Fransa Merkez Bankası Başkanı Noyer, Avrupa‘nın parasal krizle değil, gerçek anlamda bir mali krizle karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Noyer‘e göre Avrupa‘nın zayıflığının temelinde kriz zamanında yönetim ve organizasyon açısından yetersizlikler yatıyor.
Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer, Singapur‘da katıldığı bir sempozyumda yaptığı konuşmada, ‘‘Bundan sonra göreceğimiz şu; bu, gerçek bir mali kriz. Finansal piyasalarda büyük ölçekte karmaşa anlamına geliyor. Biz, gerçek bir mali krizle karşı karşıyayız, parasal krizle değil‘‘ değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa ve dünyadaki durumun son haftalarda belirgin bir şekilde ağırlaştığına ve piyasa baskılarının yoğunlaştığına dikkati çeken Noyer, Avro Bölgesi‘ndeki tahvil piyasalarının normal işlemediğini ve gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Noyer, Avrupa‘nın zayıflığının temelinde bileşenlerinden herhangi birinin kırılganlığının yatmadığını ifade ederek, Avrupa‘nın kırılganlığının, finansal sisteminin merkezinde meydana gelen karmaşık etkileşimlerin oluşturduğu kriz zamanlarında yönetim ve organize olmadaki zorluktan kaynaklandığının altını çizdi.
Avrupa ekonomisinin zayıfladığını ancak makro temellerinin güçlü olduğunu vurgulayan Noyer, avronun sağlam bir para birimi olduğunu yineledi ve ‘‘Ortak para birimine olan güven hiç olmadığı kadar güçlü‘‘ dedi.
Avro Bölgesi‘nde yaşanan borç krizinin dünyanın geri kalanına etkilerine de değinen Noyer, ‘‘Asya, Avrupa‘ya 6 bin mil uzaklıkta bulunuyor, ancak finansal piyasalar için bu uzaklık 30 saniyeden az‘‘ diye konuştu.
"AB‘nin önünde kritik bir 10 gün var"
AB Komisyonu‘nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Olli Rehn, ‘‘AB‘nin Avro Bölgesi‘nin istikrara kavuşturulması çabasında kritik bir safhaya girdiğini‘‘ söyledi.
Rehn, yaptığı açıklamada, ‘‘Biz şimdi, AB‘nin krize karşı müdahalesini tamamlaması ve sonuçlandırması için kritik 10 günlük bir sürece giriyoruz. Bizi bu krizden çıkaracak tek bir sihirli çözümümüz yok‘‘ diye konuştu.
İki cephede çalışılmaya ihtiyaç olduğuna işaret eden Rehn, bunlardan birinin Avro Bölgesi‘nin, piyasadaki karışıklığı kontrol etmek için yeteri kadar güvenilir güvenlik duvarlarına sahip olmasını garanti etmek, diğerinin ise ekonomik yönetimi daha fazla güçlendirmek olduğunu belirtti.
AB‘ye üye 27 ülkenin hükümet başkanları, küresel ekonomiye zarar verme tehdidi taşıyan Avro Bölgesi‘nin istikrarsızlığına çözüm bulmanın yollarını araştırmak için gelecek hafta toplanacak.
Krizden çıkışın tek yolu açıkları azaltmak
Avrupa Merkez Bankası (AMB) İcra Kurulu Üyesi Juergen Stark, bölgenin borç krizinden çıkmasının yegane yolunun, hükümetlerin bütçe açıklarını düşürmesi ve ücret indirimleri ve diğer yapısal değişiklikleri gerçekleştirmesi olduğunu söyledi.
Amerikan Merkez Bankası‘nın (FED) düzenlediği bir etkinlikte konuşan Stark, "Geriye yalnızca bir araç kaldı; ücretlerde, maaşlarda ve maliyetlerde göreceli fiyatların ayarlanması" dedi ve "AMB hükümetleri destekleme gücüne sahip değil" değerlendirmesinde bulundu.
AMB, görev tanımının sorumsuz hükümet harcamalarını desteklemeyi yasakladığını kaydederek, hükümetlere kredi vermede son kaynak olma çağrılarına direnç gösteriyor. Bunun yanında, Almanya, gelecek haftaki zirvede, bütçe kurallarında sıkılaştırma getiren yönetim değişiklikleri konusunda baskı yapıyor. Bu hareket, AMB‘nin Avro Bölgesi ülkelerini desteklemede daha fazla rol oynamasını kolaylaştıracak.





