Profesör, konferans vermek üzere salona girer. Salonda, ön sırada, sadece tek bir kişi oturmaktadır. Konuşup konuşmama hususunda tereddüte düşer. O tek kişiye fikrini sorar.

- Hocam... ben bir seyisim; yani basit bir insanım. Ama ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp, bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.

Bu sözlere hak veren profesör iki saatin üzerinde konuşur; çok derin konulara dalar. Konferansını tamamladıktan sonra seyise sorar:

- Nasıl buldun?

- Hocam, daha önce de söyledim, ben basit bir adamım. Ama ahıra gelince, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim onu beslerdim dedim; lâkin elimdeki bütün yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.

Ben bu hikâyeden şöyle bir sonuç çıkarıyorum: Ne kadar bilgili olursanız olun, en cahil adamdan bile öğrenecek bir şeyiniz vardır ve bir kişiye ne kadar bilgi verirseniz verin, söyledikleriniz, ancak karşınızdakinin anladığı kadardır.

Muhabir: Haber Merkezi