Dinleme konusunda en yetkili kurumun başındaki kişi de Başbakan‘ın 6 yıl boyunca, hâkim kararı olmadan dinlendiğini açıkladı.
Ergenekon davası kanıtlarından da, şu anda sanık olan kişilerin devlet görevlisi oldukları sırada gizli dinleme yaptıklarını gösteriyor. Ergenekon soruşturması başladıktan sonra da, bir önceki safhada dinleyenler bu kez dinlenenler oldu... Yargıdaki mücadele bir süredir su yüzüne çıkmıştı. Son yargıç ve savcı atamalarının kıran kırana yapıldığını da kamuoyu öğrenmişti. Son açıklamalar, bu savaşın daha da büyüdüğünü gösteriyor. Genelkurmay‘da hazırlandığı öne sürülen "irtica ile mücadele belgesi" de aslında aynı savaşın bir diğer cephesidir.
Bu bir iktidar savaşıdır. Şu anda iktidar olanlar kendilerine yönelik tehdit olarak algıladıkları her türlü oluşumu tasfiye etmek istemektedir. Bir tarafta Ergenekon davası sürecinde ortaya çıkan darbe girişimleri, darbe ortamı hazırlamak için yapılan örgütlü faaliyetler var. Diğer tarafta da iktidar partisinin içinde ya da yanında yer alan bir başka örgütlü güç var. Bu iki güç kıyasıya savaşırken, kendileriyle müttefik olamayacak olanları da taraf olmaya zorluyor.
Bölünme yayıldıkça da makul ve mantıklı tartışma imkânı sınırlanıyor, herkes herkese "safını seç" diye bakıyor. Bölünme toplumun her kesimine yayılmış durumda. Savaşan taraflar bu savaşın ucunda ülkenin önemli kurumlarının zarar görüp görmemesine aldırmıyor. Anayasa, hukuk, yasalar, insan hakları çoktan teferruat olmuştur.





