Türk vatandaşlığı hakkı olmayıp yalnızca oturma izni alarak Türkiye‘de yaşayan sürgüne uğramış Ahıska Türkleri, sağlık sorunlarının çözülmesini istiyor.
Sürgüne Uğramış Ahıska Türkleri Haklarını Koruma Merkezi Başkanı Paşa Alihan, Türk vatandaşlığı hakkı olmayıp, sadece oturma izni alarak hayatlarını Türkiye‘de sürdüren çok sayıda Ahıska Türkünün sağlık sorunlarının çözülmesi için yetkililerinden yardım istedi.
Dernek Lokalinde düzenlediği basın toplantısı ile Ahıska Türklerinin, 1990 yılından itibaren Türkiye‘ye göç etmeye başladıklarını hatırlatan Paşa Alihan, TBMM‘de 2 Temmuz 1992 yılında kabul edilen ‘‘3835 Sayılı Ahıska Türklerinin Türkiye‘ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun‘‘ ile kendilerine vatandaşlık kapısının açıldığını aktardı. Alihan, bu kanunun ardından ise başta Bursa olmak üzere Antalya, Aydın, Denizli, İstanbul ve İzmir ile diğer illere yaklaşık 60 bin Ahıska Türkünün göç ederek yerleştiğini söyledi. Göçlerin halen devam ettiğini bildiren Paşa Alihan, bunların bir kısmının Türk vatandaşlığı hakkını kazanmasına rağmen bazılarının ise daha kazanamadığını hatırlatarak, ‘‘Derdimiz sıkıntımız çok. Bunlardan bir tanesi de yaşadığımız sağlık sıkıntısı. Türk vatandaşlığı hakkını kazanamayan ve sadece oturma izni alarak hayatlarını Türkiye‘de sürdüren insanlarımızın sağlık sorunlarının çözülmesini istiyoruz. Yetkililerden bu konuda duyarlı davranmasını bekliyoruz.‘‘ şeklinde konuştu.
Türkiye‘ye göç ederek yalnızca burada oturma izni alan Ahıska Türklerinin de sağlık hizmetlerinden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi yararlanmalarını istediklerini aktaran Paşa Alihan, ‘‘Statüleri gereği herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan bu durumdaki Ahıska Türklerinin sağlık hizmetlerinden paralı olarak yararlanma imkanı yoktur. Hastalanan bir insanımız, hastaneye gittiğinde sosyal güvencesi olmadığı, tedavi ve hizmet masraflarını da ödeyemediği için hastanelerde rehin kalmaktadır. Mesela, geçenlerde bir hastanede dünyaya gelen ikiz bebeklerden biri, ailenin gerekli 12 bin TL‘yi bulamaması üzerine yaklaşık 1 ay hastanede rehin kaldı. Aile ancak 12 bin TL‘lik senet imzalayarak hastaneden çıkabildi. Bu, anavatanları olan Türkiye‘de çok büyük bir acıdır.‘‘ dedi.
Sürgüne Uğramış Ahıska Türklerinin Haklarını Koruma Merkezi olarak bu durumdaki Ahıska Türklerine sağlık kurumlarının kapısının açılmasını talep ettiklerini aktaran Paşa Alihan, "Türkiye‘de 60 bin civarındaki Ahıska Türkünün yüzde 50‘ye yakını bu durumda. Bu durum Türkiye‘ye yakışmıyor, bunun bir an önce düzeltilmesini bekliyoruz. Ayrıca diğer önemli bir konu ise; oturma izni olanlara çalışma izinlerinin de verilmesidir. Bu da çok önemli bir sorun. Bu iki soruna yetkililerin gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyor." şeklinde konuştu.
Bu arada hastane masraflarını ödeyemedikleri için yeni doğan ikiz bebeklerinden birinin, bir ay süreyle hastanede rehin tutulduğunu aktaran Kader ve Begali Mirzayeva çifti ile ikizlerin babaannesi Rabia Mirvayeva da basın toplantısına katılarak başından geçenleri anlattı. Sosyal güvenceleri olmadığı için 12 bin TL‘lik borcuna karşılık oğluna hastane yetkilileri tarafından senet imzalattırıldığını belirten Rabia Mirvayeva, çalışma izni olmadığı için para kazanıp hastane senedini ödeyemeyen oğluna da hapis kararı çıktığını ifade etti.
Yine Ahıska Türklerinden Yadigar Dursunova, Suna Rezayva, 14 yaşındaki Efsane Emrayi ve annesi Selime Emrayi de yaşadıkları sağlık sorunlarını dile getirdiler.





