Şu gerçeği fark etmek gerekir ki, ‘irade‘ olarak tanımladığımız seçme / ayırt etme / karar verme gücünün niteliği fıtri değildir. Yani hiçbir insan, güçlü ya da zayıf bir iradeyle dünyaya gelmez. İrade, insanoğlunun daha sonra kuvvetlendirdiği ya da zayıflattığı bir insani niteliktir. İradenin güçlenmesi ya da zayıflaması, hem eğitimle hem de davranış biçimleriyle doğrudan ilgilidir. Bunun yanı sıra içinde yaşadığımız toplum, aile ya da sürdürdüğümüz tüm ilişkiler, iradenin şekillenmesinde etkin bir rol oynamaktadır.
İrade, daha bakış açısının netliğiyle ortaya konulabilen bir güçtür. Hayattaki duruşunuzun ve olaylara bakış açınızın netliği, iradenizin güçlü olmasını da peşinde getirmektedir. Ancak söz konusu çocuklar ise, iradenin niteliği biraz farklılaşmış olacaktır. Zira yetişkinler için iradeli davranış gösterebilme, belli bir bilgi ve inanç sonrasında gerçekleşir.
İrade nedir?
Önce iradenin ne olduğuna bakmak gerekir. Her yerde konuşulan, herkes tarafından her cümlenin içinde kullanılan iradenin sözlük anlamı nedir? İradeyi; İnsanın herhangi bir fiili gerçekleştirme yolunda aldığı kararların, iç ve dış koşullarıyla belirlenen bilinçli kararlılığı, şeklinde özetlemek mümkün. Bir başka ifadeyle; İnsana, bir şeyi yapmayı ya da yapmamayı seçtiren güçtür.
Sorumsuz çocuklar!
Çocuklarının sorumsuz olduğunu düşünüp sürekli yakınan anne babalar, bu yakınmalarında acaba haklılar mı? Gerçek hiç de öyle gözükmüyor, zira çocuklarının sorumsuz olmasından yakınan anne babalar, tamamıyla çocuklarına sorumluluk vermekten kaçınmış [çocuklarına güvenmemiş] anne babalardır.
Çocukları sorumluluk almaktan alıkoyan ve onları sorumluluk almaktan uzaklaştıran sebeplerin cevaplarını bulmaya çalışalım. Çocuklarımızı arkadaş kurbanı yapan ve onları kontrolsüzlüğe sürükleyen etken nedir, bulmaya çalışalım.
Çocuklarda irade!
Çocukların hayatı bir yetişkin gibi algılayamayacakları ve küçük de olsa aldıkları kararları yetişkinler gibi düzenleyemeyecekleri bir gerçektir. Çünkü çocuklar, iradenin netleşmesi için gereken, bilgi, inanç ve sorumluluktan uzaktırlar. Ancak, her şeye rağmen çocukluk dönemine ilişkin eğitim aksaklıkları daha sonraki dönemlerde de insanların yakasını bırakmadığını bildiğimiz için, çocuklara verilecek eğitim içerisinde, onların iradelerini kuvvetlendirme konusunda da hassasiyet gösterilmesi gerekmektedir.
Çocuklardaki irade gelişimi, ilk olarak tuvalet eğitimi sürecinde başlamaktadır. Çocukların, geçtiği eğitim süreci, ceza ve sindirilmeden / korkutulmadan tamamlanmışsa çocuktaki irade gelişiminin ilk adımı başarıyla tamamlanmış demektir. Burada esas ola nokta, bu süreçte çocuk, eğitimini ceza [dayak, odaya kapatma vs] ve sindirilme [korkutma, tehdit vs] etkisi olmaksızın tamamlamalıdır.
Yani çocuk tuvaletini tutarak veya tutamayarak iradesini sergilemiş olmaktadır. Ebeveynin zorla korkutarak yaptırması ileride ‘ben her şeyi tam yaptım, nerde hatalı davrandığım‘ sorularının cevabıdır. Ancak geç alınmış, iş işten geçtikten sonra öğrenilmiş bir cevaptır.
İrade gelişimi için, tuvalet eğitimi sürecinin başladığı dönem, çocuklar için en kritik ve en önemli dönemdir. Bu dönemden başlayarak, anne babalar biraz dikkat sonucunda, çocuklarını iradeleri kuvvetli birer fert haline getirebilirler.
İradesi güçlü çocuklar yetiştirmek altın kurallar
Her çocuğun verilen eğitimden alacağı etki farklı olacaktır. Aynı anne babaların bile farklı özelliklerde çocukları olduğuna göre, çocukların ruh yapıları iyice tahlil edilip ona göre yaklaşılmasının ehemmiyeti ortaya çıkmaktadır.
Aile içinde, çocuk her gördüğünü her duyduğunu bir bilgisayar gibi kafasında toplamaktadır. Eğer aile ortamında, özellikle anne babasında bir takım irade yetersizliği davranışları gözlemlemişse, bu durum çocuk eğitimi için oldukça sıkıntılı bir süreçtir.
Anne babalar, güçlü bir iradeye sahip çocuklar yetiştirmek istiyorlarsa, önce kendilerini irdelemelilerdir. Önce kendilerini sorgulayıp, neyi ne kadar eksik yaptıkları kararını vermeleri gerekmektedir.
Sigarayı bir türlü bırakamadığından yakınan babanın, konuşmalarına şahit olan çocuk, iradesizlik sonucunun, yakınmayla geçiştirilebileceğini öğrenmiş olacaktır. Bunun yerine daha küçük yaşlardan itibaren, çocuklarınıza kıyafet alırken kendi tercihlerini kendilerinin yapmalarına izin vermeniz gerekmektedir. Olmayacak tercihleri hakkında mutlaka onlara mantıklı izahatlar yapmanız gerekmektedir.
Seçim yapma ve karar verme
İradenin kuvvetlenmesi için ilk basamaklardan biri olan, seçim yapma ve karar verme yetilerinin gelişmesi için çocuğunuza fırsat tanımalısınız. Bu yetilerin sağlıklı gelişmesi çok önemlidir. Ve anne babalar olarak, çocuğunuzun, sizin bir kararsızlığa düştüğünüzü görmemesini sağlayın. Zayıf yönlerinizi, çaresizlik olarak göstermekten kaçının.
Çocuğunuzun kararlarına saygılı davranın!
Sadece çocuğunuzun kararlarına değil, bütün bir evde bütün fertlerin birbirlerine saygılı olması gerekmektedir. Çocuklarınız konuşmak istediklerinde, istediklerini söyleyebilmelerine ve özgür irade ile konuşabilmelerine müsaade etmelisiniz. Kendisiyle ilgili alınan kararlarda, çocuğunuzu yoklamayı ihmal etmeyin. Alınan kararı, siz istediğiniz için mi uyguluyor yoksa ‘benim için fark etmez‘ tepkisi mi veriyor? Onunla ilgili aldığınız kararları [eğitim, okul vs] onun kararlarıymış gibi uygulatmak her zaman daha iyi sonuçlar vermiştir.
Ebeveyn, evle ilgili ya da evdekilerle ilgili aldıkları kararları kesinlikle boş vermemeli, alınan kararlar mutlaka uygulamaya konulmalıdır.
"Güçlü irade için kendinizi yenileyin. Allah yarattığı insanları kuşkusuz güçlü kılmıştır. Bu nedenle kendi kendinizin enerji vereni olun bunu gören çocuğunuz tabii ki örnek alacaktır. İnanç ve irade arasında önemli bir bağ vardır. İnandığınız değerlerin gereklerini yerine getirirken gösterdiğiniz sabır sizin çelik gibi irade sahibi olmanıza yardımcı olacaktır. İslam dininde buna en güzel örnek, oruç tutmaktır. Açlık ve susuzluk ile baş etme. Burada irademiz ön plana çıkıyor. Nefis terbiyesi veriliyor. Bir işe başlama ve bitirme sabrını göstereme açısından oldukça önemlidir."





