28 Şubat‘ın öncesi ve sonrasında başörtülü oldukları için hakları gasp edilerek öğretmenlikten atılan başörtüsü mağdurları, yaşadıklarını anlattı. Dönemin mağdur öğretmenlerinden Sultan Kara ve Nurcan Tiryaki‘nin anlattıkları postmodern darbenin çirkin yüzünü bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Ankara Siteler‘de bulunan Uluğbey İlköğretim Okulu‘nda görev yaparken başörtülü olduğu gerekçesiyle 18 ayda stajyerliği kaldırılmadan görevine son verilen Sultan Kara, işine son verildiği okula giderek, o talihsiz günlerde yaşadıklarını paylaştı. Kara‘yı okuldaki eski arkadaşları ve okul müstahdemleri karşıladı. Mağdur öğretmen Sultan Kara "Bu bir rövanş mı, intikam duygusu beslediniz mi" sorusuna " Hiçbir zaman intikam duygusu içerisinde süreci değerlendirmedik. Bir şeyin rövanş olabilmesi için ilk raundunun olması lazım. Bunu böyle telakki edenler demek ki ilk raund hesabı içindeler.
Ben hiç intikam duygusuna kapılmadım. Hatta uğradığımız haksızlığı, demokrasinini yerleşeceği günler umudu ile AİHM‘e dahi taşımadım. Devletimi şikayet etmedim. Bugün geldiğimiz süreç bir intikam zamanı, bir rövanş değil, gerçek demokrasinin, hak ve hürriyetlerin subut bulabileceği bir süreçtir" diyerek cevap verdi.
HAKLARIMIZ İADE EDİLMELİ
Öğretmenlikten atıldığı gün öğrencileri ile vedalaşmadığını, devlet millet düşmanı olmasınlar diye atıldığını söylemediğini kaydeden Kara, " Hepsini tek tek öptüm, hiçbir olağanüstülük yoktu, her gün yapıyordum. Ödevlerini verip 6 yaşındaki yavrularımı annelerine teslim ettim. Eşyalarımı bile o gün toplamadım. Ertesi gün erkenden okula gidip mahalledeki çocuklarım uyanmadan okula müstahdem eşliğinde girip eşyalarımı toparladım. Bir hırsız gibi, bir suçlu gibi. Bize bunları yaşatanların tamamı bunun hesabını vermelidir. Bizden önce özür dilenmeli, sonrasın da da haklarımız iade edilmelidir" şeklinde konuştu.
İKNA ODASINI BİZZAT İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ KURDU
Mağdur öğretmen Nurcan Tiryaki Ayaş‘ta görev yaptığı Oltan İlköğretim Okulu‘nda süreç içerisinde yaşadıklarını anlattı. 5 başörtülü öğretmen olarak ikna odalarından geçirildiklerini belirten Tiryaki, " Bu ikna odalarını ne yazık ki dönemin ilçe milli eğitim müdürü kendisi kuruyor ve sorguları başımızda döne döne kendisi yapıyordu.
Her turda bize sürekli başımızı açmamızı yoksa bu işin böyle yürümeyeceğini söyleyerek psikolojik baskı yapıyordu" dedi.Kendisine yönelik cezalardan meslekten men cezasının geldiği gün bile başını açtırmak için psikolojik işkence yapıldığını belirten Tiryaki, yaşanan bu süreçte öncelikle iadei itibarın sağlanmasını ve arada geçen sürelere ilişkin tüm hakların iade edilmesini istedi.




