Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 10‘a yaklaşan ve işsizlik oranı yüzde 20‘leri aşan İspanya‘da, hafta sonu yapılacak seçimlerin, borç krizinin Avrupa‘daki son kurbanı olarak Başbakan Zapatero‘yu koltuğundan etmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Borç krizi sebebiyle, İkinci Dünya Savaşı‘ndan bu yana en zor günlerini geçiren Avrupa‘da, gözler İspanya‘ya çevrilirken, hafta sonu yapılacak seçimler bir başbakanı daha koltuğundan etmek üzere. 2009 yılından bu yana pek çok Avrupa ülkesinde görev yapan başbakanların bugün olmadığı göz önüne alınırsa, İspanya‘da son yoklamalarda partisi muhalefetin gerisinde olan Jose Luis Rodriguez Zapatero‘nun, Avrupa Sonbaharı‘nın yeni kurbanı olabileceği konusunda piyasalar hemfikir ve bunun son olmayacağının da farkında.
Avro Bölgesi‘nin dördüncü büyük ekonomisi olan İspanya‘da, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 9.5‘lerde ve cari açığı da milli gelirin yüzde 15‘lerini buluyor. Yüzde 20‘yi aşan bir işsizlik oranına sahip olan ve 10 yıllık tahvil ihalesinde borçlanma maliyeti yüzde 7 sınırına yaklaşan İspanya‘da artık koltuk değişimi kimseyi şaşırtmayacak.
Büyümenin durduğu ve bölgenin en yoğun işsizlik sorunu yaşanan ülkesinde, kamu borçları ve bankacılık sistemi de diğer sorunlar olarak öne çıkıyor. İşsizlik oranı yüzde 20‘yi geçen ve bunun yüzde 45‘inden fazlasının gençlerden oluştuğu ülkede, hane başına düşen gelir de 2010 yılına oranla yüzde 4.4 oranında geriledi.
Resesyon tehlikesi ile karşı karşıya olan İspanya‘da halk iktidar değişikliği talebini gizlemezken, kamuoyu yoklamalarına göre, muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi‘nin (PP) seçimden zaferle çıkması kuvvetle muhtemel gözüküyor.