‘Sarıkamış Harekatı ve Allahuekber Şehitlerini Anma‘ etkinliğinde konuşan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Karatepe, 1914 yılındaki Osmanlı- Rus Savaşı sırasında tifüs salgını nedeniyle Erzurum‘da ölen askerlerin toprağın donması nedeniyle defnedilemediğini söyledi.

Atatürk Üniversitesi‘nde düzenlenen ‘Sarıkamış Harekatı ve Allahuekber Şehitlerini Anma‘ etkinliğinde konuşan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Karatepe, 1914 yılındaki Osmanlı- Rus Savaşı sırasında tifüs salgını nedeniyle Erzurum‘da ölen askerlerin toprağın donması nedeniyle defnedilemediğini söyledi. Doç. Dr. Karatepe, "Şehit cenazeleri, toprak yerine kara gömüldü. Ancak köpekler karları eşeleyerek cenazeleri parçaladı. Acı gerçek karlar eriyince ortaya çıktı" dedi. Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezinde düzenlenen oturum başkanlığını Bakü‘deki Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saniç‘in yaptığı ‘Bulaşıcı hastalıklar ve savaşlardaki önemi‘ konulu seminerde tifüs salgını nedeniyle ölen askerlerin dramı anlatıldı. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Karatepe, yazılı kaynaklara dayanarak yaptığı konuşmasında bazı konuları ilk kez kamuoyuna aktaracaklarını bildirdi.

‘93 harbi‘ olarak bilinen 1877- 1878 Osmanlı- Rus savaşı sırasında Erzurum‘da tifüs salgını yüzünden çok önemli kayıplar verildiğini anımsatan Doç. Dr. Karatepe, bir de şiddetli geçen karakış yüzünden yaşamlarını kaybedenler olduğunu belirtti.

Korkunç manzara

Doç. Dr. Mustafa Karatepe, şöyle devam etti: "O dönem şehit cenazelerini, donmuş toprağa gömmek mümkün olmuyor. Kale dışına da çıkaramıyorlar. Kale içinde karın içine gömüyorlar. Gömülen bu şehit cenazeleri ne yazık ki köpekler tarafından parçalanıyor. Karlar eriyince Erzurum‘un içerisi insan kemikleri ile yığılı olduğu görülmüştür. Tarihteki bu korkunç manzarayı sizlerle paylaşmak istedim. 1877-78 Osmanlı Rus harbinde tifüs, zatürre ve dondurucu soğuk yüzünden 17 bin askerden her gün onlarcası şehit oldu. Ahmet Muhtar Paşa‘nın katibi Mehmet Arif Beyin ‘Başımıza gelenler‘ adlı eserinde, ‘Ölümler o kadar çoğalmıştı ki, İmamlar ölü yıkamaya yetişemiyordu. Cenazeler birbiri üzerine istif edilerek sıra bekleniyordu. 8- 10 bin askerin bakımı, 20- 25 hekime kalmıştı‘ diyordu. Dr. Nazım Şakir bey, birinci Dünya harbi sırasında 300 yataklı Erzurum Amerikan Mektepi Hastanesi doktorudur. O korkunç hastalıktan iyileştikten sonra hastanedeki durumu şöyle anlatıyor: Gördüklerim karşısında oturdum ağladım. Tanıdık tek bir yüz yoktu. Hastayı, doktoru, bir hasta bakıcıyı tanımıyordum. Sanki bir nesil, birden bire kayboldu gitti. Sarıkamış muharebesi sonucu müthiş bir salgın patladı. Yaralı, elleri ve ayakları donmuş askerler. Hasankale‘deki (Pasinler) hastaneye çevrilmiş. Bin 600 hastası var. Erat (asker) üstüste yatıyor. Hamamın haznesi donmuş. Askeri yıkamak mümkün değil. Üçüncü Ordu komutanının da tifüsten öldüğünü biliyoruz."

Türkiye, Sarıkamış şehitlerine yürüdü

Sarıkamış Harekatı‘nın 95. yılı anma törenleri kapsamında düzenlenen ‘‘Türkiye Sarıkamış Şehitlerine Yürüyor‘‘ yürüyüşü Sarıkamış‘ta gerçekleştirildi.. Sarıkamış ilçesine 15 kilometre uzaklıktaki Kızılçubuk köyünde başlayan yürüyüşe, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Kars Valisi Ahmet Kara, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Tevfik Özkılıç, 9. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile çok sayıda vatandaş, öğrenci ve askerler katıldı. Milli Savunma Bakanı Gönül, yürüyüş öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘‘Vatanı kurtarmak için hayatlarını feda eden şehitlerimizin anısını yad etmek ve o günleri tekrar yaşamamak üzere onların hatırasını yaşatmak için askeriyle, siviliyle, halkıyla, öğrencisiyle, öğretmeniyle buradayız‘‘ dedi. Daha sonra vatandaş, öğrenci ve askerler, 5 kilometre uzaklıktaki Yukarı Sarıkamış Köyüne doğru yürüyüşe başlarken, Bakan Gönül beraberindekiler de bir süre yürüyüşe katıldılar.Yürüyüşe katılan vatandaşlara üzerlerinde ‘‘Türkiye Şehitlerine Yürüyor‘‘ yazısı bulunan atkı ve bereler dağıtıldı.

Buğu sandığı buluşu

Tifüs salgınının o dönem nasıl yenildiği hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Karatepe "O dönem buğu sandığı müthiş bir buluştur. Erin karavana kazanı üzerine buzdolabı büyüklüğünde bir sandık konuyor. O sandığın üzerine raflar ve üzerine elbiseler konuyor. Basınçsız buhar içerisinde bitleri öldürmeye başlıyorlar. Çok başarılı olmuştur. Sonra bu buluş bütün askeri birliklerde uygulanıyor. 256 bin piyadenin elbiseleri bu yöntemle temizleniyor. Bitin temizlenmesi ile tifüs ortadan kalkıyor. "

Muhabir: Haber Merkezi