milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

26 MAY 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖZEL HASTANELERLE İLGİLİ YAPTIRIMLARIMIZ OLACAK
  • TÜRKİYE'DE YILDA 10 BİN ÇOCUK KALP RAHATSIZLIĞIYLA DOĞUYOR
  • SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA
  • EV SAHİBİ OLABİLMEK İÇİN ÜÇ GÜN ÖNCEDEN SIRAYA GİRDİLER
  • USTA SUNUCU ORHAN BORAN VEFAT ETTİ
  • SURİYE'DEKİ OLAYLAR

Beslenme, ruh haline göre yapılmalı

22 ARALIK 2010
ÇAR 00:00

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Kişilerin yemek seçimi ve tüketimi ile ruh halleri arasında ilginç etki vardır. Beslenme uzmanları, son yapılan araştırmalara göre, insanların damak zevkleri ve yemek seçimleri konusunda ilginç değerlendirmelerde bulunuyor. Uzmanlara göre, sofraya oturup doğru besin maddeleri seçerek kötü ruh halimizi giderebiliriz.

İç sıkıntısına domates!

Yalnızlık ve iç sıkıntısı hisseden insanların rahatlamak için domates, patlıcan, biber, patates, yumurta ve karnabahar gibi sebzeleri tüketmesini doğru tercih olarak gören uzmanlar, söylediği sözler ve davranışlarından memnun olmayanların soğan ve pırasayı tercih etmesi gerektiğini belirtiyor.

Strese karşı bezelye!

Beslenme uzmanları, düş kırıklığı, kuşku ve çekingenlik içinde bulunan kişilerin kereviz ve havuç tüketmesinin ruh sağlığı açısından faydalı olacağına dikkat çekerken, iş hayatının yorgunluğu ve stresinden bunalan kişilerin sofralarından bezelyeyi ihmal etmemeleri gerektiğini vurguluyor.

Marul, endişeyi gideriyor!

Üzerinden endişeyi atamayan ve her an hata yapabilirim saplantısını aklından çıkarmayan insanların bol bol marul yemeleri gerektiğini belirten beslenme uzmanları, saldırgan ve karşısındaki kişilere karşı agresif yapısı olan kişilerin kendilerini kontrol altında tutmak için ceviz yemelerini tavsiye ediyor.

Hayata anlam kazandırmak

Hastalığın anlamı olur da hayatın nasıl anlamı olmaz... Hastalığın kazandırdığı anlam ile hayatın bizi engin ufuklara açarak kazandırdığı anlam mutlaka bir noktada örtüşür. Çünkü her ikisinin kazandırdığı anlam hayatı doğru ve olduğu gibi anlamlandırma adına birçok olumlu kazanımları beraberinde getirir.

Yaratılış amacımızı bulmak gerekir

Her insan kendi kendisine ve diğerleri ile birlikte hayatının anlamını güçlendirebilir. İnsanın evlenmesi, çoluk çocuk sahibi olması hep bu anlama katkıda bulunan faktörlerdir. Aslında her insanın hayatı anlamlıdır fakat insanlar genellikle güncel koşuşturmalar ve kısır çekişmeler içinde bu anlamı yakalamakta çoğunlukla zorluk çekerler. Bu yüzden yapmaları gereken önemli işlere yoğunlaşacakları yerde hiç de kendileriyle alakalı olmayan işlerde bir ömür boyu zaman geçirerek hayatlarını heba ederler. Yaptıkları iş onları tatmin etmiyordur. Bu durum daha çok insanların yaratılış amaçlarını bulamamış olmalarından kaynaklanır.

Bir insan için hayır kuruluşuna üye olarak orada yapılan hizmetlere katkıda bulunmak, diğeri için pul koleksiyonculuğu yapmak, diğeri için sportif etkinliklerle ilgilenmek, bir başkası için kitap okumak veya yazmak hayatı anlamlandırmak için yeterli gelebilir. Örneğin siyasetçiler için kendi hayatlarını ve diğer insanların hayatlarını anlamlandırmak için siyaset yapmak yerel veya merkezi yönetimlerde söz sahibi olmak çok önem taşır.

Kısacası her insan yaratılış amacı doğrultusunda bir takım işlerle ilgilenmeye mecburdur. Bu hem kendisinin derin bir tatminlik duygusu yaşamasını sağlar ve hem de diğer insanlara yapmış olduğu katkıdan dolayı hayatını anlamlandırmış olur. Bu anlamın elde edilmesi o insanın büyük oranda şifaya kavuşmasına aracılık eder.

Yaşamak için mi, yoksa yemek için mi yaşamak?

Yediğimiz tüm yemekler bizim enerjimizi çalıyor ve bedenimizle birlikte zihin ve ruh sağlığımızı olumsuz yönde etkiliyor. Yemek miktarındaki fazlalık aynı zamanda hem hayatın verimini azaltıyor ve hem de yaşlanma sürecinde belirgin derecede artma meydana gelmesine neden oluyor.

Yemek için yaşayanlar

İnsanlar, yemek yeme alışkanlıkları bakımından genel olarak iki çeşit altında toplanabilirler. Birincisi yemek için yaşayan insanlardır. Bu insanlar sabahleyin kahvaltıdan sonra öğlen ve akşam ne yiyeceklerini düşünmeye başlayan, açlığa dayanamayan insanlardır. Kilolu, yağlı ciltli, barsakları yedikleriyle şişmiş, bedenlerinde toksin miktarının hayli arttığı belirgince hissedilen insanlardır.

Hayatın anlamı ve şifa

Hayata anlam kazandırmak bir diğer deyişle şifaya sıkı sıkıya tutunmak anlamını da taşır. Hayatın anlamıyla şifa arasında birçok insan maalesef bağ kuramaz. Oysaki hayatınızı anlamlandırmaya başladığınızda ve gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz anlamlı hedefleri zihninizde canlandırdığınızda onları gerçekleştirmek için zihin ve ruh halinizde olağanüstü bir güç meydana getirme imkânı oluşur. Bu güç sağlıklı bir zihin ve hedefe kitlenmiş ruh dünyasının kazandırdığı güçtür.

Yaşamak için yiyenler

Diğerleri ise çok mecbur kaldıklarında yemek yiyen ve yemese de uzun saatler aç durabilen yemeği hiç düşünmeyen insanlardı. Bunlar kuru ciltli, daha ziyade düşük kilolu, sigaraya daha çok bağımlı, fakat yemek yemeği isteyip istemediği net anlaşılamayan ikinci grup insanlardır. İlk grubun hastalıkları daha çok kronik, ikinci grubun hastalıkları ise akut gelişen hastalıklardır.

Her iki grup insanın da kendilerine göre farklı hastalıkları vardır. İştahsız, yemek yemeye düşkün olmayan kuru, kısa veya uzun, bağımlılığa eğilimli insanlarda genellikle kalp damar hastalıkları daha çok görülüyor. Fakat bunların akıl sağlıkları ve zihinsel yetenekleri oldukça gelişmiştir. Yönetici veya lider olma yetenekleri diğerlerine göre çok daha yüksek düzeyde bulunmaktadır.

Çok yemek yiyen ve adeta yemek yemek için yaşayanlar kilolu, zihinsel ve ruhsal yönden durağan, psikolojik özellikler bakımında oynak bir yapıdadırlar. Bu kişiler hantal bedenleriyle sosyal yaşamın içinde çoğu kez geride kalmaya yatkınlardır. Bedenlerinde alerjileri vardır. Alerjik astım ve kronikleşmiş depresyon bunlarda daha sık görülebilir. Zira bunların karaciğerleri iyice yorulmuş ve filtre görevini rahatlıkla yapamaz hale gelmiştir. Böylelikle kanları kirlenmeye daha eğilimli olan bu insanlar alerjik reaksiyonlarıyla birlikte daha ziyade kronik ve psikolojik hastalıklara eğilimli olmaktadırlar.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 22.12.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: beslenme, sıkıntı, sağlık,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    3. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    4. Gençlerde çatışma
    5. Çalışan kadınlar
    6. "Sentetik şeker beyne zarar verebilir"
    7. Cinselliği tetikliyor
    8. Abdurrahman Bin Avf
    9. Bel ağrısı neyin habercisi?
    10. Hazreti Peygamber'in tavsiyeleri
  • Diğer

    1. Usta sunucu Orhan Boran vefat etti
    2. Suriye'deki olaylar
    3. İDO'dan yeni hizmetler ve yenilenen satış sistemi
    4. Amerika'nın haberi var, senin haberin yok
    5. (Terör olayları) Bu olaylar, anormal bir gidişin normal bir sonucudur
    6. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Sivas'ta
    7. CHP'lilerden Aziz Yıldırım'a ziyaret
    8. Kayseri'deki patlama
    9. Her kim sağlık çalışanına el uzatırsa bileğini bükmeye kararlıyız
    10. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Midyat'a Vatikan kolonisi!
    3. Yelkenler indirildi
    4. Memura yüzde 3,5 Cargill'e yüzde 35
    5. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    6. Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu)
    7. Bu olacak Ayasofya!
    8. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    9. Aynı aşk ve heyecanla
    10. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Dedem döneminde dini kitap toplatılmış
    5. Saraybosna Film Festivali Çocuklar'la açılacak
    6. Yarım yüzyılda Burhan Doğançay
    7. İmamların oynadığı tiyatro ayakta alkışlandı
    8. Toz Kanatlı Kelebek Necip Fazıl Kısakürek
    9. Dünyanın hazinesi Türkiye kütüphanelerinde
    10. Çin'den Pentagon'un raporuna tepki
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek