurgulanmalıdır. Çocuk verdiği şeylerin ruhsal bir doyum olarak kendisine geri döndüğünü hissetmelidir.
Her şeyin fazlası zarar
Günümüz ebeveynleri, "ben zamanında çok parasızlık çektim" diye düşünerek çocuklarına yeterinden fazla harçlık veriyorlar. İstediği her şeyi elde eden ve sahip olduğu eşyalarla üstünlük kurmaya çalışan çocuk ise bir süre sonra narsist eğilimler göstermeye başlıyor. Özellikle okullarda, yoksul aile çocukları, lüks harcamalar yapan arkadaşlarına karşı hased besleyebiliyorlar. Bu çocuklar güven duygularını kaybediyor ve arkadaşlarından uzaklaşıyorlar. Çocuğa çok fazla harçlık vermek bir süre sonra onda doyumsuzluğa yol açabiliyor. Çocuk sürekli bir şeyler istiyor ve hiçbir zaman talepleri bitmiyor.
Çocuğa yeterli harçlık verin
Aile çocuğa yeterli miktarda harçlık verdiğinizde şu faydalar ortaya çıkar:
Çocuk bazı ihtiyaçlarını karşılama şansı bulur
Çocuk parayı nasıl kullanacağını öğrenir ve sorumluluk alır
Çocuk, ihtiyaçları olduğunda ailenin kendisini desteklediğini hisseder ve güven duyar
Çocuk ebeveynine güvenir
Çocuk tasarruf yapmayı öğrenir ve anlık isteklerini erteleyebilir.
Çocuk gerektiğinde arkadaşına yardımcı olur ve paylaşmayı öğrenir.
Harçlık verilmeyen çocuklar
Aile, çocuğa yeterli miktarda harçlık vererek onun hem parayı nasıl harcaması gerektiğini öğretiyor hem de bazı ihtiyaçlarını kendisinin karşılamasına yardımcı oluyor. Aile, ekonomik sorunlarına bağlı olarak ya da gereksiz gördüğü için çocuğa harçlık vermediğinde ise bazı sorunlar ortaya çıkabilir:
Aileden yeterli harçlık alamayan çocuklar, arkadaşlarına özenirler ve güven duyguları kırılabilir
Yeterli harçlık verilmediğinde çocuk, çalma, izinsiz alma gibi olumsuz davranışlara yönelebilir.
Aile, çocuğun ihtiyaçlarını dikkate alarak ona bir miktar harçlık vermeli ve parayı nasıl harcaması gerektiğini öğretmelidir. Ancak bazı aileler ekonomik sorunları nedeniyle çocuklarına harçlık veremeyebiliyorlar. Böyle durumlarda, çocukla konuşmalı ve " şu an paramız yeterli olmadığı için sana yardımcı olamıyorum, ama bunun yerine evden bir şeyler yapıp çantana koyabiliriz, mevcut imkanlar dahilinde ihtiyaçlarımızı telafi etme yoluna gidebiliriz. Ama durumumuz düzeldiğinde sana ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda harçlık verebihliriz...." Gibi açıklamalarda bulunabilir. Ancak bunun bir eksiklik olmadığını, insanlar insan olmakla üstün olabileceklerini de çocuğa belirtmeli ve ona destek sağlamalıdırlar.
Karlı ve kuru havada cildi koruyacak öneriler
Cilt sağlığını olumsuz etkileyen karlı, soğuk ve rüzgarlı hava, ciltte kalınlaşmaya, kurumaya, çatlak ve kanamalara, kan dolaşımının bozulmasına ve bunlara bağlı kırışıklıkların artmasına yol açıyor. Medikal Estetik Uzmanı Dr. Kürşat Derici, yaptığı açıklamada, cildin nem oranının mevsimlere göre değiştiğini belirterek, yaz aylarında UV ışınlardan etkilenen cildin kış geldiğinde renginin koyulaştığını, kuruyup, kırıştığını ve cildin içerdiği su miktarının hızla düştüğünü söyledi. Derici, rüzgarın soğuk havanın etkisini artırarak egzama gelişmesine de yol açtığını anlattı. Soğuk havanın olumsuz etkisini azaltmak için cilt bakımına önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Derici, su bazlı nemlendiriciler yerine yağ içeriği ve onarıcı özelliği yüksek ürünlerin kullanılması gerektiğini anlattı. Derici, bu mevsimde ciltte kırışmanın artmaması için gün içinde nemlendirmenin ihmal edilmemesi gerektiğine işaret etti.





