Mehmet Ali Birand‘ın yazısının başlığı: "Katsayı tamam, ancak İHL‘ler ne işe yarıyor?". İlgisi ne kadar ver bilmeyiz ama yazısı akla ‘Anladık yeldeğirmeni, ama bunun suyu nerden geliyor?‘ sorusunu getiriyor. Birand, genel eğitim içerisindeki oranı yüzde 0.7 olan İmam-Hatiplere yönelik negatif ayrımcılığın, -bazı kaygıları olan kesimler sebebiyle- bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini düşünüyor. Oysa demokrasi denilen sistemde çoğunluğun da bazı hakları olmalı, değil mi?..
"YÖK‘ün katsayı ile ilgili son kararı, yıllardan beri üzerinde tartışılan bir konuyu bitirdi. Meslek liselerinde okuyanların önünü kapatan katsayı sayısı, sadece ve sadece İmam Hatip Lisesi (İHL) memurlarının bürokrasinin belirli noktalarına gelememeleri, örneğin kaymakamlıktan başlayan sürece katılamamaları için yaratılmıştı. İmam Hatiplileri kontrolde tutalım derken, diğer Meslek Okulu mensupları da cezalandırıldı. Ben bu açıdan baktığımda, katsayı kararının doğru bir adım olduğuna inanıyorum.
Ancak, şimdi de laik kesimlerde bir korku yaşanıyor.
Acaba, yeni alınan bu karar ile İHL‘lerinin artık önü açıldı mı ? Bundan böyle bu liselerden çıkanlar kolaylıkla bürokraside yükselip Devleti kontrol altına alacaklar mı?
İmam Hatiplerin, Genel Meslek Okulları içindeki oranı 0.9. Yaygın eğitim içindeki oranı da, resmi rakkamlara göre 0.7.Ancak bu okulların Türk bürokrasisine dindar kadrolar yetiştirme açısından büyük bir tehlike oluşturacağını söyleyen ve kaygı duyanların sayısı da hiç az değil.(...)
Şunun adını koyalım.
İHL‘ler din okulları mı, yoksa Meslek Lisesi mi ?
Bunun adını koyar ve gerçek nir meslek lisesi konumuna sokarsak, o zaman katsayının kalması herhangi bir sakınca yaratmaz. Bir kesimi kaygılandırmaz. Ancak, benim dediğim dediktir, diyorsanız, o zaman başka..."
Mehmet Ali Birand / POSTA





