BM Genel Kurulunda, ‘‘Uluslararası Nevruz Günü‘‘ dolayısıyla Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından coşkulu bir Nevruz kutlaması düzenlendi.
Programın başında TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, 192 ülkenin temsil edildiği BM Genel Kurulunda Nevruz etkinliğini izlemeye gelenlere hitaben yaptığı konuşmada, burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Bu kültürel etkinliğin, BM Genel Kurulunun 21 Mart tarihini her yıl ‘‘Uluslararası Nevruz Günü‘‘ olarak ilan eden kararının birinci yıldönümünde düzenlenmesini anlamlı bulduğunu belirten Şahin, başta ‘‘Nevruz Bayramı‘‘nı kutlayan ülkelerin temsilcileri ve vatandaşları olmak üzere herkesin ‘‘Nevruz Bayramı‘‘nı kutladı ve herkese Türkiye‘den selamlar getirdiğini belirtti.
Baharın gelişini simgeleyen Nevruz‘un, doğanın yeniden canlanmasını, bolluk ve bereketin artmasını müjdeleyen, umutları tazeleyen bir bayram olduğunu söyleyen Şahin, ‘‘Bin yılların derinliğinden zenginleşerek, güçlenerek bugüne ulaşan Nevruz, toplumlardan toplumlara, kuşaklardan kuşaklara aktarılarak tüm canlılığıyla yaşayan insanlığın en köklü bayramlarındandır‘‘ dedi.
Nevruz‘un Anadolu‘dan Balkanlara, Kafkaslardan Ortadoğu‘ya, Orta Asya‘dan bugün de Amerika‘ya uzanan pek çok ülkede farklı etkinliklerle ama aynı ruhla kutlandığına dikkati çeken Şahin konuşmasında şunları kaydetti:
‘‘Bu geniş coğrafyanın duygularını yansıtan, milyonlarca akraba ve soydaşı bir birine bağlayan Nevruz Bayramı, bizleri kaynaştırmakta, mesafeleri yakınlaştırmaktadır. Nevruz, bugün burada ülkemizden binlerce kilometre uzakta hepimizi aynı duygularla buluşturmakta, aynı ortak payda bir araya getirmekte, gönül birliğimizi yoğunlaştırmaktadır. Farklı toplumları buluşturan, kaynaştıran güçlü bir kültür zemini olan Nevruz‘un tüm insanlığa ortak mesajı sevgidir, barıştır, dostluktur. Böylesine erdemli değerleri içinde barındıran Nevruz‘un en önemli özelliklerinden biri her kültürle bağdaşabilme özelliğidir. Bu yönüyle tüm insanlık için evrensel bir nitelik kazanabilecek kültürel değerdir. Ortak tarihi ve kültürel miraslarımızdan olan Nevruz, aynı zamanda karanlıkların azalması aydınlıkların artmasını da simgelemektedir. Çünkü bu tarih aynı zamanda gecelerin kısalmaya gündüzlerin uzamaya, güneşin etkisinin yoğunlaşmaya başladığı günlerdir. Yani Nevruz, karlar altından kardelen çiçeğinin çıkışı gibi, karanlığın içinden aydınlığa geçişi de ifade eder. Sadece bir mevsim değişikliğinden ibaret olmayan Nevruz aynı zamanda yeni başlangıçların, milatların, diriliş ve uyanışların da simgesidir.‘‘
Nevruz da yenilenen doğa gibi şiddetin, acıların, gözyaşlarının hüküm sürdüğü dünya tablosunda da yenilenmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Şahin, ‘‘Yoksulluktan, susuzluktan, açlıktan ölen insanların olduğu bir dünya tablosunda insan mutluluğunu temel alan yeni başlangıçlara ihtiyaç var. Her beş saniyede bir çocuğun açılıktan öldüğü, buna karşılık obez insan sayısının 1.87 milyarı bulduğu çarpık yapının da değişmesine ihtiyacımız var. İnsanlığın kendi neslini yaşatmaya yönelik çabalara ayırdığı kaynaklarla yok etmeye yönelik silahlanma çabalarının arasındaki hayati çelişkinin giderilmesine de ihtiyaç var. Yaşanan bunca acıya rağmen, hayat kaynağımız çevreye verilen tahribatın sona ermesi için böylesi yeni milatlara ihtiyacımız var. Nevruz, bu bakımdan dünyada ulusların birbirlerini daha iyi anlayarak ortak noktalar etrafında kaynaşmaya yöneldiği günümüzde çok güzel bir örnektir. Buradan tüm insanlığı geniş bir coğrafyanın her yerinden yükselen Nevruz ateşinin etrafında sevgi çemberi oluşturmaya, güçlü bir barış halkası kurmaya çağırıyorum. Gelin aynı gökyüzünün altında yaşayan, aynı havayı teneffüs eden, aynı yeryüzünde yaşayan insanlar olarak binlerce yıldır kutlanan ‘Nevruz Bayramı‘nı evrensel bir şenliğe dönüştürelim.
‘‘Nevruz Bayramı‘‘nın, aileleri ve dostları birleştiren bir kutlama olduğunu anlatan Şahin, ‘‘Ailenin tüm fertleri bir araya gelerek, geleneksel yemekler ve müzikler eşliğinde baharın gelişini coşkuyla kutlarlar. Birleşmiş Milletler de esasen bir nevi dünya ailesini simgeleyen bir kurumdur. Burada Nevruz‘u kutlarken, sadece Avrasya‘nın değil bütün dünya ailesinin birleşmesini ve bütünleşmesini de kutluyoruz. Bu bakımdan insanlığın barış idealini kurumsal olarak taşıyan Birleşmiş Milletler çatısı altında böylesine bir etkinlik düzenlenmesini çok önemli bir adım olarak değerlendiriyorum. Nevruz‘u tüm dünyaya tanıtmak ve uluslararası bir nitelik kazandırmak için TÜRKSOY‘un yürüttüğü çabaları takdirle karşılıyorum‘‘ dedi.
Şahin, konuşmasını ‘‘Nevruz‘un her yıl Birleşmiş Milletlerde de aynı coşku ve heyecanla anılmasını diliyorum‘‘ sözleriyle tamamladı.
BM Genel Kurul Başkanı Joseph Deiss de etkinlikten önce yaptığı konuşmada, TÜRKSOY‘un düzenlediği Nevruz kutlamasına katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Nevruz‘un baharın gelişini müjdelediğini ifade eden Deiss, Nevruz‘un tüm dünyaya barış ve uzlaşma mesajı verdiğini belirterek, herkesin bayramını kutladı.
TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov da yaptığı konuşmada, Nevruz‘u BM‘de kutlamaktan ve böyle bir organizasyonu düzenlemekten son derece mutlu ve heyecanlı olduklarını söyledi. TÜRKSOY‘un amacının dünyada Türk kültürünü tanıtmak olduğunun altını çizen Kaseinov, BM Genel Kurulunun geçen yıl 21 Mart‘ı ‘‘Uluslararası Nevruz Günü‘‘ olarak ilan etmesinden büyük mutluluk duyduklarını ve bu kapsamda BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun‘a, tüm BM üye ülkelerinin temsil edildiği BM Genel Kuruluna ayrıca teşekkür etmek istediğini söyledi. Kaseinov, Nevruz coşkusunu New York‘a ve BM‘ye getirmekten son derece mutlu olduklarını da sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan‘ın aralarında bulunduğu 11 ülkeden sanatçılar dans, müzik ve halk oyunları gösterileri sundu.
BM Genel Kurulu salonundaki Nevruz gösterisini izlemeye çok büyük bir kalabalık davetli topluluğu katıldı.
Bu arada etkinliğin başlamasından önce TBMM Başkanı Şahin, BM Genel Kurulu Başkanı Deiss ile tanıştı, sohbet etti ve ardından ülke temsilcileriyle toplu fotoğraf çektirdi.





