Gündem

Türk Kızılayı’nın tarihçesı ve 158 yıllık insani yardım yolculuğu

1868 yılında "Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti" adıyla kurulan Türk Kızılayı, kurulduğu günden bu yana savaş, afet ve olağanüstü dönemlerde ayrım gözetmeksizin sürdürdüğü insani yardım faaliyetleriyle dünyanın önde gelen yardım kuruluşları arasında yer alıyor.

Abone Ol

Türk Kızılayı, 11 Haziran 1868 tarihinde uluslararası Kızılhaç hareketinin bir parçası olarak Dr. Abdullah Bey, Marko Paşa ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa gibi dönemin önemli hekim ve devlet adamlarının girişimleriyle kurulmuştur. Kuruluş, cephe gerisindeki yaralı askere yardım ulaştırma amacıyla hayata geçirilmiş, 1877 yılında "Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti" adını almıştır. Cumhuriyet'in ilanının ardından, 1935 yılında bizzat Atatürk tarafından kuruluşa "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ismi verilerek kurumun ulusal ve modern kimliği pekiştirilmiştir.

CEPHELERDEN AFET BÖLGESINE UZANAN GÖREV TANIMI

Kızılay, tarihi boyunca Trablusgarp, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi zorlu dönemlerde hem cephedeki askerlerin tıbbi bakımını üstlenmiş hem de göçmenlere ve savaş mağduru sivillere insani yardım ulaştırmıştır. Cumhuriyet döneminde ise misyonunu genişleterek deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerde devletin en büyük operasyonel gücü haline gelmiştir. Kurum, aynı zamanda Türkiye'nin ulusal kan ihtiyacını karşılayan tek yetkili sivil kuruluş olma özelliğini taşımaktadır.

KURUMSAL YAPI VE KÜRESEL GÜÇ

Bugün Türkiye genelinde yüzlerce şubesi, binlerce profesyonel çalışanı ve gönüllü ağıyla faaliyet gösteren Türk Kızılayı, kamu yararına çalışan bir dernek statüsündedir. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'nun (IFRC) en aktif üyelerinden biri olan kuruluş, sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört bir yanındaki kriz bölgelerinde de insani yardım operasyonları yürütmeye devam etmektedir.