Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, et, süt, yumurta gibi temel gıda maddelerinde fiyatlar düşürülmek isteniyorsa öncelikle yem fiyatlarına el atılması gerektiğini belirtti.

Kurban Bayramı geldi kapıya dayandı. Kurbanlıklar ise el yakıyor. Hükümet ne yaptıysa et fiyatlarına bir çare bulamadı. Sektör temsilcileri de bir birine girmiş durumda. Türkiye‘nin içine düştüğü hayvancılık krizi giderek derinleşiyor. Hükümet ise bu krize çözüm bulmak yerine günü kurtarma peşinde.

Et fiyatlarında tansiyonun bir anda yükselmesiyle hükümet ilk önce topu spekülatörlere atmıştı. ‘Yüksek fiyatlardan biz değil spekülatörler‘ sorumlu diye hükümet hemen ithalat kozunu kullandı. İthal edilen et ve canlı hayvanlarla Türkiye‘deki fiyatlara baskı kurulacaktı. Ama olmadı. İthalata rağmen et fiyatları bir türlü düşmedi. Tansiyon düşmeyince kriz giderek daha da derinleşti. Derinleşmeye de devam ediyor.

Hayvancılığın ana girdilerinin yüzde 70‘ini yem ve yem hammaddeleri oluşturuyor. Bir anlamda hayvancılığın tansiyonunu yem fiyatları belirliyor. Yani yem fiyatlarını düşüremiyorsanız et fiyatlarını düşürmeniz mümkün değil. Düşürmeye kalkarsanız ahırları tamamen boşaltırsınız. Türkiye hayvancılıkta tamamen ithalata bağımlı bir ülke haline gelir.

Et krizinin yaşandığı süreçte yem fiyatlarının seyri ciddi bir şekilde tartışılmadı. Türkiye, ucuz hayvan bulmak için ülkü ülke dolaştı ama Türkiye‘deki besicilerin temel sorunu olan yem maliyetlerinin düşürülmesi için hiçbir adım atmadı.

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, et, süt, yumurta gibi temel gıda maddelerinde fiyatlar düşürülmek isteniyorsa öncelikle yem fiyatlarına el atılması gerektiğini belirtti. Dünya fiyatlarına göre Türkiye‘de yem maliyetlerinin iki katı olduğunu bildiren Karakuş, öncelikle et, süt ve yumurtadaki KDV‘nin yüzde 8‘den yüzde 1‘e indirilmesi gerektiğini kaydetti. "Bunu yaparsanız bir kalemde tüketicinin üzerinden yüzde 7 yükü kaldırmış olursunuz" diye konuşan Karakuş, gümrük vergilerinde yapılacak indirimle yem maliyetlerinin yüzde 20 düşürülebileceğini ifade etti. "Bu ise et fiyatlarını yüzde 15 indirir. Bunu yüzde 7 ile topladığımızda yüzde 22 indirim demektir" şeklinde konuşan Karakuş, yem fiyatlarının düşürülmesi konusunda bir politika geliştirilmemesi durumunda et fiyatlarının düşmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.

Türkiye‘yi asıl bekleyen krizinde burada yattığını vurgulayan Karakuş, "Ahırlarımızın tamamen boşalma riski bulunuyor" dedi. Bugünkü maliyet şartlarına göre besicilerin etin 15 liranın altında üretilemeyeceğini gördüğünü ifade eden Karakuş, et ithalatının 31 Aralık itibariyle kesinlikle durdurulması gerektiğini vurguladı. "Siyasi irade kesin bir dille bunu açıklamalıdır" diyen Karakuş, şunları kaydetti: "10-12 liraya satılan et bugünkü maliyetlerle 15 liranın altına inmiyor. Bunu gören besici hayvan bağlamıyor. Ahırlar boşalıyor. Yem fiyatlarının indirilmesi konusunda bir adım atılmaz ve ithalat belirsizliği de devam ederse Türkiye‘yi hayvancılıkta daha kötü günler bekliyor"

Diğer yandan TMO‘nun elindeki buğday stoklarına dikkat çeken Karakuş, yem maliyetleri düşürülmek için bu TMO stoklarının dahi kullanılabileceğini belirtti. "Ancak bırakın TMO‘nun düşük hammadde vermeyi, üreticiden aldığı buğdayın üzerine yüzde 20 kar koyarak bizlere satıyor" tepkisinde bulunan Karakuş, tarım ve hayvancılıkta politikasızlığın Türkiye‘ye büyük zararlar verdiğinin altını çizdi.

Muhabir: Haber Merkezi