Ülkesindeki karışıklıktan kaçarak ailesiyle Türkiye‘ye sığınan Suriyeli Fatma R, Beşşar Esad ve yönetiminin halka yaptığı zulmü, çadırkentte öğrendiği Türkçe ile  kaleme alıyor.

Ülkesindeki karışıklıktan kaçarak ailesiyle Türkiye‘ye sığınan Suriyeli Fatma R, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ve yönetiminin halka yaptığı zulmü, çadırkentte öğrendiği Türkçe ile kaleme alıyor.

Suriye‘nin Cisreş Şugur kentinden yaklaşık bir yıl önce anne, babası ve kardeşiyle Türkiye‘ye gelen ve Altınözü ilçesindeki Boynuyoğun çadır kentine yerleştirilen Suriyeli 29 yaşındaki Fatma R., ülkesindeki olayların bitmesi ve barışın sağlanması için her gün dua ettiğini belirterek, ‘‘İşkence altındaki çocuklar‘‘ ve ‘‘Yalan, yalan ne zamana kadar?‘‘ başlıklı mektuplarla ülkesindeki olaylara dikkatleri çekmek istediğini ve bu mektupları sivil toplum örgütleri aracılığıyla tüm dünyaya duyurmayı hedeflediğini dile getirdi.

ÇOCUKLARIN MASUMİYETİNİ YİYİYORLAR

Fatma R, mektubunda şu ifadeleri kullanıyor: ‘‘Ne zamana kadar bu vahşi canavarlar çocukları ve masumiyeti yemeye devam edecek? Bu zamanın Firavun‘u olan Beşşar Esad‘ın bütün insanların gözü önünde işlediği cinayetler ne kadar sürecek? Senin yaptığın zulümler, bütün alemde görülmedi. Ne zaman ki Dera çocukları okul duvarlarına yazdıkları ‘hürriyet istiyoruz‘ ve sokaklara çıkıp bu sloganla bağırdılar, Esad‘ın çetesi onları hapse attılar. Baas Partisi, her sabah okul önünde çocuklar hürriyet isteyince onları gözaltına alıyor, hapis ve güneş görmeyen zindanlara atıyor. Peki on beş yaşın altındaki bir çocuğun bu zulme karşı nasıl takati olabilir? Soruyorum, bu zindanlardaki çocukların durumu nedir?  Cellat (Beşşar Esad), ‘nasıl bir yöntem uygulayayım?‘ diye şaşırıyor. ‘Sert yumruklarla zayıf vücuduna vurarak mı başlayayım, yoksa elektrik şoku mu vereyim...‘ Bütün bu zulüm metotları masum çocuklar üzerinde denendi. Küçük şehit Hamza‘nın internette ve diğer basında çıkan fotoğrafları buna delildir. O kadar kötü bir görüntü ki bu fotoğraf vicdan sahibi olan herkesin hafızasına kazındı.

Hamza, işkence altında öldü ama o bunlara yetmedi, ona bir de kurşun sıktılar. Kurşunun biri göğsüne isabet etti, diğeri koluna. Ailesinin yüreğini yakmak için onun cenazesini ailesine gönderdiler. Peki nerede insanlık? Bütün bu zulümler onun yüzünden yapılıyor.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi