Anneler Günü‘ne bazı anneler  çocuklarıyla neşe içinde girerken bazıları da Mersin‘in Toros Dağları‘nın  eteğindeki dağ köyü Dalakderesi‘ndeki Gülistan El gibi  evlat acısı çekiyor. Çevresinde örnek bir Anadolu kadını olarak tanınan, herkesin ‘‘Gülistan Ana‘‘ diye hitap ettiği 84 yaşındaki Gülistan El, köydeki tek odalı evinde yalnız  yaşıyor.

Evlat acısı ve hasretinin yanı sıra yoksullukla savaşan Gülistan El, AA  muhabirine yaptığı açıklamada, Anneler Günü‘nde kapısını çalan kimse olmadığını  söyledi.

Gülistan El, 12 çocuk dünyaya getirdiğini, bunlardan 9‘unu küçük yaşlarda  hastalık nedeniyle, 2 çocuk annesi kızını ise 25 yıl önce doğum sırasında  kaybettiğini belirterek, ‘‘Bir annenin yaşayabileceği en büyük acı olan evlat  acısını 1 değil, 2 değil, tam 10 kez yaşadım‘‘ dedi.

Evlat acısının yanı sıra evlat hasretiyle adeta yandığını söyleyen  Gülistan El, ‘‘Hayatta kalan oğullarımdan Gürol, ekmek parası uğruna Irak‘a  gitti, onu aylarca görmüyorum. Diğer oğlum ise hayırsız çıktı. Bırakın Anneler  Günü‘nü yılın hiçbir gününde kapımı çalmaz‘‘ diye konuştu.

"Elimden birşey gelmiyor"

Bahçesinde yetiştirdiği sebzelerle karnını doyuran, ‘‘50 yıllık sadık dostum‘‘ dediği eski dikiş makinesiyle köydeki genç kızlara düğün kıyafetleri  dikerek geçimini sağlayan Gülistan El, şunları söyledi: "Kış aylarında ise getirilen birkaç parça odun veya gıda maddesi  karşılığında dikiş dikiyorum. Artık yaşlandım, gözüm iyi görmüyor ama çalışmak  zorundayım. Burada herkes beni seviyor, sayıyor ancak akşam olunca herkes evinde,  ben yalnızım. Bu yalnızlığa isyan ediyorum ama elimden bir şey gelmiyor."

Muhabir: Haber Merkezi