Molla Sadrettin Yüksel Hocaefendinin oğlu şehid Metin Yüksel, 33 yıl önce vurulduğu yerde yüzlerce genç tarafından tekbir ve dualarla hatırlandı. Her yıl yinelenen şehadet özlemi, Metin‘in son nefesini verdiği Fatih Camii avlusunda dün sabah bir kez daha tekrarlandı.
Anadolu Gençlik Derneği Üniversite gençliği, "Hayat iman ve cihaddır" ve "Şehadet bir çağrıdır; nesillere ve çağlara" yazılı pankartlar açarak, sabah namazı sonrasında, soğuk havaya rağmen Metin Yüksel ve tüm şehitler için Fatihalar okudu, marşlar söyledi. AGD Üniversite Komisyonu Başkanı Halil İbrahim Akpınar, Metin Yüksel‘in nasıl ve neden şehid edildiğini anlatarak başladığı konuşmasında, "Şehidlik Metin‘in hayatının son noktasıydı" dedi. Akpınar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Metin Yüksel, şehid gibi yaşadı ve şehid olarak öldü. Daha çocuk yaşlarında başladığı tebliğ çalışmaları, inancı ve idealleri onu şehid olmaya kadar götürdü. Bizler de şehidlerimizin yolunu ve davasını sürdürecek, hayatlarımızı Allah yolunda yaşayacak ve sonlandıracağız." AGD İstanbul Şube Başkanı Serhat Akçay ise, şehidliğin manasını vurguladığı konuşmasında Çeçenistan cihadına katılan bir mücahidle yaptığı konuşmayı anlattı.
Çeçen cihadına katılan direnişçinin "Şehidlerden buruna gelen kokunun insanı Cennet‘e çektiğini" ifade ettiğini belirten Akçay, konuşmasını "Allah bizi de şehidlerinin yolundan yürütsün ve son nefesimizi şehid olarak alsın" duasıyla bitirdi. Program daha sonra Fatih Camii‘nden Metin Yüksel‘in kabrinin bulunduğu Edirnekapı Şehitliği‘ne doğru yürüyüşle devam etti. Yüksel‘in kabri başında Yasin suresini okuyan gençler dua ve gözyaşlarıyla şehitlikten ayrıldı. Öte yandan AGD‘nin hazırladığı "Şehit Liderler" gecesi 28 Şubat günü Bağlarbaşı Kültür Merkezi‘nde saat 19.00‘da başlayacak.



