Yatırımcıların döviz büroları yerine bankalardaki altın hesaplarını tercih etmesi, altının finansal sistem içindeki likiditesini ve izlenebilirliğini de artırdı. İstanbul 1,4 trilyon liralık dev hacmiyle "altın kasası" ünvanını korusa da, oransal bazda Anadolu illeri çok daha çarpıcı bir bağlılık sergiliyor.
METROPOLLERDE ORAN NEDEN DÜŞÜK?
• İstanbul’da mevduatın %12’si altın.
• Ankara’da mevduatın %12,4’ü altın.
• Büyük şehirlerdeki yatırımcılar borsa, yatırım fonları, gayrimenkul ve türev ürünlere daha kolay erişebiliyor.
• Rize’de mevduatın %42,2’si altın.
• Çankırı ve Malatya’da mevduatın %36,5’i altın.
• Bu şehirlerde altın, riskten kaçış ve istikrarlı büyüme olarak görülüyor.
GELECEK PROJEKSİYONU VE YATIRIMCI EĞİLİMİ
Altın mevduatının toplam içindeki payının bir yılda yüzde 9'dan yüzde 15,6'ya çıkması, Türkiye'deki tasarruf sahiplerinin sisteme olan güvenini altın üzerinden pekiştirdiğini gösteriyor. Özellikle reel bazda yıllık yüzde 77,5 kazandıran bir enstrümanın, önümüzdeki dönemde de mevduat pastasında yerini genişletmesi bekleniyor. Bursa, Kocaeli ve Antalya gibi sanayinin kalbi olan şehirlerde de ilk 10'a giren altın birikimleri, kurumsal ve bireysel tasarrufların "sarı madene" olan iştahının kesilmediğini kanıtlıyor. 2026'nın geri kalanında, enflasyon ve faiz dengelerine bağlı olarak bu tablonun Anadolu lehine daha da derinleşebileceği öngörülüyor.