Boşanmak inancımıza göre, İslami ölçülere göre “Allah’ın sevmediği helallerden”.
İnancımızda boşanma, aile kurumuna verilen değer gereği son çare olarak görülen ve belirli kurallara bağlanan meşru bir hak…
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından "Allah'ın helal kıldığı şeyler arasında en sevmediği (en hoş karşılamadığı) şey talaktır" şeklinde hadisler vardır.
Evliliğin asıl amacı huzur olduğundan, sebepsiz yere veya keyfi boşanmak büyük günah addedilmiştir…
İnancımız, boşanmadan önce evliliğin kurtarılması için aile büyüklerinin veya hakemlerin (hakem heyeti) araya girmesini ve sorunun çözülmeye çalışılmasını emreder…
BOŞANMA SAYISI ARTTI!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre…
Son yıllarda evlilik sayısı azalırken boşanma oranları artış gösterdi.
2024 yılında 188 bin 963 çift boşandı…
2025 yılında yani geçtiğimiz yıl bu sayı 193 bin 793'e yükseldi.
Bin nüfus başına düşen kaba boşanma hızı ise binde 2,26 olarak gerçekleşti.
YARGITAY’DAN ÇOK KONUŞULACAK KARAR!
Yargıtay’dan boşanma davalarını değiştirecek bir emsal karar ÇIKTI…
Karara göre, boşanmalarda şiddet kadar duygusal aşağılamalar da kusur sayıldı.
Evlilik birliğinin temelini sarsan davranışlara yönelik Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kritik bir değerlendirmede bulundu.
Yerel mahkemenin şiddet uygulayan erkeği "tam kusurlu" bularak reddettiği boşanma davasını inceleyen üst mahkeme, ezber bozan bir hükme vardı.
ŞİDDET KADAR DUYGUSAL AŞAĞILAMA DA KUSUR SAYILDI
Yargıtay, evlilikteki kusurların yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını vurguladı.
Dosyayı inceleyen daire, kadının eşine karşı gerçekleştirdiği bazı ifadelerin evlilik birliğini temelinden sarstığını belirledi.
Bu kapsamda mahkeme, erkeğin açtığı boşanma davasının da reddedilmemesi gerektiğine hükmederek kararı bozdu.
"EŞİMİ SEVMİYORUM" DEMEK HUKUKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ İHLAL EDİYOR
Kararın gerekçesinde, evlilik birliğini sarsan ve boşanma sebebi olarak kabul edilen davranışlar net bir şekilde sıralandı.
Buna göre şu iki durum mahkeme tarafından kusur olarak tescil edildi:
* Toplum içinde küçük düşürme: Kadının, başkalarının yanında eşine yönelik "Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz" şeklinde ifadeler kullanması boşanma kusuru olarak değerlendirildi.
* Duygusal bağın bittiğini beyan etme: Eşine "Ben eşimi sevmiyorum, sevgim bitti" diyerek evliliğin manevi temelini zedeleyen söylemlerin, hukuken kabul edilemez olduğu vurgulandı.
BOŞANMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM
Yargıtay’ın bu kararı, bundan sonra görülecek binlerce dava için "duygusal şiddet" ve "aşağılama" başlıklarında güçlü bir emsal teşkil edecek.
Hukuk uzmanları, bu kararın evlilik içerisinde eşlerin birbirlerine karşı kullandıkları dilin ve sergiledikleri tavrın, boşanma sürecindeki kusur paylarını doğrudan etkileyeceğini belirtiyor.
Bu emsal kararın, alt mahkemelerde görülecek davalarda nasıl bir hukuki süreç izleyeceği merak ediliyor…