Gazetemiz hakkındaki şikâyeti karara bağlayan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararında; “Soruşturma konusu yazıdaki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilse de esasen eleştirinin sert bir psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgu olduğu” vurgusu yapılarak kovuşturmaya gerek görülmediği belirtildi.
KÜÇÜKÇEKMECE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN KARARINDAN:
Şikâyete konu yazı içeriğinde doğrudan tehdit niteliğinde söz ve bu anlama gelebilecek yorum bulunmadığı, haberin eleştiri ve yorumlardan ibaret olduğu, bu hali ile şikâyet konusu yazı ve haberlerin T.C. Anayasası’nın 25. maddesinde düzenlenen, “Düşünce ve kanaat özgürlüğü”, 26. maddesinde düzenlenen, ‘Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile 28. maddesinde ve 5187 Sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenen, ‘Basın özgürlüğü’ kapsamında, düşünce açıklama, bilgi verme ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunduğu ve nesnel bir açıklama ile desteklendiği, eleştiri ve değer yargılarının sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiş olsa bile belirtilen özgürlükler kapsamında hukuka aykırı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun unsurları bakımından oluşmadığı, tüm soruşturma evrakı kapsamında anlaşılmakla; Kamu adına TAKİBATA MAHAL OLMADIĞINA, ihbar edenlerin müşteki sıfatlarının olmaması sebebiyle kararın ihbar edenlere tebliğine yer olmadığına, kararın şüpheliye tebliğine, kararın tebliğinden itibaren 15 (on beş) gün içinde, Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazı kabil olmak üzere, C.M.K.’nun 172 ve 173. maddeleri gereğince karar verildi. 04/05/2017
31.12.2016 tarihindeki “KUTLAMA!” çağrımız üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesi verilmişti.
Millî Gazete, etkili manşetleri, özel haberleri, yorum, analiz ve tahlilleriyle bütün kesimlerin dikkatini celbederken, “Kutlama!” manşeti çarptırılarak, resmen bir karalama kampanyasına maruz bırakılmaya çalışılmıştı. “İyiliği emredip kötülükten nehyetme” gayretinden hiç taviz vermeyen Millî Gazete, Hakk’ı her şart ve zeminde temsil etti. Kamu yararını önemseyen, sorumlu ve yol gösterici yayınlarıyla ülke ve millete büyük hizmetler sunan Millî Gazete, hiçbir zaman bu oyunlara alet olmadı.
KÜÇÜKÇEKMECE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN KARARI
AİHM’inPrager ve Oberschlich/Avusturya, BladedTromsö ve Stensaas/Norveç Kararlarında da belirtildiği üzere; “Basın Özgürlüğünün bir derece abartmayı hatta kışkırtmaya başvurmayı da içerdiği, gazetecinin yazısında kullandığı deyimler polemik niteliğinde olsa da bu ifadelerin nesnel bir açıklama ile desteklendiğinde, bunların asılsız bir kişisel bir saldırı olarak görülemeyeceği” . …
YCGK’nın 11/07/2006 tarih 2006/4-162, 2006/181 sayılı kararında; “Soruşturma konusu yazıdaki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilse de esasen eleştirinin sert bir psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgu olduğu, Basın Özgürlüğünün belli ölçülerde abartmayı hatta kışkırtmaya başvurduğunu içerdiği, gazetecilerin yazılarında kullandığı deyimlerin polemik niteliğinde olsa da bu ifadelerin nesnel bir açıklama ile desteklendiğinde, bunların asılsız bir kişisel bir saldırı olarak görülemeyeceği”nin belirtildiği.
Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, şikayete konu yazı içeriğinde doğrudan tehdit niteliğinde söz ve bu anlama gelebilecek yorum bulunmadığı, haberin eleştiri ve yorumlardan ibaret olduğu, bu hali ile şikayet konusu yazı ve haberlerin T.C. Anayasası’nın 25. Maddesinde düzenlenen, “Düşünce ve kanaat özgürlüğü”, 26. Maddesinde düzenlenen, ‘Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile 28. Maddesinde ve 5187 Sayılı Basın Kanunun 3. Maddesinde düzenlenen, ‘Basın özgürlüğü’ kapsamında, düşünce açıklama, bilgi verme ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunduğu ve nesnel bir açıklama ile desteklendiği, eleştiri ve değer yargılarının sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiş olsa bile belirtilen özgürlükler kapsamında hukuka aykırı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun unsurları bakımından oluşmadığı, tüm soruşturma evrakı kapsamın da anlaşılmakla;
Kamu adına TAKİBATA MAHAL OLMADIĞINA, ihbar edenlerin müşteki sıfatlarının olmaması sebebiyle kararın ihbar edenlere tebliğine yer olmadığına, kararın şüpheliye tebliğine, kararın tebliğinden itibaren 15 (on beş) güç içinde, Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazı kabil olmak üzere, C.M.K.’nun 172 ve 173. Maddeleri gereğince karar verildi. 04/05/2017
Milli Gazete 31.12.2016 tarihinde “Kutlama” haberini manşetine taşımasını, bazı kesimler haberi çarpıtılarak karalama kampanyası başlatılmıştı. Milli Gazete, etkili manşetleri, özel haberleri, yorum, analiz ve tahlilleriyle bütün kesimlerin dikkatini celbederken, “Kutlama” manşeti çarptırılarak, resmen bir karalama kampanyasına maruz bırakıldı. Milli Gazete’ye birçok kesimden canı gönülden destek gelirken, bazı kesimler tarafından da ağır hakaretler yapıldı. Milli Gazete’ye karşı kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan kasıtlı algıdan hareketle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dahi şikâyet dilekçesi verildi. Şikayeti karara bağlayan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair hükmetti. Milli Gazete, yine haklı bulundu. Oysa Milli Gazete söz konusu haberde sadece, dinimizde bu kutlamaların uygun görülmediğini haberiyle okuyucularını aydınlatmak istedi ve öyle de oldu. Ancak, son yıllarda başarılı gazeteciliğiyle ön plana çıkan Milli Gazete’ye karşı bir linç kampanyası başlatıldı. Hatta bazı televizyon kanallarında, ciddi bir algı operasyonu yapılırken, bazı kişi ve kişilerin Milli Gazete’ye karşı hakarete varan söylemleri uzun süre tartışıldı. “İyiliği emredip, kötülükten nehyetme” gayretinden hiç taviz vermeyen Milli Gazete, Hakkı her şart ve zeminde temsil etti. Kamu yararını önemseyen, sorumlu ve yol gösterici yayınlarıyla ülke ve millete büyük hizmetler sunan Milli Gazete, hiçbir zaman bu oyunlara alet olmadı.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NİN ŞİKÂYET DİLEKÇESİ
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı adına Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ve Av. Çiğdem Erman, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet dilekçesi verdi. Dilekçe de özetle, “Milli Gazetede 31.12.2016 tarihinde yayınlanan, ‘Bugün Son Gün, Bu Uyarı Son Uyarı… O Yıl Bu Yıl Olsun… Resmi Bataklık Kurutulsun… KutlaMA!’ başlıklı haber içeriği ile halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun işlendiğinden bahisle, suç duyurusunda bulundular”




