Gazze‘de gördüğü manzarayı anlatan Sılay, sargı bezi bittiği için hastanelerde bulunan perde, masa örtüsü ve yatak çarşaflarının kesilerek sargı bezi yerine kullanıldığını bildirdi.
İsrail‘in Gazze‘ye saldırı başlatmasının hemen ardından Cansuyu‘nun bölgeye gönderdiği ilk heyet içerisinde yer alan Dr. Mehmet Sılay, yurda döndü. Gazze‘de gördüğü manzarayı anlatan Sılay, sargı bezi bittiği için hastanelerde bulunan perde, masa örtüsü ve yatak çarşaflarının kesilerek sargı bezi yerine kullanıldığını bildirdi. Gazeli Müslümanların her türlü tıbbi cihaz, tüketim malzemesi ve ilaçlara acil ihtiyacı olduğunu belirten Sılay, "Gazze‘deki doktor kardeşlerimiz ifade ettiler. Sargı bezleri bittiği için buldukları perde, masa örtüsü ve yatak çarşaflarını sargı bezi yerine kullanıyorlar" dedi.
Gazze‘den döndüğü gün gazetemize demeç veren Dr. Mehmet Sılay, Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği‘nin Gazze için hazırladığı 2 tır ile 3 kamyon dolusu ilaç ve tıbbi malzemeyi Gazze‘ye ulaştırdıklarını bildirdi. İlaçların teslimini Mısır-Gazze arasındaki Refah Kapısı‘nda gerçekleştirdiklerini bildiren Sılay, Gazzelilerin ihtiyaç duydukları malzemeleri şöyle sıraladı:
"Gazzelilerin acil olarak çeşitli malzemelere ihtiyaçları var. İstanbul Cerrahpaşa‘dan mezun Filistinli doktor arkadaşlarla karşılaştık orada. Dediler ki, "Sargı bezleri bitti. Kan durdurmada kullandıkları tamponlar kalmamış. Ameliyathane donanımları ve cerrahi alanında kullanılan, tedavide kullanılan hiçbir malzeme kalmadı. Perdeleri şeritler halinde kestik, yatak çarşaflarını ve masa örtülerini şeritler halinde kestik. Ve bunları jeneratörle çalışan sterlizatörlerde sterlize ederek ameliyatlarda kullandık" dediler. Demek ki Gazzeli Müslümanlara komple ameliyathane donanımları lazım.
Bütün tampon, sargı bezleri, bisturiler, alçı teçhizatları, solüsyonlar, her gruptan kan üniteleri, tam donanımlı ambulanslar, antibiyotikler, ağrı kesiciler ile narkozlar gerekmektedir. Tıbbi cihazların ve malzemelerin, ilaçların hiç birisi yeterli değildir. İsrail füzeleri tarafından vurulan ameliyathaneler ve cihazlar çok yetersiz. Derhal yeni ameliyathanelerin oluşturulması ve bütün teçhizatları ile donatılması gerekiyor. Kesinlik bu bahsettiğimiz malzemelerin hepsine Gazzeli kardeşlerimizin acil olarak ihtiyacı var ve derhal temin edilerek onlara ulaştırılmalıdır.
Bunların yanı sıra da Türkiye‘den plastik cerrahların da gitmesi gerekir bölgeye. Çok acil ihtiyaçtır. İnsanların yüzleri, vücutları, elleri, kolları yanmış vaziyette. Beyin cerrahları ve kardiyologlara da acil ihtiyaç var. Bu 3 alanda hekimler kesinlikle ara ara Türkiye‘den Gazze‘ye giderek oradaki tedavilere katılmalıdır. Ya da oradaki hastaların uygulanmakta olan bürokratik engelleri kaldırarak Türkiye‘ye getirip tedavi etmemiz lazım. Yani Türkiye‘nin devlet olarak Gazzelilere uzatacağı en önemli el, oradaki yaralıların ya yerinde tedavi edilmesi veya Türkiye‘ye getirip burada tedavi etmesidir."
Gazze‘ye yardım; Hz. İbrahim‘in atıldığı ateşe dökülen bir damla Su‘dur
Türkiye‘de yaşayan Müslümanlar olarak İsrail‘in katliamlarına maruz kalmış Gazzeli Müslümanlar için yapacak pek çok şeyimiz bulunduğunu bildiren Dr. Sılay, hiç değilse belirlenen zamanlarda yapılan mitinglere herkesin katılması gerektiğini söyledi. Herkesin bir ay boyunca sofrasında keseceği yarım ekmek parasını Gazze için bağışlaması gerektiğini ve bunu bütün Müslümanların yapması gerektiğini dile getiren Sılay, İsrail‘in sadece masum, mafdur insanları katletmediğini, aynı zamanda Gazze‘deki bütün binaları da tahrip ettiğini belirtti. Alt ve üst yapıların kullanılamaz hale geldiğini belirten Sılay, hükümetin yapması ve atması gereken çok önemli adımlar olduğunu söyledi.
Gazze için acilen yapılması gerekenleri sıralayan Mehmet Sılay, "Gazze konusunda Türkiye Müslümanlarına düşen, belirlenen zamanlarda düzenlenen mitinglere katılmak için mutlaka meydanları doldurmalıyız. Günde 10 ekmek kazanıyorsak mutlaka bir ekmek parasını Gazze için, Filistinli kardeşlerimiz için tasaddukta bulunmalıyız.
Çünkü saldırdıkları yerleşim yerlerinde sadece mazlum, mağdur Müslümanları katletmiyorlar. Binaları, alt yapıları, bütün her şeyi kullanılamaz hale getiriyorlar. Sadece can kaybı değil korkunç boyutlarda mal kaybı da meydana getiriyorlar. Onlara kucak açmamız lazım. Birer kardeş aile seçmemiz lazım. Ama devlet olarak da yapmamız gereken Chavez‘in yaptığı gibi mutlaka onların elçisini ülkemizden kovmalıyız. Kendi büyükelçimizi Telaviv‘den derhal çekmemiz lazım. TBMM‘yi ve sivil otoriteyi bay pas ederek İsrail‘le yapılmış olan her türlü askeri ve ticari anlaşmayı feshetmeliyiz. İlk etapta yapılan anlaşmalar mutlaka iptal edilmek üzere askıya alınmalıdır. 700-800 yıllık bir devletin, koca bir imparatorluğun devamı bir devlet olarak terörist bir devlet olan İsrail‘e teknolojik ihtiyaç duymamız Türkiye‘ye yakışmaz ve çok ayıptır.
Gazzelilere bir ekmek göndermek, bir antibiyotik göndermek, sargı bezi göndermek; onların yarasını sarmaktır, onların dertleriyle dertlenmektir, onların ağrısını dindirmektir. Hz. İbrahim‘in ateşe atılacağı zaman o ateşi söndürmek için çölde ağzına aldığı kendince bir damla suyu ulaştırmaya çalışan karınca misali tarafımızı belirlemek için, kıyamet günü Allah‘ın huzurunda mahcup olmamak için elimizden gelen yardımı yapmamız lazım.
Filistin için, Gazze için vereceğimiz her şey Hz. İbrahim‘in atıldığı ateşe dökülen bir damla sudur. Ama asıl Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak düne kadar bizim olan ve Türkiye‘nin güvenliğinin başladığı o yerlere sahip çıkmak lazım. Türkiye‘ye yakışan da budur" diye konuştu.
Saadet Partisi tarafından geçen hafta İstanbul Çağlayan Meydanında pek çok sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleştirdiği ve 1,5 milyon kişinin katıldığı Gazze‘ye Destek Mitingi‘nin Filistin ve Gazzeliler için olağanüstü büyük bir moral kaynağı olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Sılay, "Şu anda Müslüman, mazlum, mağdur, masum Gazzeli kardeşlerimiz yardım için bize el uzatıyorlar. Biz de her Cuma günü cami avlularında yurdun her yerinde yapılan destek mitinglerine, İsrail karşıtı eylemlere katılarak onlara destek verelim, destek verdiğimizi ortaya koyalım ve bu yolla bütün dünyanın dikkatini katliam yapılan bu bölgeye çekelim.
Geçenlerde Saadet Partisi‘nin gerçekleştirdiği ve pek çok sivil toplum örgütünün destek verdiği Çağlayan Mitingi onlar için büyük bir moral kaynağı olmuştur. Biz orada idik Çağlayan Mitingi gerçekleştirildiğinde, "Böylesini görmedik, Türkiye‘deki Müslümanlardan Allah razı olsun. Ey dünya bakın sahipsiz değiliz, Osmanlının evlatları bizi sahipsiz bırakmıyor. Bizim direncimizi kıramayacaksınız. Size ve bütün küfre karşı direnmeye devam edeceğiz.
Arap dünyası ve İslam ülkelerinin satılmış, işbirlikçi idarecileri bizi İsrail‘in ağzına atmış da olsa biliyoruz ki, Türkiye‘de milyonlarca Müslüman duasıyla, maddi ve manevi yardımıyla bizimledir." diyorlardı. Bu tür eylemler ve mitingler gerçekten onlara büyük moral sağlıyor ve onların umutlarının diri kalmasını sağlıyor. Direnişleri artarak devam ediyor. Allah‘ın izni ile Bütün Filistin halkının destekçisiyiz, hiçbir zaman yalnız bırakmadık ve bırakmayacağız" şeklinde konuştu.