Kitle imha silahları sahibi olmakla suçlanan Irak‘a karşı 2003 yılının Mart‘ında ABD ve İngiltere öncülüğünde askeri operasyon başlatıldı.

Saddam Hüseyin‘in devrilmesinin ardından ülkede oluk oluk kan aktı.  Asayiş çöktü, mezhep çatışmaları tırmandı. Binlerce Iraklı işgal güçlerince katledildi. Binlercesi de sakat bırakıldı. Yüzbinlerce kadın dul kaldı.

Onbinlerce Iraklı; kadın-erkek, yaşlı-genç ayrımı yapılmaksızın zindanlara tıkıldı. Direnişçi oldukları gerekçesiyle zindanlara tıkılan tutsaklar işgalcilerin korkunç işkencelerine maruz kaldı.

İnsanın kanını donduran görüntüler kamuoyuna yansıdı. Savaşın gerekçesi olarak ortaya atılan iddiaların yalan olduğu ileriki yıllarda işgal güçleri yetkilileri tarafından en üst ağızdan itiraf edildi.

Dokuz yıllık işgal sırasında resmi rakamlara göre 4.500 Amerikan askeri öldü. Yaşanan şiddet olaylarında ölen Iraklıların sayısı ise kesin olarak bilinmemekle birlikte yüzbinlerle ifade edildi.

...Ve Amerikan yönetimi, 17 Aralık 2011‘de Irak‘taki işgal güçlerinin tamamını çektiğini duyurdu.

Durum gerçekten uluslararası kamuoyuna yansıtıldığı gibi mi, Irak‘ta ABD askeri varlığı hiç yok mu, varsa hangi statüde bulunuyor, Irak şu anda ne durumda, ülkeyi ne gibi tehlikeler bekliyor ve bu arada Türkmenler‘in durumu nedir?

Tüm bu ve benzeri soruları, kısa adı ESAM olan Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından İstanbul‘da düzenlenen 20. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi‘ne katılmak üzere ülkemizde bulunan Irak Türkmen Adalet Partisi Genel başkanı Enver Bayraktar‘a sorduk...

Amerikalı işgalciler Irak‘tan tümüyle çekildiğini açıkladı. Gerçekten tamamen terk ettiler mi?

Amerikan ordusu Irak‘tan tamamen çekildi. Ancak ülkemizin bundan sonra büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalma ihtimali bulunmaktadır.

Nedir o büyük tehlike?

İç savaş tehlikesidir.

Niçin iç savaş çıkma ihtimali büyük?

İlk neden; Amerikan devleti Irak‘ı işgal ettiği 8,5 yıl zarfında halkı ayrıştıran politikalar izlemesidir. ABD, işgal boyunca Irak‘ta mezhep ve ırk ayrımını öne çıkardı. Ve Şii-Sünni, Kürt-Arap gibi ayrımlara giderek, bu kesimleri birbirilerine düşman etmeyi başardı.

Irak haritada bölünmemiş olsa da, millet olarak bölünmüş vaziyette

Bu da ülkenin kolaylıkla bölünebileceği anlamına geliyor...

Evet, bugün Irak her ne kadar harita üzerinde bölünmemiş olsa da millet olarak tamamen bölünmüş vaziyettedir. Bu iç savaşın birinci nedeni olabilir. İkinci sebep de ABD‘nin Irak‘ta bıraktığı hükümettir. Zira bu hükümet yönetme yeteneğinden yoksun, güçsüz ve zayıf bir hükümettir. Dahası hükümet içerisinde de bölünme vardır, her ne kadar ortak bir hükümet olduklarını söyleseler de... Bu ortaklığın fazla bir anlamı yoktur, yani.

Üçüncü sebep ise; ABD‘nin çekilirken bıraktığı güvenlik güçlerinin güçlü bir yapıya sahip olmamasıdır. Polis ve askeri güçler her yönden zayıf durumdalar. Silahları da gerekli nitelikte değil. Ülkede istikrarı sağlayabilecek durumları yok. Öte yandan Irak ordusu ve polis teşkilatı, yanlış bir esas üzerine kurulmuştur. O kurumlarda da Sünni-Şii gibi oransal ayrımlar yapıldı. Dolayısıyla en büyük endişemiz bir iç savaşın yaşanmasıdır. Bu endişe sadece bizler tarafından değil, hükümetin en üst düzey yetkilileri tarafından da dile getirilmektedir. Söz gelimi; Barzani bu durumu sık sık dile getirmektedir. İktidar kanadından da bu yönde açıklamalar yapılmaktadır.

Biden‘ın Irak‘ı parçalama planı

İç savaş olursa ne olur?

Allah korusun ama bir iç savaş çıkarsa, komşu ülkelerin Irak‘a müdahale etmesinden endişe ediyoruz. Bu durumda Irak‘ın toprak bütünlüğünün korunması mümkün değildir. Hatırlayacak olursanız ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden‘ın böyle bir projesi var zaten. Şii federasyonu, Sünni federasyonu ve Kürt federasyonu şeklinde... Dolayısıyla her dönemden daha çok artık bu projenin gerçekleşme ihtimali büyük oranlara yükselmiş oldu. Bu yöndeki korkularımız iyice artmış durumda.

Türkmenler ne durumda?

Türkmenler olarak bizim en büyük korkumuz Kerkük‘tür. Barzani sık sık "Eğer Irak‘ta bir iç savaş çıkarsa Kerkük‘ü bölgemize katarız" şeklinde beyanatlar vermektedir. Dahası tüm medya organlarına, " Eğer bir iç savaş olursa bağımsızlığımızı ilan ederiz" biçiminde açıklamalar yapmaktadır. Bu tarz demeçler sadece Barzani ile sınırlı değil, tüm Kürt yetkililer benzer açıklamalar yapmaktadır.

İç savaş çıkması durumunda en büyük zararı Türkmenler görecek

Kürtlerin bu durumda planı tam olarak nedir?

Arap-Kürt savaşı çıkması durumunda Kürtlerin planı Kerkük‘ü almaktır. Araplar da işgal süresince ikinci plana itilmişlik duygusuyla hareket edebilir, gördükleri baskı ve zulmü hazmedemeyerek silahlı bir hareket başlatabilirler.  Biz Türkmenler olarak Kerkük‘ün merkezinde yaşamaktayız. Yani; Arap ve Kürtlerin tam ortasında yaşıyoruz. Oysa diğerlerinin her biri ayrı -kapalı bölgede yaşamaktır. Bu nedenle iç savaş çıkması durumunda en fazla zararı görecek olan Türkmenler olacaktır. Çünkü böylesi bir durumda, bizim yerleştiğimiz bölge savaş alanı olacaktır. Fakat üzülerek söylemeliyim ki; Irak‘ta her etnik ve mezhepsel gruplar böylesi bir duruma hazırlıklıdır, belirli tedbirler almışlardır ama Türkmenlerin ise böyle bir hazırlığı maalesef yoktur. Türkmen halkına çatışma durumunda ne yapacağı konusunda hiçbir bilgi vermedik.

ABD askeri varlığı Irak‘ta hiç yok mu artık?

Evet, asker olarak hiç kalmadı ama dünyada hiç bir yerde olmadığı kadar sadece Bağdat‘taki büyükelçiliğinde çalışan memurların sayısı 3 bin. Ayrıca Irak‘ın Musul, Kerkük, Erbil ve Basra şehirlerinde de konsoloslukları bulunmaktadır. Bu konsolosluklarda da binlerce memur çalışmaktadır.

Bu memurlar asker mi?

Hayır, asker değil siviller ama bunları korumak için de çok fazla sayıda özel kuvvetler bulunmakta.

Özel güvenlik şirketleri dedikleri paralı askerler mi?

Evet, özel kuvvetler... Koruma gerekçesiyle on binlerce Amerikalının Irak‘a gelme durumu söz konusu... Öte yandan ABD ordusu Irak‘tan askerini çekmiş olsa bile elini Irak‘tan çekmeyecektir. Irak‘ın siyasetine, ekonomisine müdahale etmekten geri durmayacaktır.

Muhabir: Haber Merkezi