Anadolu kadınları, pirinçten daha ucuz ve sağlıklı özelliğiyle bilinen bulguru kazanlarda kaynatıp kuruttuktan sonra değirmende öğüterek kışlık ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
Türk mutfağında önemli bir yeri bulunan, çoğunlukla ‘‘yoksul yiyeceği‘‘ olarak bilinmesine rağmen son yıllarda pirince oranla daha sağlıklı olduğu yönündeki açıklamalar nedeniyle gelir seviyesi yüksek grubun da tercih ettiği bulgur, tarladan sofralara zahmetli bir yolculukla geliyor. Başta Çukurova ve Konya ovası olmak üzere buğday üretiminin yapıldığı yörelerde buğday hasadının tamamlanmasının ardından Anadolu kadınları da markette kilosu yaklaşık 1,75 TL‘den satılan bulguru daha ucuza mal etmek için kolları sıvadı.
"Hedik" haline getiriliyor
Kadınlar, kilosunu 50-60 kuruştan satın aldıkları buğdayı, kabuklarından arındırıp eledikten sonra bahçelerine kurdukları kazanlarda odun yakarak kaynatıp yöre ifadesiyle ‘‘hedik‘‘ haline getiriyorlar. Kazanlarda yüksek ateşle su içinde, yumuşayarak yenebilecek kıvama gelinceye kadar buğdayı kaynatan kadınlar, daha sonra bunları evlerinin önü ya da damlarına temiz bez parçaları üzerine sererek kurutuyorlar. Daha sonra değirmende kilosu 15 kuruştan bulgur haline getirilen buğday, çuvallara doldurulup evlere getirildikten sonra bir gün daha güneşte bekletilerek kuruması sağlanıyor.
Bulgur yemekleri ve faydaları
Bu arada, Türk mutfağının ünlü menüleri çiğ köfte ve içli köfte başta olmak üzere çok sayıda yemeğin ham maddesini oluşturan bulgur, sağlık yönünden de oldukça faydalı. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi diyetisyeni Özgen Arı‘dan edinilen bilgiye göre, B grubu vitaminler, potasyum, demir ve fosfor bakımından zengin olan bulgur, baklagillerle pişirildiği zaman besin değeri daha da artıyor. Arı, son derece dengeli besin değeri özelliklerine dikkati çekerek, ‘‘bulgur her yaşta tüketilmeli‘‘ önerisinde bulunuyor. Lif içeriği yüksek bir yiyecek türü olması nedeniyle diyet yapanlara da uygun ölçülerde önerilen bulgur, mide ve bağırsaklarda uzun süre kaldığından tokluk hissi verme özelliği de uzun sürüyor. Oysa, pirinç gibi nişastalı ürünler çabuk sindirildiğinden kişinin daha çabuk açlık hissi duymasına yol açıyor. İçeriğindeki folik asit nedeniyle hamilelere ve süt veren annelere de tavsiye ediliyor. Annenin süt oranını artırdığı bilimsel olarak kanıtlanan bulgur, lezzetiyle de damak zevkine hitap ediyor. Posa oranı yüksek olan bulgur sindirim sistemini korumada da önemli rol oynuyor.
30 yıllık değirmenci
Kadirli‘de 30 yıldan bu yana değirmencilik yapan Fatih Çakar, yıllar önce ev kadınlarının neredeyse tamamına yakın bölümünün tüketecekleri bulguru değirmende çektirdiğini anımsatarak, ‘‘Ancak, daha sonra zahmetli olması nedeniyle kadınlar hazır ürün tüketimine yöneldi. Son yıllarda ise müşteri sayısında artış görüyoruz. Çünkü, bulgur evde yapıldığında hem daha temiz oluyor hem de market fiyatından çok daha ucuza mal ediliyor‘‘ dedi. Çakar, buğdayın kilosunu 15 kuruşa çektiğini ve ortalama 800 gram bulgur çıktığını belirtti.



