Geçtiğimiz hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 12 Eylül askeri darbesine ilişkin başlattığı soruşturma kapsamında özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin‘e müşteki sıfatıyla ifade veren avukat Osman Başer, 3,5 saat boyunca işkence, ihtilalin adaletsizliği, yargılamanın adaletsizliği, cezadaki işkenceleri anlattı. Savcıya şikayet dilekçesi ve eklerle birlikte 7 klasör sunan Başer‘in delilleri arasında Susurluk‘taki trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı‘nın yargılanmasına ilişkin belge de bulunuyor.
Yedi sayfalık yazıda, İsviçre polisinin Abdullah Çatlı‘yı sadece pasaport sahtekarlığı suçundan tutukladığı ve daha sonra serbest bıraktığı ifade ediliyor. Adı geçenin İsviçre‘de bulunmasının kuvvetle muhtemel olduğunun dile getirildiği yazıda, "15 Mart tarihli notanız alınır alınmaz Zurih polisi Çatlı‘nın yakalanması için iz sürmeye başlamıştır. Ancak, hakkında henüz tevkif müzekkeresi çıkartılmamıştır. Çünkü iade evrakında, Çatlı‘nın işlediği suç adam öldürme tanımına girmekle birlikte, TCK‘nın 149/2‘nci maddesini ihlalden tutuklama kararı çıkarıldığı hayretle müşahade edilmiştir. Bir taraftan olayların gelişiminde Çatlı‘nın diğer suç ortakları ile birlikte eve girip 7 kişiyi öldürdüğü belirtiliyor sonra da devlete karşı halkı kışkırtma suçunda yargılanması isteniyor. Türk hukukçularının neye dayandıkları bilinmemekle beraber, yapılan eylem ile suç tanımı arasındaki ilişkiyi anlamak bizim için çok güçtür." ifadeleri kullanılıyor.





