milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖZEL HASTANELERLE İLGİLİ YAPTIRIMLARIMIZ OLACAK
  • TÜRKİYE'DE YILDA 10 BİN ÇOCUK KALP RAHATSIZLIĞIYLA DOĞUYOR
  • SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA
  • EV SAHİBİ OLABİLMEK İÇİN ÜÇ GÜN ÖNCEDEN SIRAYA GİRDİLER
  • USTA SUNUCU ORHAN BORAN VEFAT ETTİ
  • SURİYE'DEKİ OLAYLAR

Beyinlere deprem lazım

17 AĞUSTOS 2010
SAL 01:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Büyük Marmara depreminin üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, acılar da ihmalkârlık da ilk günkü gibi taze. Uzmanlar, yeni konutların denetim eksikliğinden, eski konutların ise güçlendirilmesi yapılmadığından depreme karşı hazırlıksız olduğunu vurguluyor.

  • Beyinlere deprem lazım -

Binlerce kayıp var

Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen ve 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi olarak 20 bin gerçekte ise 50 bine yakın insanımızı kaybettik. Hiçbir zaman ulaşılamayan, binaların altında kalan, sulara gömülen binlerce kayıp var.

Sarsıntılar hiç bitmedi!

Yaklaşık 16 milyon insan ise depremden değişik düzeylerde etkilendi. Yüz binlerce insan evsiz, yurtsuz, öksüz ve yetim kaldı. Büyük sarsıntıların üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen belleklerdeki ve yüreklerdeki sarsıntılar sürüyor. Yakınlarını kaybeden binlerce aile ise ısrarla ve umutla bekleyişini sürdürüyor.

Türkiye 17 Ağustos 1999 günü uyandığında büyük bir acı yaşadı. Gece saat 03:02'de Merkez üssü Kocaeli Gölcük'te 7.5 şiddetinde meydana gelen deprem sonrası binlerce vatandaşımız ölürken, yüz binlerce insan ise evsiz, barksız ve yurtsuz kaldı. Gece ansızın yataklarında yakalayan deprem binlerce insanın hayatına mal olurken, geride bıraktığı acılar ise hâlâ taze. Yakınlarını kaybeden binlerce aile ise bir umutla hâlâ bekleyişlerini sürdürmekte...

Devlet bile bölgeye ulaşamadı

Deprem sonrası bir kurtarma görevlisinin 'Kimse Yok mu' sözleri ile 70 milyon insanımızın zihinlerine kazınan deprem bölgesine ilk günlerde kimsenin ulaşamaması ise olayın bir başka boyutunu oluşturuyor. Depremin meydana geldiği günün sabahında Dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit'in ise bölgeden yeterince sağlıklı bilgi alamadığı geçen haberler arasında yer alıyordu. Dönemin bakanlarından olan Yaşar Okuyan geçtiğimiz yıl deprem ile ilgili bir gazeteye yaptığı açıklamada, 18 bin kişinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos'un ardından ilk üç gün devletin varlığı tartışılır hale geldiğini kaydediyordu. Deprem sadece Gölcük ve çevresini değil ülkenin kendisine de büyük zararlar vermişti. Deprem sonrası alınan önlemlerin başında ise vergiler geliyordu. Neredeyse her ürüne getirilen deprem vergileri ise halkı ekonomik olarak zor durumda bıraktı.

45 saniyede koca ülke yasa boğuldu

Gece 03:02'de meydana gelen 17 Ağustos depremi tam olarak 45 saniye kadar sürdü. Daha sonra açıklanan resmi rakamlara göre ise toplamda 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti. Depremde 23 bin 781 kişi yaralanırken, 505 kişi ise sakat kaldı. Açıklanan rakamlara göre ise yıkılan ve ağır hasarlı olan bina sayısı 16 bin 649 iken, orta hasarlı binalar 90 binin üzerindeydi. Az hasarlı konut sayısı 102 bin 822 iken, hasarlı işyeri sayısı ise 13 binin üzerindeydi. Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilendi. 17 Ağustos depremi, bu nedenle son yüzyılın en büyük depremleri arasına unutulmayacak büyük acılarla girdi.

Resmi olmayan bilgilere göre 50 bin kişi öldü

Her ne kadar açıklanan resmi rakamlar ölenlerin sayısının 17 binin üzerinde olduğunu kaydetse de, ulaşılamayan, binaların altında kalan, sulara gömülenlere hiçbir zaman ulaşılamadı. Resmi olmayan bilgilere göre ise depremde yaklaşık 50 bin ölüm, ağır-hafif 100 binin üzerinde yaralı vardı. Yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı. Yaklaşık 16 milyon insan ise depremden değişik düzeylerde etkilendi.

Binalar bir bir sokaklara serildi

Depremde sıradan apartmanların yanı sıra lüks siteler de iskambil kağıtları gibi yere serilmişti. Bu binaları yapanlar, eksik malzeme kullananlar, projeleri onaylayanlar, inşaatları denetleyenler, şüphesiz ölümlerin en büyük sorumluları arasındaydı. Peki aradan geçen yıllarda müteahhitlerin kaçı yargı önüne çıktı ve ceza aldı? Yalnızca 195 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Veli Göçer ceza aldı. Depreminin ardından 11 yıl geçti. 50 bin kişiye mezar olan binalarla ilgili 6 bin 286 kişi yargılandı. Ancak bu kadar kişinin arasından yaptırdığı 400 konutun yıkılması sonucu 195 kişinin ölümüne sebep olduğu öne sürülen Veli Göçer, tutuklanarak ceza evine girdi. Göçer hakkındaki 18 yıl 9 ay hapis cezası da, ancak 2 yıl önce zamanaşımına 8 gün kala onanarak kesinleşti. Böylece zamanaşımına 8 gün kala cezası onanan Veli Göçer dışındaki sorumluları ise 'zamanaşımı' kurtardı! Depremin ardından başlayan yargı süreci, 7.5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla sona erdi. Sadece Kocaeli'nde düşen dava sayısıysa ise 150 oldu. Oysa depremin ardından devlet yetkilisinden sivil toplum örgütlerine kadar herkesin ağzında aynı slogan vardı: Unutmayacağız, unutturmayacağız...

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde enkaz altından sağ çıkan binlerce insan geçen bunca yıla rağmen hâlâ yakınlarını arıyor. Depremle sokaklara dökülen binlerce anne, baba yıllardır çocuklarını ararken, binlerce çocuk ise küçücük yaşlarda ailesini kaybetti. Özellikle kızını ve oğlunu kaybeden anneler her yıl 17 Ağustos gecesi, çocuklarının fotoğraflarını kucaklarına alarak, o geceyi yeniden yaşıyor.

Özellikle Yalova, Çınarcık ve Gölcük bölgesinden Bursa ve İstanbul başta olmak üzere bölge hastanelerine gönderilen yaralılar hakkında da net ve kesin kayıtlar tutulamadı. Yakınları hakkında bilgi alamayanlar ise bütün hastane, sağlık ocakları, özel hastaneler ve kriz merkezlerini tek tek dolaşarak yakınlarının fotoğraflarını göstererek haber sormak zorunda kaldılar.

Enkaz altından kurtarılan ve birçoğunun üzerinde kimliği olmadığı için kimlik tespiti yapılamayanlar da apar topar kayıt tutulmadan diğer bölgelerdeki hastanelere gönderildi.

Bir arpa boyu yol katedilmedi

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı H. Serdar Harp, konuya ilişkin gazetemize yaptığı değerlendirmede 17 Ağustos 1999 depreminin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Toplumun depremi kendisine yakın görmediğini ancak bu gerçekle yüzleşmek zorunda kaldığını da ifade eden Harp, "Anadolu'da derme çatma yapıların yıkıldığı Kızılay'ın gelip onardığı bir doğa olayı olarak görüyorlardı. Bu deprem ise özellikle modern kentlerin de deprem riski altında olduğunu gösterdi. Yöneticilerimiz de idrak etmişti, ama gelinen süreçte bir arpa yolu boy kat edilmedi" dedi.  Neler yapıldığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı H. Serdar Harp, deprem sonrası yapılan çalışmaların göz boyaması şeklinde yapıldığını söyledi. Harp, "İstanbul'da üniversiteler araştırmalar yaptı. Japonlar, bizim üniversitelerimiz ile yaptığı çalışmalar yeni yayınladı" dedi.

TMMOB: İstanbul büyük Risk altında

Kurum olarak defalarca uyarılar yapıldığını ancak bunun göz ardı edildiğine de sözlerine ekleyen Harp,  "Defalarca uyarmamıza rağmen sözlerimiz göz ardı ediliyordu. Deprem bölgesinde ancak yüzde 1 güçlendirme yapılmış. İstanbul Bahçelievler'deki binaların yüzde 70'i deprem riski altında. İstanbul genelde ise binaların yüzde 30 tehlike altında. İstanbul'un nüfusu 12 milyon ise 4 milyon insan yıkılma ihtimali olan yapılarda yaşıyor. Maalesef özellikle bu konuda yeterince çaba gösterilmiyor" diye eleştirdi.

Belediye ve valilik depremi çoktan unutmuş

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Valiliği ise depremin o acısını unutmuşa benziyor. Binlerce insanın ölümüne sebep olan depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İl Valiliğinin resmi sitelerinde deprem ile ilgili herhangi bir bilgi yer almıyor. Her iki kurumun sitesinde depreme ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmiyor. Deprem konusunda belediyenin ve ilgili kurumların vatandaşı bilgilendirme görevini yeterince yerine getirmediği belirtiliyor.

Devlet bile bölgeye ulaşamadı

Depremin ardından dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in bile öğle saatlerine kadar bölgeden bilgi alamaması ve kimseye ulaşamaması bir acı gerçeğimizi daha gösteriyordu; "devletin milletten haberi yok!"

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Ahmet Açıkay / Türkiye
  • tags Etiketler: 17 ağustos, deprem, kocaeli, gölcük,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Gündem

    1. ''Biz, 6 maddelik Annan Planının son şans olduğunu düşünüyoruz''
    2. Halkımızı zalimlerin insafına terk etmeyeceğiz
    3. "Soruşturmada hayal kırıklığı yaşıyoruz"
    4. 'Bilgileri Eymür'ün internet sitesinden aldım'
    5. Orayı da özel güvenlik koruyacak
    6. 'Güçleri yetiyorsa öldürsünler'
    7. Bursa'da hadis icâzet merasimi
    8. İstanbul'da canlı bomba düzeneği ele geçirildi
    9. Savcılığa rest: İfadeye gelmiyoruz
    10. Bu olacak Ayasofya!
  • Diğer

    1. Usta sunucu Orhan Boran vefat etti
    2. Suriye'deki olaylar
    3. İDO'dan yeni hizmetler ve yenilenen satış sistemi
    4. Amerika'nın haberi var, senin haberin yok
    5. (Terör olayları) Bu olaylar, anormal bir gidişin normal bir sonucudur
    6. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Sivas'ta
    7. CHP'lilerden Aziz Yıldırım'a ziyaret
    8. Kayseri'deki patlama
    9. Her kim sağlık çalışanına el uzatırsa bileğini bükmeye kararlıyız
    10. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    5. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    6. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    7. Bu olacak Ayasofya!
    8. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    9. Aynı aşk ve heyecanla
    10. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek