Millî Gazete Manşet Haberi
Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) serüveni 58 yıl önce başladı. Türkiye adaylık için ilk başvurularını 1959 ve 1963 yıllarında yaptı. Türkiye Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ortaklık anlaşması imzaladığında üye sayısı topluluğun üye sayısı sadece 6 idi. 1987 yılında tam üyeliğe başvurulduğundaAB’nin üye sayısı 12, 1999 yılında Türkiye AB üyeleri tarafından aday olarak kabul edildiğinde ise Birliğin 15 üyesi vardı. AB ile müzakerelerin başladığı 2004 yılında ise AB’nin üye sayısı 25’e ulaşmıştı. 2004’ten sonra, müzakereler devam ederken Birliğin üye sayısı 28 oldu. Bu arada Türkiye “aday” olmaya devam etti.
AB'NİN MASKESİ BİR KEZ DAHA DÜŞTÜ
Hollanda’nın Türkiye karşıtı tavrının ardından AB’nin tutumuna yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere hükümet yetkililerinden de bu minvalde açıklamalar geliyor. Peki, AB maskesini düşürdüyse Türkiye’nin Avrupa uğruna verdiği tavizleri Kapıkule’den sınır dışı etmesi gerekmez mi?
DEĞERLERİMİZİ YENİDEN İNŞA EDELİM
AB uğruna zinanın meşrulaştırılmasına, domuz etinin kasaplara kadar sokulmasına, Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kurulmasına, D-8’lerin pasifize edilmesine, eşcinselliğin belediyelere kadar girmesine önayak olundu. Şimdi Avrupa’ya verilecek en iyi cevap, AB için feda edilen değerlerimizin yeniden inşası için bu hatalardan vazgeçilmesidir.
AB BAKANLIĞI KURULDU
Türkiye yıllar içerisinde Avrupa Birliği’ne girebilmek için birçok değerinden vazgeçti. AB Bakanlığı kaybettiğimiz bu değerlerin memuru oldu. AB Bakanlığı 2011 yılında kuruldu. Bakanlık Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecine ilişkin faaliyetleri koordine etmek amacıyla faaliyete geçirildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış oldu.
D-8 UNUTULDU!
Yine Avrupa Birliği uğruna temelleri Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından atılan D-8 işlevsiz hale getirildi. AB cenahında sürekli Türkiye aleyhine gelişmeler seyrederken, Türkiye AB sevdasından vazgeçmedi. Hükümet tarafından, Erbakan Hoca’nın, ‘Birleşmiş Milletler varsa Müslümanların da olmalı, NATO varsa Müslümanların da olmalı, teknoloji birliği varsa Müslümanların da olmalı, kültür birliği varsa Müslümanların da olmalı, para birliği varsa Müslümanların da olmalı’ şeklinde özetlediği Müslüman ülkelerin kurtuluşu olan D-8’ler akıllara bile getirilmedi.
İHL’LERE AB KULÜBÜ
MEB’in resmi sitesinde yayınlanan bir bilgilendirme yazısında, Bakanlığın liselerde ‘AB Kulübü’ adı altında yeni bir çalışma başlattığı ortaya çıkmıştı. İmam Hatip Liselerinde de açılmaya başlanan AB kulüpleri gençlerimizi milli ve manevi değerlerle değil, AB’nin değerleriyle yetiştirmeye kapı aralıyordu. Bakanlığın talimatıyla liselerde kurulan bu kulüpler aracılığıyla gençlerimiz adeta asimile ediliyordu. Bu kulüpler Avrupa Birliği günü olarak kabul edilen 9 Mayıs’ta kutlama yapmayı da ihmal etmiyordu.
DOMUZ ETİ MARKETLERDE
Sırf AB istiyor diye domuz eti kasap reyonlarına sokuldu. 2006 yılında Türk Gıda Kodeksi Avrupa Birliği mevzuatına uygun hale getirildi. AB mevzuatına uygun olarak; at ve yaban domuzu da kasaplık hayvan olarak tanımlandı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hazırladığı, “Türk Gıda Kodeksi – Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği” ile “Çiğ Kanatlı Eti ve Hazırlanmış Kanatlı Eti Karışımları Tebliği”, Resmi Gazete’deyayımlanmasının ardından, domuz ve domuz ürünlerinin kasaplarda ve diğer et reyonlarında satılmasının önü açıldı.
‘CAMİ’ İBARESİ ÇIKARILIP YERİNE ‘İBADETHANE’ YAZILDI
AB’nin isteği üzerine Anayasada yer alan ‘cami’ kelimesi ‘ibadethane’ olarak değiştirildi. Bununla birlikte ibadethanelerin (Cami, Mescit, Kilise, Havra ve Sinagog) tüm giderleri devlet tarafından karşılanmaya başlandı. Bunlarla sınırlı kalmayan uygulamalar Trabzon’un Maçka ilçesindeki Karadağ’ın eteklerinde yer alan, 88 yıl aradan sonra ilk kez Hıristiyan Ortodoksların ayin yapmasına izin verildi. Ayrıca Van Gölü’ndeki Akdamar Adası’nda bulunan Ermeni Kilisesi’nde 100 yıl sonra ayin yapıldı.
İSLAMİ KURULUŞLAR TERÖR LİSTESİNE ALINDI
BM sözleşmesine göre BM, ABD ve AB’nin terörist olarak ilan ettiği örgüt ve gruplar Türkiye tarafından da terörist olarak kabul edilecek. Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın yasalaşması durumunda ABD, BM ve AB’nin terör listesine aldığı herhangi bir gruba yardım eden kuruluşların malvarlığına yargı kararı olmadan el konulabilecek.
‘ANNE SÜTÜ BANKASI’ PROJESİ
Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilmek istenen Anne Sütü Bankası’ ifsad projesi, AB’ye girmek için verilen tavizlerin en büyüğü. İlahiyatçıların şiddetle karşı çıktığı bu proje Müslümanlar için tam bir yıkım projesi. Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine Sağlık Bakanlığı “Anne Sütü Bankası” projesinin adını “Anne Sütü Merkezleri” olarak değiştirmişti. İfsadprojesi’ni şirin göstermek adına yapılan bu girişimlerde boş çıkmış, ifsad bankların açılması gelen tepkiler üzerine ileri bir tarihe ertelenmişti.
EŞCİNSEL EVLİLİKLER
Avrupa Birliği ülkelerinde eşcinsel evlilikler bir bir yasalaşırken, hali hazırda 10 Avrupa ülkesinde eşcinsel evlilikler resmen kabul ediliyor. AB’de eşcinsel evlilik yapanlar evlat edinebilirken, orduda da görev alabiliyor. Eşcinsel evliliklere onay sadece Avrupa’da değil tüm dünyada özellikle Hıristiyan ülkelerde hızla yayılıyor. Türkiye’de bazı belediyeler eşcinsellere kucak açarken, milletvekili adayı olan eşcinseller bile oldu. Eşcinsellik, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye dayattığı konuların başında geliyor.
İşte bu AB için yaptıklarımız:
* AB istediği gerekçesiyle domuz eti satışı serbest bırakıldı.
* AB istedi diye zina suç olmaktan çıkarıldı
* AB’nin talebiyle, Cuma hutbelerinde “Allah katında tek din İslam’dır” ayeti okunmaması istendi.
* AB istedi gerekçesi ile din dersi kitaplarına, Kelime-i Şehadet’in ikinci kısmı olan “MuhammedürResulullah” ibaresi yazılmıyor.
* AB istedi diye nüfus kâğıtlarından din hanesi kaldırıldı
* AB istedi diye Anayasamızdaki ‘cami’ kelimesi ‘ibadethane’ olarak değiştirildi.
* AB istedi gerekçesi ile yer altındaki kiliseler yer üstüne çıkarıldı.
* Tek bir Hıristiyanın yaşamadığı mahallelerde 50 bin kilise evi açıldı.
* AB raporuna göre, Türkiye Kıbrıs toprağının yüzde 37’sini işgal etmektedir.
* AB için kıbrısrum yönetimini tanıdık.
* AB, Türkiye’den Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını istiyor.
* AB Parlamentosu’na göre, Türkiye Kardak Adasını Yunanistan’a vermelidir.
* AB için bakanlık kurduk.
* AB için Türkiye büyük millet meclisi uyum komisyonu ihdas ettik.




